GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
03-06-2013, 23:28,
#21
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
Cezmik Sen aklı selim birisin. Kimseye cevap verme zorunlulugun yok. Oncelikle ben bu olanlari tasvlp etmiyorum. Allahtan hicbir kardesimizi kaybetmeden bu olaylar yatisir..kimse kimseyi sevmeyebilir ama saygi duymak zorundadir..guclu turkiye olmasini istemeyenler is basinda..ben burada hicbir arkadasimla tartismak istemem. Hepsi benim icin degerli... dunya bir anda fikir birligi yapti karalama kampanyalari basladi...protestocular sucu polise atmaya dunden hazir....acaba etrafi yikarak korku ve dehset sacarak protesto oluyorsa arkadaslar ben bunda yokum...adam gibi protestonun yaparsin bunu siddetle yapmana gerek yok...ayrica bu milletin secimine kim olursa olsun saygi duyulmalidir.. ...tesekkurler...
\-.-\ Kıbrıslı Çotanak.
Alıntı
03-06-2013, 23:52, (En son düzenleme: 04-06-2013, 00:16 heyulaanil28.)
#22
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
(03-06-2013, 23:28)kibris demiş ki: Cezmik Sen aklı selim birisin. Kimseye cevap verme zorunlulugun yok. Oncelikle ben bu olanlari tasvlp etmiyorum. Allahtan hicbir kardesimizi kaybetmeden bu olaylar yatisir..kimse kimseyi sevmeyebilir ama saygi duymak zorundadir..guclu turkiye olmasini istemeyenler is basinda..ben burada hicbir arkadasimla tartismak istemem. Hepsi benim icin degerli... dunya bir anda fikir birligi yapti karalama kampanyalari basladi...protestocular sucu polise atmaya dunden hazir....acaba etrafi yikarak korku ve dehset sacarak protesto oluyorsa arkadaslar ben bunda yokum...adam gibi protestonun yaparsin bunu siddetle yapmana gerek yok...ayrica bu milletin secimine kim olursa olsun saygi duyulmalidir.. ...tesekkurler...


yahu kardeşim ayda yılda bir birşey yazıyorsunuz 3 sayfalık yazı konu yazılmış yazılanları baştan bir oku olayı akp,chp,mhp olayından çıkarın şunu kimsede hala polisi savunmasın önüne gelen sıkıyorlar daha giresunda geçen basket maçında 10 yaşında çocuğun ayağını kırdılar jopla merak etmeyin böyle muhalefet olduğu sürece akp çok iktidarda kalır alternatifi olmayan bir ülkede şu olayı başbakan 2 gün açıklama yapsa halkımızın tepkisini aldık projeyide yapılmak istenide anlatsa konu buraya gelmeyecekti ama adam hala diktatör kafa tüm Türkiyedeki eylemcilere çabulcu derse tencere kafa derse bu mesele çok uzar ne demek ya onlar 500 bin kişi taksime topluyorsa ben 1 milyon kişi toplarım şu meselesin uzaması tayyip inadıdır bugün cesur bir basın mesubunun sorusuna soruyla karşılık veren atar yapar başbakan var yapmayın etmeyin çıkarın şu işide akp,chp,mhp olayından !
Alıntı
04-06-2013, 00:44,
#23
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
Ankara felaket durumda yalnız işe giderken metroyu kullanmak imkansız ,iş çıkısı ise ayrı bi çile kızılayda hangi sokağa girsekte eve sağlam gitsek diye ciddi ciddi düşünüyoruz ,gün boyu gaz kokusu ayrı bi çile hepimiz gazla kafayı bulduk Smile işlemiyo artık gaz maz ,esnaf kepenkleri kapattı yatıyor 3 gündür kepenklerin hepsinde sprey yazılan şeyler efsane olur ,tüm bunlar yaşanırken polis tam gaz onlarda bitap durumda bakalım bu işin sonunda ne olacak hala bazı şeylere uyanamayan o kadar insan var kullandırıor kendilerini ....
BAŞKENTTEN  !!!
Alıntı
04-06-2013, 04:39,
#24
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
herkese slm lar arkadaşlar uzunca zamandır girmiyordum öncelikle taksimde beşiktaşta izmirde yer yerinden oynarken olayın ertesi günü ne bir gazete nede bir tv kanalı olayı yayınladı bu türkiyedeki basının ayıbıdır. olaylara gelince ben en çok polisimize üzüldüm olaylar çıgırından çıktı adam dolmabahçede caminin içine birayla giriyor izmirde camiye giden vatandaşa allaha kitaba küfür ediyor o polise taş atan zihniyet yarın evine hırsız girdiginde trafıkte kaza yaptıgında darp edıldıgınde utanmadan nasıl polisi arayacak merak edıyorum
Alıntı
04-06-2013, 06:59,
#25
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
olaylar sağolsun sakin olması gereken devlet büyükleri sayesinde(erdoğan-kılıçdaroğlu) bu noktalara geldi ancak ne yazık ki ölüm haberleri gelmeye başladı geri dönüşü olmayan noktalara varmadan bir son bulması gerekiyor.allah korusun daha önce 76 1mayısında olduğu gibi karanlık eller taksimde bir provakasyon yapsa bugünlerimizi mumla ararız.verilmek istenen mesaj verildi kanımca.artık kendimize zarar vermeye başladık.tabii gönül ister ki çıkılsın polisin yaptığı için özür dilensin herkes istediği gibi tartışarak şikayetlerini dile getirsin ama başbakanın karakteri bu söylediklerimden çok uzak.teşbihte hata olmaz götüyle dalaşan donuna sıçar derler o hesap oldu memleket.artık milletin akıllı olma zamanı.bizim başka memleketimiz yok.iyiside bizim kötüsüde.
Alıntı
04-06-2013, 13:12,
#26
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
(04-06-2013, 04:39)körliman tayfa demiş ki: herkese slm lar arkadaşlar uzunca zamandır girmiyordum öncelikle taksimde beşiktaşta izmirde yer yerinden oynarken olayın ertesi günü ne bir gazete nede bir tv kanalı olayı yayınladı bu türkiyedeki basının ayıbıdır. olaylara gelince ben en çok polisimize üzüldüm olaylar çıgırından çıktı adam dolmabahçede caminin içine birayla giriyor izmirde camiye giden vatandaşa allaha kitaba küfür ediyor o polise taş atan zihniyet yarın evine hırsız girdiginde trafıkte kaza yaptıgında darp edıldıgınde utanmadan nasıl polisi arayacak merak edıyorum

o gün cami revire dönmüş. biber gazından kaçan birçok yaralı insan son çare kendini camiye atabilmiş. ve polis camiye bile gaz bombası atmış sırf içinde insanlar var diye. tabi yandaş basın kendisine verilen emir gereği direnişçi halkı din düşmanı göstermek zorunda olduğu için farklı yansıtmış olabilir. hadi oraya birayla giren adam hatalı, peki camiye gaz bombası atan polis ne derece müslüman sence? ki günümüzde polislerin cemaat kesiminden olduğu bilinen bişey. demekki gülen cemaati dini bu şekilde öğretmiş bu insanlara.
Alıntı
06-06-2013, 16:02,
#27
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
Cezmik yine uçmuş..cezmik sen devrilen 2 polis otosuna devletin malı harap oldu diyosun eyvallah..peki cezmik bu devlet yok pahasına telekomları tekelleri tüpraşları bankaları vb bir çok şeyi peşkeş çekerken devletin malını soyuyorlar diye haykırdınmı..bir kerecik yazı yazdın mı??yazdıysan ben giresun meydanında daldaşşak koşarım...bırakın bu işleri..takkiyecilik yapmanın anlamı yok..polislerin hakkını savunuyorsunda akp hatay milletvekilinin oğlu polisleri sıraya dizip ellerine kağıt tutuşturup hangi "Lüften argo kelimeler kullanmayınız" yaptı diye sıraya dizdiklerinde neredeydin...YALANLAR BİTTİ...
Derelili çotanak
Alıntı
10-06-2013, 21:01,
#28
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
Şimdi bu ülkede herkes bir hafta on gündür kendine göre bir "Sessiz çoğunluk" tanımı yapıyor. Ben de size kendime göre bir sessiz çoğunluk tarif edeyim. Bu ülkedeki sessiz çoğunluk, sabah işine gücüne gidip akşam dönerken kazasız belasız otobüsüme-minibüsüme-metroya binip de bir evime gidebilecek miyim, malıma-canıma birşey olmadan evime varabilecek miyim diyerek her akşam sinir stres yaşayanlardır. Bu ülkedeki sessiz çoğunluk artık baygınlık veren yol-sokak işgalleri yüzünden işine gücüne sekte yiyen, saçma sapan konvoyları mitingleri yüzünden evinden çıkamayan ya da mecburen çıkmak zorunda kalıp yollarda sefil olarak tatil günü ziyan olan ve 10 dk.lik yolu 2 saatte gidemeyenlerdir, havaalanlarına vaktinde varamayanlardır. Kimi parklarda çadır kurmuş, kimisi otobüsün üstünde şehir turuna çıkmış, bunlar böyle bu memleketi kurtaracaklar. Sorsan hepsinin arkasında bu tarif ettiğim "Sessiz çoğunluk" var. Bence de var ama başka türlü...
Alıntı
11-06-2013, 18:24,
#29
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
Bu meselenin nesnesi "AĞAÇ" ise de, tercümesi "eeeeh, yetti gari" dir.
Ben 21. Mart’ta Abdullah Öcalan’ın mektubu üzerinden, Diyarbakır’da ulusa seslendiği günden beridir alanlara çıkıp haykırmak istiyordum.Doğrusu halkın da böyle yapacağını umuyordum, olmadı. Ama bunda da bir hayır varmış. Hareket en doğru yerden başladı. Irk, ya da mezhep üzerinden, milli ya da gayri milli üzerinden başlasa idi çok daha hassas bir mecrada ilerler ve sonuçları da ülkemiz için çok acı olurdu. Halkın bu konudaki sağduyusunu gerçekten hayran kaldım.
Olaylarda zeka ve mizah gücüne dayanan çok farklı pankartlar vardı. Ama ben bir tanesini çok tuttum. "Ben; Akp.siz dinime, Chp.siz atama, Mhp.siz bayrağıma, Bdp.siz kürdüme sahip çıkarım. Ben halkım." Olaylarda küçük istisnalar dışında parti bayrak ve amblemleri taşımıyor. Hakim olan tek şey al bayrağımız. Bu da gösteriyor ki, halk sadece hükümete değil, muhalefete de, vekillerine de güvenmiyor. Hem doğru yönetilmediğini hem de alternatif fikirlerle kendi sesinin temsil edilmediğini düşünüyor. Bunun için alanlara indi halk.
Gelelim olayın en önemli boyutuna; provokasyon (Türkçesi kışkırtma). Ülkemizde, yerleşmiş bir demokrasi kültürü olmadığından ve halkımızın çoğunluğu" bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olduğundan" dolayı kışkırtmalara çok açığız. Örneğin, nüfusun ortalama %80"inin köylerde yaşadığı ve yine nüfusun ortalama %80"inin okuma-yazma bilmediği, üretim araçlarının ağaların elinde olduğu, 1940"lı yılların müthiş projesi Köy Enstitüleri de, kışkırtmalar sonucu yıkılmıştır. Bu okullarda komünistlerin ve dinsizlerin yetiştirildiği, (kızlarla erkekler bir arada okuduğundan) fuhuş yuvaları olduğu... gibi yakıştırmalar vs. Bunlar yeterli olmayınca okul duvarlarına kışkırtıcılar tarafından orak-çekiç çizilerek, “görüyorsunuz değil mi” denip halk gözündeki imajı da tamamlanmış ve okullar kapatılmıştır. Ama şu anda bir çok gelişmiş ülkede Köy Enstitüleri modeli örnek alınarak “yaparak değil, yaparken öğrenme” , “iş için, iş içinde eğitim” ilkeleri yalnızca tarım değil, sanayi üretimi, eğitim ve tekniklerinde de uygulanmaktadır (Bu örneği özellikle verdim. Bugün ülkemizde Köy Enstitüleri sürüyor olsaydı; ne köyden kente göçler olurdu, ne dışarıdan tarım-sanayi ürünleri alırdık, ne özelleştirmeler, ne de terör olmazdı. Güçlü bir Türkiye olurdu. Bugün yaşadığımız olaylarda hiç yaşanmazdı.)
Ben 1980 öncesi dönemi yaşadım. O dönemde de kışkırtmanın alası vardı. Ayni aileden iki kardeşin birbirini öldürebildiği o yıllarda; kimin polis, kimin militan olduğu belli değildi. Sivil polisler ve istihbarat ajanları kışkırtmanın tam ortasındaydı. Zaten amaç ülkeyi kaosa sürüklemek ve bölmek olduğundan, özellikle mezhepler üzerinden ve siyaseten çıkarılan şayialar ve kışkırtmalarla toplum birbirinin üzerine salınıyordu. Sivil polisler, örgüt militanı gibi hapse atılıyor, orada örgüt hakkında bilgiler edinip örgütü çökertmek yerine karşı örgüte bilgiler aktarıp olayları kızıştırıyordu. (Hapiste yattığı süre için gün başına da ücret alıyordu ayrıca.)
Gelişmeleri ilk günden beri izliyorum. Belkide Dünyada benzeri görülemeyecek, örgütsüz bir sivil halk direnişi. Bazen alanlardayım, bazen de Tv. ve sosyal medyadan bakıyorum. İlk yerinde gördüğüm olumsuzluk, İzmir/ Karşıyaka Akp. Ilçe merkezi binasına dışarıdan molotof kokteyli atılıp, küçük çaplı bir yangından sonra söndürülmüş haliydi. Bu gün insanlar apolitktir, yarın politik olurlar. Bu gün insanlar A partisini destekler, yarın B partisini. Kızgınlığın varsa o partinin yöneticilerinin uygulamalarına olmalıdır (ve de demokratik bir şekilde, bir toplu iğneye bile zarar vermeden –çoğunluğun yaptığı gibi-) Mala-cana değil. Aksi taktirde ayni şekilde tepki vermeye hazır bir topluluk bulma ihtimalin artar, ki bu da iç savaş demektir. Bu olayı yapan ve ön planda olan 40-50 kişilik bir guruptu. Ellerinde bira şişeleri, trafiği durdurup araçlara dörtlü yaktırıp korna çaldırarak bir başıbozukluk hâli sergiliyorlardı. Çoğunlukta bu tarzın kendi tarzı olmadığını görerek, ürkek- çekingen bir şekilde arkada durup izliyordu. 2-3 gün sonra ayni yerde bir gece yarısı operasyonu ile, çevik kuvveti taşlayan ayni gurubun 40 kadarı çevik kuvvet ve sivil polisler tarafından yakalanıp nezarete alındı ve molotofu atan da tutuklandı. Çokta iyi oldu. Bu örnek, polisin demokratik protestolara müdahale etmeden, sadece izleyip, doğru zamanda doğru şekilde davranıp, sadece kışkırtıcılara yönelik yaptığı doğru müdahale örneğidir.
Bu 40-50 kişiyi mümkün olduğunca gözleyip, analiz etmeye çalıştım. Çoğunluğu 15-20, çok azı 20-25 yaş aralığında idi. Hemen hepsi hiç gizlemeye dahi gerek görmeden bira içiyordu. Eğitimsiz oldukları, konuşma ve davranışlarından, ellerindeki çöpleri yerlere atmalarından ve ukelalıklarından açıkça görülüyordu. Bunlar aslında hükümete ve siyasetçilere değil, kendi ailelerine ve topluma öfkeliydiler. Bu öfkelerini gösterecek bir kargaşa ortamı yakalamışlardı. Maçlarda olay çıkaran holiganların ta kendisiydiler. Kendilerine göre bir kimlik arayıp bulma telaşındaydılar ve hem kimliklerini, hem de belalarını buldular sonunda. Bu türün her yerde ki olaylara fırsat bu fırsat diyerek katıldığına eminim. Ama hiç bir zaman çoğunluğa mal edilemez yaptıkları.Hele pırıl pırıl gençlere asla.
Polisimiz maalesef toplumsal olaylarda yeterli bilgiye görgüye sahip değil ve doğru hareket etmiyor. Çok basit konuların dahi üzerine, gereğinden fazla sertlikle gidip toplumu geriyor ve olayların büyümesine yol açıyor. Bu olaylarda da polis sınıfta kalmıştır. Başta onlara bu yönde emir veren emniyet amirleri. Kaldı ki bu emirlerde onları yöneten vali, iç işleri bakanı ve başbakanın talimatı olmadan verilemez. En azından çoğu yerde müdahale yöntemleri değişmediği ve daha fazla insan ölüp, yaralandığı ve sakat kaldığı için bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. Demek ki hem yetersizlik, hem de art niyet var. Nasıl ki araba kullanırken, sırf kural dışı hareket etti diye bir yayayı çiğneme hakkımız yoksa, haddini aştı diye bir insanı yaralama öldürme hakkı yoktur polisin. İzlersin, değerlendirirsin, yasa dışı davranışları olanı sessizce guruptan doğru zamanda alırsın. Örnek : Pkk ile yaşadığım bazı çatışmalarda Pkk köyün içine girdi ve oradan ateş etmeye devam etti. Bazı köylülerin destek olduğunu bildiğimiz halde, bir masum vatandaşa mermi gelebilir diye, hiç bir zaman yerleşim yerine ateş ettirmedim. Kaldı ki burada demokratik hakkını kullanan halk var. Sen nasıl kendi halkına, hemde hedef gözeterek atarsın? Ne zannediyorsun kendini? Al bayrağı görünce kırmızı görmüş boğa gibi saldırıyorsun. Sen kimin polisisin? Bu halkın değilmi? Önce sakince duran, veya sadece slogan atan halka saldırıyorsun. Sonra da “Bak görüyormusun, bunlar marjinal” diyorsun. Yazıklar olsun o tür yayın yapan tv kanalları ve gazetelere. Kendi ülkenin ve halkının gerçeklerini, sırf kendi menfaatleri için görmeyen- göstermeyenlere. Veya başını göstermeden sadece sonunu gösterip, kamuoyunu yanıltan ve millet birbirine düşman etmeye çalışanlara. Şükür ki tahriklerine ragmen bu güne kadar sağduyu hakim oldu. İnşallah sandığa gidene kadar bu tablo değişmez.
Sosyal medya başka bir alem.Birileri motor pervanesi ile sırtı kesilen birinin fotoğrafını yayınlamış, “olaylarda tomanın altında kalan adamın görüntüleri”diye (Kaldı ki toma önünde sürüklenenlerde varda, Allahtan önü alçak. Sadece sürüklüyor, altına alamıyor.) İnsanları gaza getirip , sonrada olaylar tırmanınca “görüyormusun, bunlar marjinal” diyecekler. Başka bir örnek video: İzmir’de gün ışırken caddede yürüyen 30 kadar polis. Hemen arkalarından yürüyen 50-60 kişilik bir sivil gurup.Apartmandan bu guruplara küfür ediliyor. Bu videoyu “nizam-I cedit” adlı face book sayfası “sabah namazına gidenlere edilen küfürler” başlığıyla yayınlıyor. Başka bir sayfa da “polisin arkasından halka saldıran eli sopalı insanlar” diye yayınlıyor. Gerçekten böyle eli sopalı bir gurup var. Ama sivil polis olanlar, böyle geçit töreni yapar gibi görünmüyor ortalıkta. Sadece – kendilerine göre- gerektiğinde ortaya çıkıyor ve genellikle yan sokakları tutuyor. Marjinallerin saptanıp alınması için doğru bir yöntem. Ancak İzmir’de bunlar tarafından öldüresiye dövülen sıradan vatandaşlar da var. Birde Akp gençlik kolu mensubu olduğu iddia edilenler de varki… inşallah doğru değildir. Yahu, akıl var izan var. Allahın evine 4 sıralı yürüyüş kolunda gidildiği bu güne kadar nerede görülmüş? Türkiye’de ne zaman ve nerede insanlar koruma altında camiye gitmiş ve camiye gidiyor diye insanlara nerede saldırılmış, hiç böyle bir örnek varmı? Sopalarıdamı görmüyorsun? Camiye namaza gitmek için sopamı gerekiyorda böyle bir başlık koyuyorsun? Hadi o başlığını koydu, neden hemen sazan gibi atlıyorsun? Biraz ayık olalım. Düşünüp muhakemesini yapmadan kışkırtıcıların ekmeğine yağ sürmeyelim. Camide içki olayına hiç girmeyelim. Zaten cami imamı da, Akp milletvekilide, Yeni şafak gazeteside açıklamaları ile bu iddiaları yalanladı. Yalnız ezik bir kırmızı Tuborg kutusu, iki camideki görüntüye de girerek milli oldu.
Bu olaylar tertemiz başlamıştır. Kadını- erkeği ile, alevisi- sünnisi ile, genci- yaşlısı ile, Fenerlisi- beşiktaşlısı ile… (Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına, Türk millet denir. Mustafa Kemal Atatürk) Türkü, Arabı, Boşnağı, Gürcüsü, Kürdü ile. Buna kimsenin itirazı olamaz. Amaa!... O alanlardaki hareket Tükçülük, Çerkezcilik, Gürcücülük değildir. O zaman Kürtçülükte olamaz, olmamalıdır. Buna zaten halk izin vermez, vermemeli. Devlet diyemiyorum, çünkü zaten devlet bu konuda sınıfta kalmıştır. Bu hükümete ortak tepkinin temel nedeni, bence hükümetin bu konudaki yanlış, bölünmeye çanak tutan tavrıdır. 20 milyona yakın kürdün yaşadığı bir ülkede, fırsat bu fırsat diye bir yerlere kürtçe yazılar yazılmış olabilir. Bu kargaşa ortamında çok kolay yapılabilecek bir şey. Bu demek değildir ki halk bunu istiyor. Bir fotoğraf dolaşıyor internet ortamında. Dikkat edin; video değil, fotoğraf… 5-10 kişi Türk bayrağı açmış, yanlarındaki 5-10 kişide Apo posteri. Ama açıkça belli ki fotoşop. Renk ve tonlamalardan ve tutan insanların ifadelerinden belli oluyor . Değilde, diyelimki doğru. Yahu, Pkk ve Abdullah Öcalan ile müzakere yapan bu hükümet değilmi? Bugün karşı çıkıyor gibi gösterdiğiniz, ama hep yanında olduğunuz , mitinglerde meydanlarda açılmasına ses çıkartmadığınız Pkk bayrakları ve Apo posterleri ile. 11 senedir açılımda açılım diye bize hep bunları okutturup, bütün kanallarda temcit pilavı gibi ayni empozeleri yapan siz değilmisiniz?Hala Apo ve Pkk ile müzakere ediyorsunuz, buna itiraz eden halkla ise mücadele ediyorsunuz.
Bakın. Bu olayların başladığı günlerde Bdp’nin başı Selahattin Demirtaş’ın bir açıklaması var: “(Bizim tabanımız ne yaptığını bilir. Irkçılarla, ulusalcılarla beraber eylem yapmaz” diye. Pazar günü Taksim’de Apo posteride açılmış,topluluktan farkına varan büyük bir gurup “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını atarak Gezi Parkına doğru ayrılmış.(Kaldıki bu sloganı çıkartan Tgb gurubudur ve en başından beri kullandıkları diğer slogan da “Türk-Kürt kardeştir, Abd kalleştir” sloganıdır. Demek onlar hazırlanan tezgahın farkına varmışlar ki alandan ayrılmışlar.)Sonradan alandan müdahale sonucu bunlar indirtilmiş ve Sırrı Süreyya’nın konuşma talebine engel olunmuş. Ayni gün Gündoğdu’da da bir Apo posteri açılınca indirilmesi için sloganlar atıldı. Buna Pkk’lı grup taşla karşılık verince, ayni şekilde cevaplarını aldılar ve alandan uzaklaşmak zorunda kaldılar. Yine ayni gün Antalya’da da benzeri şeyler olmuş. Bilmiyorum başka yerlerde olmuşmudur? Pkk’nın meydanlarda ayni gün pankart ve Apo posteri ile çıkması manidardır.Bir yerlerden düğmeye basıldığı anlaşılıyor. Bu gün Taksimdeki gelişmeler de ilginçtir. Havai fişek ve molotof kokteyli Pkk’nın tarzıdır. Pkk Abd’nin enstrümanıdır.Akp hükümeti de Bop projesinin ortağıdır.Pkk kendisine özerklik sağlayacak olan Tayyip’e diyetinimi ödüyor? Sıranızı bekleyin. Önce bu hükümet gidecek, sonra sizin meselenize sıra gelecek.
Yarın, Türkçülük için değil, sadece özgürlük ve demokrasi için başlayan bu harekette, Pkk kürtçülük yaparak toplulukları kışkırtır ve başlayan hareket sulandırılırsa; Akp yine çok adi bir yöntemle amacına ulaşmış olur. Ama bu sefer meydanlarda Türk-Kürt kavgaları çıkarsa, bunun sonu gelmez, bir iç savaş başlar ve bu ülke gerçekten bölünür. O zaman da Akp hükümeti ve yandaşları kına yakarlar bir yerlerine.Abd veAkp’nin hazırladığı bu yeni tertibe gelmeyelim. Marjinal gurupların tezgahına düşmeyelim.Ortalıkta kışkırtıcıların ve ajanların kol gezdiğini unutmayalım. Bu hareket bir AL BAYRAK hareketidir. SAĞDUYU-SAĞDUYU ve yine SAĞDUYU.
Alıntı
11-06-2013, 21:00, (En son düzenleme: 11-06-2013, 21:01 heyulaanil28.)
#30
RE: GeziParkı Eylemi HALK Direnişi
Şimdi bu orosbu çucukları polismi engelli bir adama elinde Türk bayrağı olan adama tazikli su sık o.ç

Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi