Darbe!!!
22-07-2016, 17:00,
#21
RE: Darbe!!!
(22-07-2016, 13:05)cezmik demiş ki:
(22-07-2016, 11:52)kerasus demiş ki: zaten gerçekleşmemesi hedeflenerek girişilmiş bir olay. gerçekleştirmek istese köprüyü değil iletişim kanallarını keserlerdi başbakan cumhurbaşkanı kanal kanal cirit atamazlardı. yuların sahibi abd tarafından olm bak akıllı ol istediğim zaman devirebilirim mesajı vermek hemde iktidarın güçlenip bir an evvel başkanlık sistemine geçiş için planladığı bi senaryodur bence.

Sen akşamdan ne içtin birader?

Eğer bu söylemlerini buradan silmezsen, seni şikayet edeceğim.

Yazıklar olsun, ikiyüzün üzerinde şehidin kemiklerini sıslatıyorsun.

Yazıklar olsun, yüzlerce yaralının canını daha çok acıtıyorsun.

Yazıklar olsun, milyonların günahını alıyorsun.

Cidden eğer bu yazını silmezsen siber emniyet birimlerine şikayette bulunacağım.

Ortada şikayet etmeyi gerektirecek bir şey yok. Adam kendi fikrini söylemiş, üstüne üstlük bir de "BENCE" eklemiş sonuna cümlenin. 1 haftadır meydanlarda savunulan demokrasinin en büyük temel taşı değil midir herkesin kendi görüşünü rahatça belirtebilmesi ?
Alıntı
23-07-2016, 00:36,
#22
RE: Darbe!!!
Ülkecek "şimdilik" direkten dönmüş pozisyondayız ancak teyakkuz devam ediyor. Bazı askeri kışlaların etrafında hafriyat kamyonları, iş makineleri, belediye otobüsleri yol kesme amaçlı hazır tutuluyor. Üzücü bir görüntü olsa da içinde bulunulan şartlar dahilinde belki de yapılması gereken bu. Mevzunun kesinlikle burada kalmayacağını ve Türkiye'yi çeşitli yollardan sıkıştırma çabalarının uluslararası boyutuyla artarak devam edeceğine adım gibi inanıyorum.
Alıntı
25-07-2016, 12:10,
#23
RE: Darbe!!!
Fethullah Gülen'i Nasıl Bilirsiniz?



Cezmi Koç



13.Aralık.2012'de (17-25 Aralık olaylarından tam bir sene önce) fetö hakkında yazdığım yazı. Okumanızı tavsiye ederim.



Fethullah Gülen’i Nasıl Bilirsiniz?



13 Aralık 2012 Perşembe

Yıl 1989.

Pertevniyal Lisesi’nde okuyorum.

Bir grup arkadaş beni Kadir Gecesi Fatih Camine davet etti.

Meğer Fethullah Gülen gelecekmiş ve teravih namazı öncesi vaaz verecekmiş.

Biz de arkadaşlarla iftarlık azığımızı hazırladık düştük yola.

Fatih Camii’nde hem iftar yapacağız hem de vaaz dinleyeceğiz.

Ben ilk kez Fethullah Gülen ismini duymuştum.

O kadar methettiler ki ben onu kafamda aksakallı, nurani yüzlü, kendisini çok iyi dinleten dolu dolu bir insan olarak hayal ettim.

Akşam ezanı okundu ve biz namazdan hemen sonra kısa sürede iftarımızı yaptık.

Fazla zaman geçmeden kürsüde birisini gördüm.

Ama hayallerim suya düşmüştü.

Hoca Efendi dedikleri muhteremin yüzünde bir tel sakal yok.

Vaazı da beni fazla etkileyecek tarzda da değildi.

fethullah-gulen-hocaefendi-seyhimizi-kiskananlar_311472.jpgBir taraftan bağırarak bir şeyler anlatıyor, bir taraftan da gözlerinden yaşlar akıtıyor.

O, gözyaşları içerisinde bağıra bağıra nasihat ederken sağıma soluma baktım bütün insanlar transa geçmiş gibi ağlaşıp duruyorlardı.

Öyle bir transa geçmiş ki cemaat, Hoca Efendi kürsüden yarı ayağa kalkarak konuşurken onlar da ayağa kalkmış ağlaşıyor.

Ben açıktan ağlatan değil, içten ağlatan bir Hoca’yı tercih ederdim.

Milleti ağlatarak coşturan değil, onların beyinlerini doldurarak tefekküre sevk eden bir Hoca benim meşrebime daha uygun.

O zamandan beri Fethullah Gülen Hoca’nın sohbeti ve uygulamalarının benim tarzımda olmadığını düşünmüşümdür.

Kader bu, ben bir dönem onların gazetesinde çalışmak zorunda kaldım. Ama kısa bir süre.

İlk gazetecilik deneyimim orada oldu.

Birkaç haberimle iki yazım çıkmıştı Zaman Gazetesi’nde.

Az çok içlerinde olduğum için her zaman bu Gülen Hareketi dikkatimi çekmiştir.

Bilhassa da 28 Şubat dönemindeki tavırlarını merak etmiştim.

Belki benim beklediğimin tersine hareket ederler diye bekledim ama ne yazık ki yanılmışım.

28 Şubat döneminde henüz başörtüsü yasağı başlamamışken Gülen Hareketine bağlı dershanelere yasak girmişti.

Hatta Sayın Fethullah Gülen daha da ileri giderek “asker anayasal yetkisini kullandı” açıklamasında bulunmuştu.

Sayın Gülen, 16 Nisan 1997 tarihinde Yalçın Doğan’a verdiği röportajda şunları söylemişti;

“Askerlerimiz bir yönüyle yaptıkları bazı şeylerden ötürü bazı çevrelerce, belki antidemokratik davranıyor sayılabilirler. Ama onlar konumlarının gereğini anayasanın kendilerine verdiği şeyleri yerine getiriyorlar. Hatta dahası, ben zannediyorum, onlar, bazı sivil kesimlerden daha demokrat."

Bu sözlerin makul bir izahı var mıdır?

O dönemde Fethullah Gülen ile Bülent Ecevit arasında duygusal bir ilişki vardı. Bülent Ecevit, Fethullah Gülen’e toz kondurmazken bu harekete mensup insanlar da gulenecevit2.jpgBülent Ecevit’in partisi DSP’yi destekliyorlardı.

Milliyet Gazetesi’nden Mehmet Gündem’in Fethullah Gülen’le 11 Gün isimli röportajında darbecilerle ilgili yaklaşımı daha dikkat çekiciydi. Röportajın Kenan Evren ile ilgili kısmında darbeci Kenan Evren’i neredeyse cennete sokacak kelimeler sarf eden Fethullah Gülen Hocamız şöyle diyordu;

“…Müsaadenizle bu konuyla ilgili antrparantez bir mülahazamı arz edeceğim: Evren Paşa demokrasinin kesintiye uğraması ve daha pek çok açıdan tenkit edildi. Ama seçmeli din derslerini mecburi yapmakla yararlı bir iş yapmıştır. Gençlerin çoğu onun bu icraatı vesilesiyle din eğitiminden nasiplerini almışlardır. Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir. ../…”

*

Fethullah Gülen Hoca darbe ve darbecilere karşı bu kadar hoşgörülü olmasına rağmen, yaptığım gözlemlere göre bu Hareket, her zaman diğer İslami cemaatlere karşı mesafeli davranmıştır.

Son olarak, Mavi Marmara baskınında İnsani Yardım Vakfı’nı suçlu bulmuştu. Yaptığı açıklamada, İnsani Yardım Vakfı’nın otoriteye başkaldırdığını vurgulayan Fethullah Gülen terör devleti İsrail’den izin alınmamasını eleştirmişti.

Daha önce de Yeni Akit Gazetesi yazarı Sayın Ali Karahasanoğlu’nun köşesinde dediği gibi acaba Sayın Fethullah Gülen Hocamız Filistin’de öldürülen yavrucaklar için herhangi bir taziye gönderdi mi? Ya da en azından bir gözyaşı döktü mü?

f_gulen_papa.jpgMuhakkak dökmüştür diye düşünüyorum ama bunu kesinlikle kamuoyunda da paylaşmalı ve kendisi hakkındaki menfi izlenimleri ortadan kaldırmalıdır.

Her gelen hükümetle örtüşen politikalar izleyen Fethullah Gülen’in nedense Milli Görüş ile ilişkileri mesafeli.

Gerçi Milli Görüş hareketindekilerin de onunla aralarındaki mesafe konusunda sorumluluğu var.

Ancak iki tarafın da amaçları aynı olmasına rağmen nedense aralarında bir türlü sıcaklık oluşmuyordu.

Nedenini bilemiyorum ama şu bir gerçek ki aradaki soğukluk halen devam etmekte.

Her cemaate karşı mesafeli olan Gülen Hareketi nedense hoşgörü için herkese kucak açmakta ve ilginç söylemlerde bulunmakta.

Gülen Hareketi mensuplarının bir daveti üzerine gittiğim toplantıda duyduğum sözler hala kulaklarımdadır.

Kamuoyunda da her zaman gündemde olan “gayrimüslimler cennete gidecekler mi?” sorusuna toplantıda bulunan bir kişi, “Onlar önce cehenneme gidecekler ama daha sonra cehennem onlara cennet gibi gelecek” şeklinde akıllara ziyan bir cevap verdi.

Bir taraftan dindarlara karşı mesafeli ama bunların dışındakilere karşı ise zeytin dalı dağıtan Fethullah Gülen’i ve o hareketin içinde bulunanları çözmek zor.

Bir taraftan emniyet teşkilatında etkili olacaksınız ama bir taraftan da Pensilvanya’dan Türkiye’ye gelmek için ülkemizi emniyetli bulmayacaksınız.

Ne yaman çelişki?

Bir çelişki de onun hoşgörü anlayışıyla ilgilidir. Eğer çelişki olmasa hoşgörülü yüzünü biraz da kendi hareketinin dışındaki Müslümanlara gösterirdi.

Belki de bir bildiği vardır Muhterem’in.

Bugün değilse de yarın anlaşılır bildikleri.

Biz de zamanla öğreniriz inşallah.
Haksızlık kɑrşısındɑ eğiImeyiniz; çünkü hɑkkınızIɑ berɑber şerefinizi de kɑybedersiniz. (Hz. AIi (r.ɑ))
Alıntı
26-07-2016, 15:13,
#24
RE: Darbe!!!
✍✍ KALEMİMDEN ✍✍


Ahmak Bülo

Cezmi KOÇ
Bülo sen demedin mi dört – beş ay öncesine kadar “bugün paralelle mücadele kapsamında açılan o kadar davalar var ki üstüme cübbeyi yeniden geçirmeyi arzu ediyorum” diye.
Onları savunmak için her kılığa girdin sen.
Yeri geldi o zındık için gözyaşı döktün.
Yeri geldi onların arkasında dik durdun.
Ama ne oldu Bülo?
“Bana ahmak diyebiliriniz.”
Bu kadarcık mı Bülo?
Sen hem ahmaksın, hem hainsin, hem cahilsin, hem fosilsin, hem zavallısın, hem çukursun…
Bülo;
Sen ki hem yüce Meclis’in başkanlığını yapmışsın.
Sen ki hem de koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık Yardımcılığını yapmışsın.
Ve şimdi de diyorsun ki “bana ahmak diyebilirsiniz.”
Ey Bülo, sen bu görevlerdeyken danışmanların yok muydu?
Senin istihbaratın yok muydu?
Seni uyaranlar yok muydu?
Hadi onları geçtim sende iz’an, anlayış, feraset yok muydu?
Ben bile bu cahil halimle bunların devleti ele geçirmek için ne kadar uğraştığını sezmiştim.
Onlar değil miydi 28 Şubattan nemalanan?
Onlar değil miydi yolsuzluk diye milleti kandırırken kendilerinin himmet paralarını cukkalayan?
Onlar değil miydi askerde herkes ima ile namaz kılabilir fetvasını birebir yerine getiren?
Onlar değil miydi devleti ele geçirmek için her şey mubahtır diyen?
Onlar değil miydi Türkçe Olimpiyatlarında gelinlik kızları erkekler için sahneye çıkartan?
Onlar değil miydi Peygamber Efendimizin yüceliğine gölge düşürmek isteyen?
Sen bu kadar mı basiretsizsin Bülo?
Hiç mi iz’an, anlayışın yoktu?
Hadi git oradan Bülo.
Yemezler.
Korktun da böylece ahmakça bir açıklama yaptın.
Kesinlikle büyük vebal altındasın Bülo.
Belki burada kurtulursun ama öbür tarafta bunun hesabını vereceksin.
Hiç kurtuluşun yok.
Haksızlık kɑrşısındɑ eğiImeyiniz; çünkü hɑkkınızIɑ berɑber şerefinizi de kɑybedersiniz. (Hz. AIi (r.ɑ))
Alıntı
27-07-2016, 09:30,
#25
RE: Darbe!!!
Darbe Girişiminde Tuzu Olanlar
Cezmi Koç
Fetullah Terör Örgütünün bildiğimiz kadar 40 yıllık bir geçmişi var.
Bu örgüt ülkemizin bütün kurumlarına, bütün insanlarına, her tarafına el atmış ki, biz henüz yeni uyanıyoruz.
Bu din tüccarları saf insanlarımı kandırarak iyice palazlandı ve en sonunda ülkeyi ele geçirmek için son oyununu oynadılar ama Rabbimin tuzağı onların tuzağından hayırlı çıktı.
Aslında bu olaylardan sonra bir toplumsal olarak bir özeleştiri yapmalıyız.
Bu örgüte zamanında kimler yardım etmedi ki?
Belki de toplumda herkes maddi ve manevi olarak yardım etti.
Kimi himmet vererek, kimi evlatlarını onların okullarına ve kurslarına göndererek ya da ev veya yurtlarında barındırarak, onların yayınlarını alarak, onların televizyonlarını takip ederek, onların mallarını alarak, vs.
Onunla yetinmedik çevremizdeki insanlara onları överek yurtlarına, öğrenci evlerine, okullarına, kurslarına öğrenci göndererek de yardımda bulunuldu.
Bendeniz de şükür olsun ki onların ışık evi dedikleri evlerinde 2-3 ay kaldım. (Şükrediyorum, çünkü daha da fazla olabilirdi.)
Bu 2-3 aylık tecrübem onları tanımama yetti ve arttı.
Evler din sömürüsü yapılarak ev sahiplerinden ucuza kiralanıyor. İçini donatılması ise oranın esnafı tarafından yine din sömürüsüyle yapılıyor.
Evlerde kalan onca talebeden kiranın ve iaşenin üzerinden para topluyorlar.
Bu ışık evlerde elektrik kaçak kullanıyorlardı. Dayandıkları fetva ise İmam-ı Azam’ın “Talebenin bir kese altını olsa fitre ve zekât caizdir” sözü. Bu sözün ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama o evlerde elektrik hoyratça kullanıyorlardı.
O evlerde akşama kadar videolardan F. Gülen’in vaazları izlettirilerek ve sabahın köründe bir saate yakın risaleler okunarak beyinlere narkoz zerketiliyor.
O evlerde öğrenciler tektip bir insan olarak yetiştiriliyor.
Soru sormak yok, yorum yapmak yok, sorun çıkarmak yok.
Hatta o zaman bile diyorlardı “biz devletin içinde devletiz. Kendi öğretmenlerimizi bile kendi okullarımıza atıyoruz.”
Bunu bizzat kulaklarımla duydum ve hakikaten de istedikleri öğretmenleri Türkiye’de mevcut olan okullarına veya kurslarına atayabiliyorlardı.
Bu öğretmenler de beyinleri narkozlu olduğu için kolayca kabul ediyorlardı.
Bu 2-3 aylık tecrübeden sonra ayrıldım onlardan.
Bu tecrübelerden sonra onlara hep mesafeliydim.
Ama bunlardan tamamen uzaklaşmama, onlardan ciddi boyutta nefret etmeme 28 Şubat olaylarından sonra oldu.
Hiç dik duramadı.
Henüz bu dönemde başörtüsü sorunu yokken, F. Gülen tüm dershanelerdeki kızların başını açmayı emretmişti.
Fütuhat olduğunu o zaman hal ile söylemişti herkese.
Tabir-i caizse F. Gülen, onlara yalakalıkta zirve yaptı.
Hele ki Ecevit’e olan muhabbetlerinin binde birinin Rahmetli Erbakan Hoca’ya olmaması bunların ne kadar münafıkça bir duruş sergilediklerini gördüm.
Bu yaptıkları yalakalık ve omurgasızlıkla İmam-Hatipler kapandığı için okullarına öğrenciler aktı.
Böylelikle bu örgüt 28 Şubattan sonra iyice irileşti.
Tüm iktidarlara eyvallah diyen bu örgüt ne Rahmetli Erbakan Hocamızı sevebildi, ne de Tayyip Bey’i.
Şimdi bu bağlamda sormak istiyorum; niye halkımız bu gerçekleri görmedi ya da geç gördü.
Hakikaten bizler İslam konusu olunca çok hassas davranıyoruz ama düşmanımızı tanımamızda bu hassasiyeti gösteremiyoruz.
Zamanında Ecevit’e oy vererek onlara destek verenlere karşı neden muhabbetimizi kesmedik.
Rahmetli Erbakan Hoca’ya “bırak bu işi yapamadın” diyerek istifa etmesini isterken bu örgütün ne kadar alçak olduğunu anlayamadık.
Başörtüsü fütuhattır diyerek dini ne kadar güzel kullandığını anlayamadık.
Türkçe Olimpiyatları safsatasını çıkartarak bizim milli duygularımızla oynayan bu örgütün ne kadar da düzenli bir hainlik yaptığını kavrayamadık.
Ancak bizim aklımız başımıza 17/25 Aralık olaylarından sonra geldi.
Biz toplum olarak ne kadar basiretsizmişiz.
Keza hükümet olarak da.
Bu olayları kavramamız için başımıza böyle bir musibetin gelmesi mi gerekiyor?
Müslüman uyanık olmalı.
Dostunu ve düşmanını iyi analiz etmeli ve ona göre yolumuzu çizmeliyiz.
Sözümü Rahmetli Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan Hocamızın şu sözleriyle bitiriyorum;
“Aklını başına topla, şeytanın ordusuna katılma. Râhman’ın safında yerini al. Kime hizmet ettiğini, hangi amaca âlet edildiğini iyi anla. Bozguncuya, yıkıcıya, fitneciye, kâfire, müşrike, münafıka, yar ve yardakçı, destekçi ve yardımcı olma: ülkeni Cezayir’e, Suriye’ye, Filistin’e, Afganistan’a çevirtme.” (Kadın ve Aile Dergisi / Ağustos 1997)
Haksızlık kɑrşısındɑ eğiImeyiniz; çünkü hɑkkınızIɑ berɑber şerefinizi de kɑybedersiniz. (Hz. AIi (r.ɑ))
Alıntı
29-07-2016, 19:21,
#26
RE: Darbe!!!
✍✍ KALEMİMDEN ✍✍

Muhabbet Fedaileri mi yoksa Cinnet Fedaileri mi?

Cezmi KOÇ

Fetullah Gülen sözde altın nesil yetiştiriyordu.
Bu altın nesil birer muhabbet fedaileriydi.
Toplumun manevi dinamikleri olacaktı.
Bunlar kendilerini fedai etmişlerdi ve toplum için yaşayacaklardı.
Bunlar bir tohumdu. Kendileri çürürken bile yüzlerce başakları yeşerteceklerdi.
Dünya onlar için amaç değil bir araçtı.
Onlar haricindeki gençler oyunda oynaştayken onlar kitap okuma ve okutma derdindeydiler.
İnsanlara muhabbetle yaklaştıklarından içlerinde zerre danesi kadar bir husumet olamazdı.
Onların tek amacı başkalarının ahretini kurtarmak için kendi dünyalıklarını bir kenara atıyorlardı.
İşte bu Muhabbet Fedaileri nasıl birden bire Cinnet Fedaileri oldu?
Bu altın nesil dedikleri insanlar nasıl bu hallere geldi?
Çünkü onlara sadece Risaleler okutuldu.
Çünkü onlar sadece Fetullah Gülen’in vaazları dinletildi, kitapları okutuldu.
Onlar sadece emirleri yerine getirirlerdi.
Soru sormak kesinlikle yok.
Hele ki emirlere yorum yapmak mı?
Onların beyinlerine narkoz yapılmış, sadece bir robot gibi emirleri yerine getirirler.
Eğer evlenmek istiyorsa, kızı onlar bulurlar.
İşi de onlar verirler.
Verdikleri maaşa da itiraz etmek yok.
Sadece kendi yayınları okunur ve kendi yayınları dinlenir.
Hiçbir cemaatin veya hiçbir grubun faaliyetleri takip edilmez, onlara mesafeli davranırlar.
Çünkü diğer cemaatlerin ve grupların yaptıkları hiçbir zaman onlara uygun değildirler.
Her şeyin en iyisini onlar bilirler ve onlar yaparlar.
Kendilerini tamamen toplumun katmanlarından soyutlamışlardır.
Onlar Muhabbet Fedaileriydiler ve onlarla kimse boy ölçüşemezlerdi.
Ama ne oldu bu Muhabbet Fedailerine?
Sattıkları beyinleri şimdi cinnet geçirdi ve putları olan Fetullah Gülen’in emriyle insanları katlettiler.
Bu Muhabbet Fedaileri satılmış beyinleriyle aslında ahretini kazanamadılar bilakis hem dünyalarını mahvettiler hem de ahretlerini.
Çok üzüldüm bu insanlara.
Bunlar samimi insanlardı ama aldanmışlardı.
Demek ki insan birisine bağlandığı zaman beynini satmayacak.
Bilakis beyniyle hareket edecek.
Karşısındaki insana Furkan sıfatıyla bakacak.
Yani hayır mı yapıyor, şer mi?
Doğruları mı var, eğrileri mi?
Hataları neler?
Güzellikleri neler?
Kötü yanları var mı?
İşte bunları sorgulamadan insan bir yere bağlı olduğu zaman bu hallere düşerler.
Bizim iki dayanağımız var; Kur’an ve Sünnet.
İşte bu Kur’an ve Sünnet yolunda giden varsa onun eteğine sarılmalıyız.
Eğer Kur’an ve Sünnetten sapıtmışsa onun yanına bile uğramamalıyız.
Şimdi bu Muhabbet Fedaileri sorgulasınlar; acaba putları Fetullah Gülen Kur’an ve Sünnet yolunda gitti mi diye?
Bari bu sorgulamayı elleri kana bulamamış olanlar yapsın.
Yapsınlar da kendilerini kurtarsınlar.
Haksızlık kɑrşısındɑ eğiImeyiniz; çünkü hɑkkınızIɑ berɑber şerefinizi de kɑybedersiniz. (Hz. AIi (r.ɑ))
Alıntı
30-07-2016, 18:48,
#27
RE: Darbe!!!
Erhan Çelik; TRT’den Defol!!!

Cezmi-Ayşe Koç

Çalkantılı hayatın oldu.
Ne güzel bir ailen vardı.
Ama onları yüz üstü bıraktın bir sanatçı parçasıyla evlendi.
Değdi mi şimdi?
O sanatçı parçasının da sanatı pespaye.
Seni tanıyanlar muhafazakâr halinle tanıdı.
Unutmuyoruz; sen ekranda haber sunarken bir Ramazan ayında, orucunu açtığını gördük hata da olsa.
Sevinmiştik o zaman, böyle bir ekran yüzü var diye.
Ama değiştin.
Önce beynini değiştirdin, sonra ruhunu ve en nihayetinde de kılığını.
Yeni bir Ahmet Hakan fenomeni olmak için kolları sıvadın.
Azizim senin bu değişimin kimse yemez.
Sen, eski sen değilsin.
Sen artık gözümüzden düştün.
Buna rağmen seni TRT’ye almışlar.
TRT’ye de yazıklar olsun.
Bu millet TRT’yi cuntacılardan bunun için kurtarmadı.
Millet, TRT’yi hakimiyet bizdedir diye kurtardı.
Ama gel gör ki, seni kurtaranları arkadan vurdun TRT.
Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın Numan Kurtulmuş, Sayın TRT Genel Müdür’ü;
Lütfen halkın sesine kulak verin ve bu adamı TRT’den yollayın.
Yoksa ben ve benim gibi milyonlar kesinlikle TRT’nin ana haberlerini dinlemeyecekler.
Eğer demokratız diyorsanız bu sese kulak verirsiniz.
Yok biz de darbeciler gibi demokrat değiliz diyorsanız, onu bilemem.
Haksızlık kɑrşısındɑ eğiImeyiniz; çünkü hɑkkınızIɑ berɑber şerefinizi de kɑybedersiniz. (Hz. AIi (r.ɑ))
Alıntı
31-07-2016, 13:27,
#28
RE: Darbe!!!
(30-07-2016, 18:48)cezmik demiş ki: Erhan Çelik; TRT’den Defol!!!

Cezmi-Ayşe Koç

Çalkantılı hayatın oldu.
Ne güzel bir ailen vardı.
Ama onları yüz üstü bıraktın bir sanatçı parçasıyla evlendi.
Değdi mi şimdi?
O sanatçı parçasının da sanatı pespaye.
Seni tanıyanlar muhafazakâr halinle tanıdı.
Unutmuyoruz; sen ekranda haber sunarken bir Ramazan ayında, orucunu açtığını gördük hata da olsa.
Sevinmiştik o zaman, böyle bir ekran yüzü var diye.
Ama değiştin.
Önce beynini değiştirdin, sonra ruhunu ve en nihayetinde de kılığını.
Yeni bir Ahmet Hakan fenomeni olmak için kolları sıvadın.
Azizim senin bu değişimin kimse yemez.
Sen, eski sen değilsin.
Sen artık gözümüzden düştün.
Buna rağmen seni TRT’ye almışlar.
TRT’ye de yazıklar olsun.
Bu millet TRT’yi cuntacılardan bunun için kurtarmadı.
Millet, TRT’yi hakimiyet bizdedir diye kurtardı.
Ama gel gör ki, seni kurtaranları arkadan vurdun TRT.
Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın Numan Kurtulmuş, Sayın TRT Genel Müdür’ü;
Lütfen halkın sesine kulak verin ve bu adamı TRT’den yollayın.
Yoksa ben ve benim gibi milyonlar kesinlikle TRT’nin ana haberlerini dinlemeyecekler.
Eğer demokratız diyorsanız bu sese kulak verirsiniz.
Yok biz de darbeciler gibi demokrat değiliz diyorsanız, onu bilemem.

Bu nasıl bi zihniyet? Nasıl bir anlayış? Adam bosanmis evlenmis falan filan... Ozel hayattan sana ne? Adam degismis de ne olmus yani? Adamin muhafazakar kaliptan kurtulmasi mi seni rahatsiz etti? Ahmet Hakan da bu ulkenin en entellektuel kisilige sahip, sagduyu sahibi gazetecilerinden biri. Adami Trt den atin diyosun. Oh ne ala birisi de gelsin seni begenmesin bunu isten atin desin bakalim ne dersin? İnsan musluman da olsa ateist de olsa aynidir? Ahlak baska bir seydir. İnsanlari yasam tarzlarina dinine gorusune gore yargilama. İnsan sadece iyi ya da kotu niyetine gore ayrilir. Benim bu hayatta sevmedigim 2 insan tipi vardir. Birincisi art niyetli insan, ikincisi de yobaz insan. Her dusunceden yobaz insan cikar. Dindardan, ateistten, sagcidan, solcudan... Bizim ulkemizde cogunlukla dindar kesimden yobaz cikiyor. Cehalet dindarlikla birlesince ortaya dindarlik yerine dincilik cikiyor. Onun disind bas ortusu, namaz dusmanlari da var ama bunlar cok fazla degil. Demek istediklerim bunlardan ibaret
Alıntı
31-07-2016, 22:17,
#29
RE: Darbe!!!
adam düşüncesini beğenmediği adamın trt den atılmasını istiyor ve bunun adına demokrasi diyor. değişik bir kafa.
Alıntı
01-08-2016, 00:50,
#30
RE: Darbe!!!
Siyasal islamcılar demokrasiyi milli iradeden ibaret sanıyorlar.10 tanesini çevir tanımını sor 9 u dombıra cevabı verir.
TRT olmuş hükümet kanalı.Yakındır bu arkadaşın hedef gösterdiği isim atılır.
     Sahipsiz kentin sahipli değeri
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi