<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Giresunspor.Net - Herkes Sever Biz Tapariz! - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.giresunspor.net/forum/</link>
		<description><![CDATA[Giresunspor.Net - Herkes Sever Biz Tapariz! - http://www.giresunspor.net/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 17:30:26 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Antep BBSpor neden korktu?]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=206</link>
			<pubDate>Sun, 13 May 2012 12:46:01 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=206</guid>
			<description><![CDATA[Aslında ilk yarıda çok normal bir maç, herşey olağan fakat son yarım saati gerçekten skandal...<br />
<br />
Son yarım saat bizim maçı bırakıp Karşıyaka'nın maçını takip ettim. Gaziantep'in çizgiden çevrilen bir topu var o dakikalardan sonra Gaziantep'e birşey oluyor.<br />
<br />
Oyuncular sahada çok rahatsız oldukları açıkça belli, tedirginler, hiçbiri topu alıp orta sahayı geçmek istemiyor, forvet oyuncuları top almaya bile gelmiyor, ayağına top alan oyuncu sağdan soldan baskı yiyip topu kaybetmek için ya bekliyor yada topu ara pası düşüncesiyle rakibe veriyor Oyuncular birşeyden korkuyorlar! apaçık belli.<br />
<br />
Düşme ihtimali yüzde 0,1 bile olmayan bir takım neden son 15 dakika kendi defansında pas yaparak geçirir, neden rakip kaleye gitmekten korkar, neden oyuncuları dalgın birşekilde mücadele eder.<br />
<br />
Bu maçta kişisel kanaatim şike felan yok, çünkü şike karşılıklı yapılır. Gidersin rakip kaleye topu dağa taşa vurursun kimse birşey anlamaz. Zaten maçın ilk gidişatıda şike olmadığını kanıtlar nitelikte. Fakat burda Antepli oyuncular kendi oynadığı oyundan acayip rahatsız resmen görün diye Türk futboluna basbas bağırıyorlar. <br />
<br />
Sonuç olarak bir <span style="font-weight: bold;">BELEDİYE</span> takımı <span style="font-weight: bold;">Gavur İzmir</span>'in semtinin düşmesine engel oldu! Biz kaybettik <span style="font-weight: bold;">SİYASET</span> kazandı!<br />
<br />
Ayrıyeten kimse sen atmazsan adamlar böyle yapar felan demesin, yapamaz kardeşim, bu yaptıkları yasaktır. UEFA'nın Match Fixing denen bir uygulaması var, Takımları skoru sabitlemesine engel olan bu uygulamada yapanlara yaptırım uyguluyor. <br />
<br />
Skor Sabitleme 30 yıl önceki Şampiyonlar Ligi maçlarında görülen birşeydi. Takımlar kendi sahalarında paslaşarak maçı bitirirdi. Bugünde var fakat bu kadar aleni şekilde yapılanı yok.<br />
<br />
...ve emin olun biz bu maçta 4 farkı yakalasak Gaziantep o maçı kaybedecekti! Kimse 3 golden yandık demesin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Aslında ilk yarıda çok normal bir maç, herşey olağan fakat son yarım saati gerçekten skandal...<br />
<br />
Son yarım saat bizim maçı bırakıp Karşıyaka'nın maçını takip ettim. Gaziantep'in çizgiden çevrilen bir topu var o dakikalardan sonra Gaziantep'e birşey oluyor.<br />
<br />
Oyuncular sahada çok rahatsız oldukları açıkça belli, tedirginler, hiçbiri topu alıp orta sahayı geçmek istemiyor, forvet oyuncuları top almaya bile gelmiyor, ayağına top alan oyuncu sağdan soldan baskı yiyip topu kaybetmek için ya bekliyor yada topu ara pası düşüncesiyle rakibe veriyor Oyuncular birşeyden korkuyorlar! apaçık belli.<br />
<br />
Düşme ihtimali yüzde 0,1 bile olmayan bir takım neden son 15 dakika kendi defansında pas yaparak geçirir, neden rakip kaleye gitmekten korkar, neden oyuncuları dalgın birşekilde mücadele eder.<br />
<br />
Bu maçta kişisel kanaatim şike felan yok, çünkü şike karşılıklı yapılır. Gidersin rakip kaleye topu dağa taşa vurursun kimse birşey anlamaz. Zaten maçın ilk gidişatıda şike olmadığını kanıtlar nitelikte. Fakat burda Antepli oyuncular kendi oynadığı oyundan acayip rahatsız resmen görün diye Türk futboluna basbas bağırıyorlar. <br />
<br />
Sonuç olarak bir <span style="font-weight: bold;">BELEDİYE</span> takımı <span style="font-weight: bold;">Gavur İzmir</span>'in semtinin düşmesine engel oldu! Biz kaybettik <span style="font-weight: bold;">SİYASET</span> kazandı!<br />
<br />
Ayrıyeten kimse sen atmazsan adamlar böyle yapar felan demesin, yapamaz kardeşim, bu yaptıkları yasaktır. UEFA'nın Match Fixing denen bir uygulaması var, Takımları skoru sabitlemesine engel olan bu uygulamada yapanlara yaptırım uyguluyor. <br />
<br />
Skor Sabitleme 30 yıl önceki Şampiyonlar Ligi maçlarında görülen birşeydi. Takımlar kendi sahalarında paslaşarak maçı bitirirdi. Bugünde var fakat bu kadar aleni şekilde yapılanı yok.<br />
<br />
...ve emin olun biz bu maçta 4 farkı yakalasak Gaziantep o maçı kaybedecekti! Kimse 3 golden yandık demesin...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cenaze evinde zil çalıp oynamak]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=205</link>
			<pubDate>Sat, 12 May 2012 20:23:30 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=205</guid>
			<description><![CDATA[gözlemlediklerimizi paylaşmak istedim, takım küme düşmüş umrundamı insanların, üzerlerinde gs, fb formaları, bayrakları, atkıları, ve dahasımı evet evet asıl tiksindirende oya, üzerlerinde Kutsal formamız, arabalarında Giresunspor bayrakları ile gs şampiyonluğunu kutlayanlar, konu Giresunspor olduğunda herkese ahkam kesen delikanlı kardeşlerin, abilerin üzerlerinde sikim sikim renkler...<br />
<br />
utanıyorum sizden, utanıyorum hepinizden, Giresunsporluluk ruhunu yitirmiş ve o ruha sahip olamamış şerefsizlerden...<br />
<br />
ve son olarak ben hayatımda bu şehirde bukadar orospu çocuğu görmedim, selametle...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[gözlemlediklerimizi paylaşmak istedim, takım küme düşmüş umrundamı insanların, üzerlerinde gs, fb formaları, bayrakları, atkıları, ve dahasımı evet evet asıl tiksindirende oya, üzerlerinde Kutsal formamız, arabalarında Giresunspor bayrakları ile gs şampiyonluğunu kutlayanlar, konu Giresunspor olduğunda herkese ahkam kesen delikanlı kardeşlerin, abilerin üzerlerinde sikim sikim renkler...<br />
<br />
utanıyorum sizden, utanıyorum hepinizden, Giresunsporluluk ruhunu yitirmiş ve o ruha sahip olamamış şerefsizlerden...<br />
<br />
ve son olarak ben hayatımda bu şehirde bukadar orospu çocuğu görmedim, selametle...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Spor Toto 2. Lig'e Düştük]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=204</link>
			<pubDate>Sat, 12 May 2012 15:00:53 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=204</guid>
			<description><![CDATA[G.B.B ve Karşıyaka'nın beraberliği sonucu 4 farklı kazanmamız gerekirken 1 farklı kazanınca Bank Asya 1.Lig'e veda ettik. Seneye 2. Lig'de mücadele edeceğiz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[G.B.B ve Karşıyaka'nın beraberliği sonucu 4 farklı kazanmamız gerekirken 1 farklı kazanınca Bank Asya 1.Lig'e veda ettik. Seneye 2. Lig'de mücadele edeceğiz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Giresunspor maclari etik kurulundan incelenmeye baslanildi]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=202</link>
			<pubDate>Tue, 08 May 2012 14:01:27 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=202</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://www.spor3.com/sike-yargilamasinda-2.-dalga-1324436h.htm" target="_blank">http://www.spor3.com/sike-yargilamasinda...24436h.htm</a><br />
hadi hayirlisi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.spor3.com/sike-yargilamasinda-2.-dalga-1324436h.htm" target="_blank">http://www.spor3.com/sike-yargilamasinda...24436h.htm</a><br />
hadi hayirlisi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[34. Hafta: Sakaryaspor - Giresunsporumuz]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=201</link>
			<pubDate>Sun, 06 May 2012 21:11:22 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=201</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-style: italic;">Bu maçın konusunu erkenden açalım. Zira diğer maç hakkında konuşulan konular asıl  burada konuşulması gerekenler.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Maç 12 Mayıs Cumartesi günü Saat 16.00'da Sakarya'da oynanacak.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">LİGDE KALMAMIZ İÇİN</span>:<br />
Ligde kalmamız için Sakarya karşısında kazanıp , Karşıyaka'nın Gaziantep'e kaybetmesini bekleyeceğiz. Diğer bir ihtimal ise Karşıyaka'nın olası beraberliği halinde Sakarya'yı 4 farkla yenerek ligde kalabiliriz.<br />
<br />
Sakaryayı 4 farkla yendiğimiz anda (KSK berabere kalırsa) genel averajlar eşit oluyor. Bu durumda en çok gol atan takıma bakılıyor ve burada Karşıyaka'ya karşı bir üstünlüğümüz var.<br />
<br />
Zor fakat imkansız değil. Karşıyaka ve Gaziantep uzun zamandır çok kötü, görünüş olası bir beraberlik maçı durumunda. KSKÇarşı internet siteside hesaplarını 1 puan üzerinden yapıyor. Bizim kalmamız için en yüksek ihtimal Sakaryaspor'u 4 farkla yenmek. Bunu başarabilirsek kalma ihtimalimiz dahada artar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Önemli İstatistikler;</span><br />
<span style="font-weight: bold;">*</span>Karşıyaka son 10 maçında 7 mağlubiyet 2 beraberlik 1 galibiyet aldı.<br />
<span style="font-weight: bold;">*</span>Karşıyaka, Gaziantep B.B. ile oynadığı son 3 iç saha maçını ve toplamda son 8 lig maçını kazanamadı.<br />
<span style="font-weight: bold;">*</span>Gaziantep BŞB 6 maçtır kazanamıyor ve son 3 deplasman maçını kaybetti.<br />
<span style="font-weight: bold;">*</span>Sakaryaspor 16 maçtır kazanamıyor ve son galibiyetini bize karşı aldı.<br />
<br />
Artık Türk Futbol kamuoyunda genel kanı düştüğümüz yönünde, sadece orada değil içimizde bile düştüğümüzü söyleyenler var ama Son düdük çalana kadar hiçbirşey belli olmaz<br />
<br />
Mucizelere inanın!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-style: italic;">Bu maçın konusunu erkenden açalım. Zira diğer maç hakkında konuşulan konular asıl  burada konuşulması gerekenler.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Maç 12 Mayıs Cumartesi günü Saat 16.00'da Sakarya'da oynanacak.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">LİGDE KALMAMIZ İÇİN</span>:<br />
Ligde kalmamız için Sakarya karşısında kazanıp , Karşıyaka'nın Gaziantep'e kaybetmesini bekleyeceğiz. Diğer bir ihtimal ise Karşıyaka'nın olası beraberliği halinde Sakarya'yı 4 farkla yenerek ligde kalabiliriz.<br />
<br />
Sakaryayı 4 farkla yendiğimiz anda (KSK berabere kalırsa) genel averajlar eşit oluyor. Bu durumda en çok gol atan takıma bakılıyor ve burada Karşıyaka'ya karşı bir üstünlüğümüz var.<br />
<br />
Zor fakat imkansız değil. Karşıyaka ve Gaziantep uzun zamandır çok kötü, görünüş olası bir beraberlik maçı durumunda. KSKÇarşı internet siteside hesaplarını 1 puan üzerinden yapıyor. Bizim kalmamız için en yüksek ihtimal Sakaryaspor'u 4 farkla yenmek. Bunu başarabilirsek kalma ihtimalimiz dahada artar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Önemli İstatistikler;</span><br />
<span style="font-weight: bold;">*</span>Karşıyaka son 10 maçında 7 mağlubiyet 2 beraberlik 1 galibiyet aldı.<br />
<span style="font-weight: bold;">*</span>Karşıyaka, Gaziantep B.B. ile oynadığı son 3 iç saha maçını ve toplamda son 8 lig maçını kazanamadı.<br />
<span style="font-weight: bold;">*</span>Gaziantep BŞB 6 maçtır kazanamıyor ve son 3 deplasman maçını kaybetti.<br />
<span style="font-weight: bold;">*</span>Sakaryaspor 16 maçtır kazanamıyor ve son galibiyetini bize karşı aldı.<br />
<br />
Artık Türk Futbol kamuoyunda genel kanı düştüğümüz yönünde, sadece orada değil içimizde bile düştüğümüzü söyleyenler var ama Son düdük çalana kadar hiçbirşey belli olmaz<br />
<br />
Mucizelere inanın!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[33.Hafta:GİRESUNSPORUMUZ(GENÇ ÇOTANAKLAR)-Güngöremeyecekspor]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=199</link>
			<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 11:40:43 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=199</guid>
			<description><![CDATA[BEYLER<br />
BU HAFTA OYNANACAK BU MAÇ MUTLAKA 1 FARKLA DA OLSA LEHİMİZE BİTMEK ZORUNDA.AKABİNDE MATEMATİKSEL OLARAK BANK ASYA 1.LİGDE KÜMEDE KALMAYI GARANTİLEMEYEN TÜM TAKIMLARIN MAÇ SONUÇLARINA BAKACAĞIZ.BİZLE BURADA YAZIYORSAK DAHA DÜŞMEDİK ALEME İNAT BURDAYIZ HAFTAYA BURADA OLACAĞIZ 34.HAFTA SONUNDA DA BURADA OLACAĞIZ.BUNDAN ŞÜPHESİ OLAN BURAYA YAZI YAZMASIN.YETER ARTIK  BURASI AĞLAMA DUVARI DEĞİL BURASI İNANANLARIN  GENÇ ÇOTANAKLARIN SİTESİDİR.BURADA TAKIMI YIPTACAK SİNİRİNİ İNANMIŞLIĞINI BOZCAK YAZILAR YAZMAYI MARİFET EDİNMEYİN.TAKIMI MOTİVE EDECEK ENERJİ VERDİRECEK YAZILARI YAZMAYI MARİFET EDİNİN.BU SİTEYE BU SAATTEN SONRA LİNYİTLİSİ RİZELİSİ ORDULUSU YAZI YAZMASIN BU SİTENİN AHENGİ BOZULMASIN.<br />
GİRESUNUN GİRESUNDAN BAŞKA DOSTU OLMAMIŞTIR OLMAYACAKTA...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BEYLER<br />
BU HAFTA OYNANACAK BU MAÇ MUTLAKA 1 FARKLA DA OLSA LEHİMİZE BİTMEK ZORUNDA.AKABİNDE MATEMATİKSEL OLARAK BANK ASYA 1.LİGDE KÜMEDE KALMAYI GARANTİLEMEYEN TÜM TAKIMLARIN MAÇ SONUÇLARINA BAKACAĞIZ.BİZLE BURADA YAZIYORSAK DAHA DÜŞMEDİK ALEME İNAT BURDAYIZ HAFTAYA BURADA OLACAĞIZ 34.HAFTA SONUNDA DA BURADA OLACAĞIZ.BUNDAN ŞÜPHESİ OLAN BURAYA YAZI YAZMASIN.YETER ARTIK  BURASI AĞLAMA DUVARI DEĞİL BURASI İNANANLARIN  GENÇ ÇOTANAKLARIN SİTESİDİR.BURADA TAKIMI YIPTACAK SİNİRİNİ İNANMIŞLIĞINI BOZCAK YAZILAR YAZMAYI MARİFET EDİNMEYİN.TAKIMI MOTİVE EDECEK ENERJİ VERDİRECEK YAZILARI YAZMAYI MARİFET EDİNİN.BU SİTEYE BU SAATTEN SONRA LİNYİTLİSİ RİZELİSİ ORDULUSU YAZI YAZMASIN BU SİTENİN AHENGİ BOZULMASIN.<br />
GİRESUNUN GİRESUNDAN BAŞKA DOSTU OLMAMIŞTIR OLMAYACAKTA...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[giresunlu kardeşler almanya da ne yapmış]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=198</link>
			<pubDate>Sun, 29 Apr 2012 20:18:35 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=198</guid>
			<description><![CDATA[alttaki link te bulabilirsiniz..helal diyorum ya<br />
<br />
<a href="http://www.haberkktc.com/haber/turklerin-oyunu-almanyayi-karistirdi-33499.html" target="_blank">http://www.haberkktc.com/haber/turklerin...33499.html</a><br />
<hr />
Giresunlu Türk kardeşler tarafından geliştirilen 'Crysis 2' isimli oyun, Alman Bilgisayar Oyunları Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Ancak ödül Alman meclisinde bile tartışma konusu oldu.<br />
Almanya’da her yıl Alman meclisinin Kültür komisyonu desteğiyle dağıtılan oyun ödüllerine bu yıl bir Türk oyunu layık görüldü. 50 bin euro değerindeki ödülün jürisinde, Alman bilgisayar oyunları sektörünün temsilcilerinden Alman İnteraktif Eğlence Yazılımı Üreticileri Birliği (BIU) ve Alman Bilgisayar Oyunu Üreticileri Birliği’nin (GAME) yanı sıra Kültür Bakanlığı’nın temsilcileri de bulunuyordu. Sonunda jürinin 3’te ikisinin oyunu alan Türk oyunu ödülü aldı. Frankfurt merkezli Crytek’in imzasını taşıyan “Crysis 2”ye verilen ödülün gerekçesinde, “Oyunun çok yönüyle oyunseverlerin yanı sıra uzmanların da takdirini kazandığı” belirtildi. Ancak dev oyun firması Electronic Arts tarafından dağıtımı yapılan “Crysis 2”ye verilen 50 bin euro değerindeki ödül, Alman siyasetçileri arasında tartışmaya neden oldu.<br />
<br />
 <br />
<br />
‘Cinayet oyunu’ eleştirisi<br />
<br />
Hristiyan Birlik partilerinin Federal Meclis sözcülerinden Wolfgang Börnsen, “Teknolojik olarak ne kadar gelişmiş olursa olsun cinayet oyunları ödüllendirilmemeli” dedi. Börnsen, “oyuna ödül verilirken, içerikten ziyade teknolojik ve yenilikçi özelliklerinin dikkate alındığını” söyledi. Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis sözcülerinden Siegmund Ehrmann ise, “Cinayet oyunu diye tanımlanan oyuna ödül veren jüride Hrıstiyan Birlik’in temsilcilerinin de olduğu unutulmasın. Jüri, üçte iki çoğunlukla bu kararı aldı” diye konuştu. Alman Federal Meclisi’nin Yeni Medya Araçları Alt Komisyonu Başkanı, Hür Demokrat Partili (FDP) Sebastian Blumenthal, “cinayet oyunu” ifadesinin kullanılmasını eleştirdi. Yeşiller Partisi’nin internet ve medya uzmanları Malte Spitz ve Tabea Röşner’in imzalarını taşıyan açıklamada ise, “Birer kültür ürünü olarak gördüğümüz bilgisayar oyunları özgür olmalıdır” dedi.<br />
<br />
 <br />
<br />
Kurallar değiştirilecek<br />
<br />
Federal Almanya Medya ve Kültürden Sorumlu Devlet Bakanı Bernd Neumann da, tartışma üzerine yaptığı açıklamada, Bilgisayar Oyunları Ödülleri kriterlerinin Federal Meclis Kültür Komisyonu’nda yeniden ele alınacağını duyurdu. Crytek, anne ve babaları Giresun’dan Almanya’ya göçen Faruk, Avni ve Cevat Yerli tarafından kuruldu. 2011’de çıkan “Crysis 2” isimli oyun, shooter dalında en başarılı video oyunlarından biri olarak gösteriliyor. “Crysis 2”, Windows’un kurulu olduğu PC’lerin yanı sıra, Xbox 360 ve Playstation 3 oyun konsollarında da oynanabiliyor.<br />
<br />
(Vatan)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[alttaki link te bulabilirsiniz..helal diyorum ya<br />
<br />
<a href="http://www.haberkktc.com/haber/turklerin-oyunu-almanyayi-karistirdi-33499.html" target="_blank">http://www.haberkktc.com/haber/turklerin...33499.html</a><br />
<hr />
Giresunlu Türk kardeşler tarafından geliştirilen 'Crysis 2' isimli oyun, Alman Bilgisayar Oyunları Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Ancak ödül Alman meclisinde bile tartışma konusu oldu.<br />
Almanya’da her yıl Alman meclisinin Kültür komisyonu desteğiyle dağıtılan oyun ödüllerine bu yıl bir Türk oyunu layık görüldü. 50 bin euro değerindeki ödülün jürisinde, Alman bilgisayar oyunları sektörünün temsilcilerinden Alman İnteraktif Eğlence Yazılımı Üreticileri Birliği (BIU) ve Alman Bilgisayar Oyunu Üreticileri Birliği’nin (GAME) yanı sıra Kültür Bakanlığı’nın temsilcileri de bulunuyordu. Sonunda jürinin 3’te ikisinin oyunu alan Türk oyunu ödülü aldı. Frankfurt merkezli Crytek’in imzasını taşıyan “Crysis 2”ye verilen ödülün gerekçesinde, “Oyunun çok yönüyle oyunseverlerin yanı sıra uzmanların da takdirini kazandığı” belirtildi. Ancak dev oyun firması Electronic Arts tarafından dağıtımı yapılan “Crysis 2”ye verilen 50 bin euro değerindeki ödül, Alman siyasetçileri arasında tartışmaya neden oldu.<br />
<br />
 <br />
<br />
‘Cinayet oyunu’ eleştirisi<br />
<br />
Hristiyan Birlik partilerinin Federal Meclis sözcülerinden Wolfgang Börnsen, “Teknolojik olarak ne kadar gelişmiş olursa olsun cinayet oyunları ödüllendirilmemeli” dedi. Börnsen, “oyuna ödül verilirken, içerikten ziyade teknolojik ve yenilikçi özelliklerinin dikkate alındığını” söyledi. Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis sözcülerinden Siegmund Ehrmann ise, “Cinayet oyunu diye tanımlanan oyuna ödül veren jüride Hrıstiyan Birlik’in temsilcilerinin de olduğu unutulmasın. Jüri, üçte iki çoğunlukla bu kararı aldı” diye konuştu. Alman Federal Meclisi’nin Yeni Medya Araçları Alt Komisyonu Başkanı, Hür Demokrat Partili (FDP) Sebastian Blumenthal, “cinayet oyunu” ifadesinin kullanılmasını eleştirdi. Yeşiller Partisi’nin internet ve medya uzmanları Malte Spitz ve Tabea Röşner’in imzalarını taşıyan açıklamada ise, “Birer kültür ürünü olarak gördüğümüz bilgisayar oyunları özgür olmalıdır” dedi.<br />
<br />
 <br />
<br />
Kurallar değiştirilecek<br />
<br />
Federal Almanya Medya ve Kültürden Sorumlu Devlet Bakanı Bernd Neumann da, tartışma üzerine yaptığı açıklamada, Bilgisayar Oyunları Ödülleri kriterlerinin Federal Meclis Kültür Komisyonu’nda yeniden ele alınacağını duyurdu. Crytek, anne ve babaları Giresun’dan Almanya’ya göçen Faruk, Avni ve Cevat Yerli tarafından kuruldu. 2011’de çıkan “Crysis 2” isimli oyun, shooter dalında en başarılı video oyunlarından biri olarak gösteriliyor. “Crysis 2”, Windows’un kurulu olduğu PC’lerin yanı sıra, Xbox 360 ve Playstation 3 oyun konsollarında da oynanabiliyor.<br />
<br />
(Vatan)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA["Bu Şehre Süper Lig Yakışır" Erhan Altın ile Röportaj]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=197</link>
			<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 13:56:14 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=197</guid>
			<description><![CDATA[Altın, sorulara içtenlikle cevap verirken, röportaj esnasında Giresunspor’un efsane futbolcularından Büyük ve Küçük Orhan da hazır bulundu. <br />
<br />
Giresunspor’a gelişiyle birlikte yeşil-beyazlı takıma hayat veren başarılı teknik adam Altın, Giresun’a verdikleri sözün arkasında duracaklarını söyledi. <br />
<br />
Giresunspor’da yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Altın, Çotanakların son haftalardaki çıkışını, Cafercan’ın ve Posinkoviç’in neden ilk 11’de oynayamadığını ve Giresunspor’a geliş sürecini anlattı. <br />
<br />
Sözü fazla uzatmadan Erhan Altın ile yaptığımız o çok özel söyleşiyle sizleri baş başa bırakıyoruz. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Geldiğiniz günden bu güne kadar Erhan Altın ile Giresunspor başarı gra-fiği yakaladı. Takımdaki bu değişikliği neye bağlıyorsunuz? </span><br />
<br />
Hem puan yönünden hem de futbolculara baskı yönünden zor bir haftalara girdik. Kolay değil bun-ları yıllarca bizlerde yaşadık. Şimdi benim takımım çok kaliteli bir takımdır. Teknik adam olarak baktığımız zaman çalışmaları olsun, futbolcularla verdiği yaşam olsun, disiplin olsun, futbolcularımla birlikte geldiğim zaman orada bir karar aldık ve biz burada varız dedik. Ama var olmak içinde prensip ve kurallar vardır. Bunları yapabilirsek, bunun üstesinden geliriz dedik. Disiplin ve kurallar olmadığı sürece başarının üstesinden gelemezsiniz. Sağolsun çocuklarım buna inandılar. Bizim söy-lediklerimi muhteşem bir şekilde algıladılar. Hiç kimse o konuda kusur etmedi. Söylediklerimizi hem antrenmanda olsun hem de dışarıda olsun bizim aldığımız bilgiler doğrultusunda bunların hepsini duyuyoruz. Bahri Hoca’ya bir şey söylemek istemiyorum ama onunda elinde kısıtlı bir kadro olduğu için dar bir kadroda çalışma imkanı bulamadı. Alt yapıdan futbolcular almış, bir şeyler olmuş. Bir teknik adamın futbolcuya yapacağı en büyük kötülük ona antrenman yaptırmama olmuş-tur. Antrenmanlar sağlıklı bir şekilde yapıldığı zaman her şey bitiyor. Futbolcularım Erhan Hocanın antrenmanlarına çıkmadığı zaman oynama şansının olmadığını biliyorlar. Tabi ki maçlara bakıyoruz. Belli bir şekiller var. Denizlispor maçından sonra iki tane futbolcumu oynatmayacağım dedim. Ama antrenmanda baktım da bir değişime girdiğini gördüm. Hepsinin istekli ve arzulu çalışması var. Bu da beni zorlamaya başladı. Ben Perşembe gününden bu yana uyku uyuyamıyorum. İçimde mutlu verici bir sıkıntı var. kadronun geniş olması herkesin o formayı istemesi beni mutlu ediyor. Ama bizde ne yaptık, hocalarımızla birlikte oturduk konuştuk, ne yapacağımızı tartıştık. Bizim yapacağımız olumsuzluk şehre ve takıma mal olacaktır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Geldiğiniz gün yerel gazetelere ‘Giresunspor kesinlikle küme düşmeye-cek’ diye demeçler verdiniz. Üç maç kaldı ve dediğiniz sözler büyük ihtimalle ger-çekleşecek. Giresunspor sancılı ve sıkıntılı bir dönem yaşıyordu. Yıllarca yardımcı antrenörlük ve teknik direktörlük yaptınız. Sizin Giresunspor’a teknik direktörlük olma düşüncesinin Altında yatan nedenler nedir? İnandınız mı bu takıma? </span><br />
<br />
Zaten takımı biliyor ve tanıyordum. Hemen hemen Bank Asya 1. Ligde tüm takımları tanıyorum. Televizyon başından ayrılmıyordum. Bütün takımların kadroları bende vardır. Giresunspor’u seyre-derken ben şunu gördüm. Giresunspor takımını güç olarak maça çok hızlı başlayıp 60’dan sonra bir düşüşe geçtiğini gördüm. Sağlıklı antrenman yapılmadığı için saha içersinde kontrolden kopuyorlar. Yaptıkları bütün hareketler kontrol dışıydı. Antrenmanı tabi ki yaptıracaksın ama psikolojiyi pas geçmeyeceksin. Psikolojiyi bilmediğiniz sürece başarılı olma şansınız yok. Vücut ve mimik dili takıma bir mesaj veriyor. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Mevcut oyuncu kadrosunu nasıl buldunuz? </span><br />
<br />
Çok kaliteli futbolcu grubum var. Örnek verecek olursam bir Cafer Can’ım var inanın Türkiye’de ikinci adamdır. Ancak kullandığı hap sonucu tempo düşüklüğüne sebebiyet veriyor. Onu birazcık kestiği için temposunu yükseltmeye başladı. Böyle bir futbolcu yok. Alex ve Cafer Can başka kim-seyi tanımıyorum. Futbol zekasını kendinden ve arkadaşlarından en erken düşünen tek adamdır. Onun zaten temposu olsa ne Galatasaray alabilir, ne de Trabzonspor… İleride İspanya da bile olabi-lirdi. Hepsi benim canım ciğerim. Hiçbirini birinden ayırmıyorum. Onlarla birlikte çok iyi aile ortamı oluşturduk. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında omuzundan sakatlanan ve sezonu kapatan Mesut Çaytemel’i arıyor musunuz? </span><br />
<br />
Onunla çalışmadım ancak seyrettiğimde çok kaliteli futbolcuydu. Futbolu ofansif ve defans olarak iki yönlü olarak oynuyordu. Çok kaliteli işler yapıyordu. Benimle çalışmadığı için arıyorum desem yalan olur. Ancak mevcut elimdeki futbolcum o bölgede elinden geleni yapmaya çalışıyor. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Antrenörlük hayatınızda böyle tabloyla hiç karşılaştınız mı?</span><br />
 <br />
Karşılaştım. Güvenç Kurtar’ın yardımcılığını yaptığımda Kocaelispor, Elazığspor, Rize’de yaşadım. Ben kendim sadece Kocaelispor’da yaşadım. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Böyle sıkıntılı bir süreç miydi? </span><br />
<br />
Daha kötüydü. Düşmüştü takım. 9 puanla aldım takımı. Ama ümidimi yine yitirmemiştim. Aynı ortamı yakaladık. Orada da çıkışı yakaladık. 23 puan topladık. Ama o takım kötü düştü. O takımı yine düşürmezdim. Bazı nedenlerden dolayı kurtaramadık. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Siz soyunma odasına girdiğiniz zaman futbolcularınıza ne diyorsunuz, ne yapıyorsunuz? </span><br />
<br />
Evvela futbolculara beş dakika hiç dokunmuyorum. O esnada futbolcular sinir katsayılarını düşürüyor. Bizde dışarıda hocalarımla birlikte toplantı yapıyoruz. Maçın genel değerlendirmesini yapıyoruz. Beş dakika sonra giriyoruz soyunma odasına ve çocuklarla her şeyin iyi gittiğini, daha iyi olacağını ama bazı eksikliklerimiz var onlara biraz daha dikkat edersek, biraz daha konsantre olursak üstesinden geleceğimizi söylüyorum. Tahtada zaten olumsuzlukları kendilerine anlatıyorum. Bu doğrultuda konuşmalar yapıyorum. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Bizi çok üzen farklı mağlubiyet Denizlispor maçını nasıl değerlendirir-siniz?</span> <br />
<br />
Hala ona inanmış değilim. Teknik ve antrenörlük hayatımda benimde öyle bir skor yok. Bu oluyor. Bu bir derstir. Futbolda böyle şeyler vardır. 6-1 yeniliyorsunuz ve önünüzde hayati bir maç var. Bu süreçte o futbolcuların moral ve motivasyonunu düşünün. Hatta Karşıyaka maçını Denizlispor mü-sabakasının soyunma odasında aldım. Ben o soyunma odasına kafam yerde gitseydim, o maçı da kaybetmiştim. Gülerek ve sempati olarak girdim. Ölüm yok, hayat devam ediyor. Toparlanmalıyız. Bizim yaşama şansımız var. Dedim. Hepsinin yüzleri güldü. Otobüste dahi giderken kimsenin yü-zünün asık olduğunu görmeyeceğim dedim. Çünkü biz bir söz verdik. Yönetime, taraftarlara, yerel basına söz verdik. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Geçtiğimiz sezon Giresunspor 38 puanla ligde kaldı. O zaman Ankaraspor küme düşmüştü. Altı puan tüm takımlara yazıldı. Futbol matematik değil. 38-40 puan arasında puan toplayan Göztepe, Linyit ve Giresunspor’un ligde ka-lacağına inanıyoruz. Teknik direktör Erhan Altın, ilk geldiği günden itibaren ‘Giresunspor kümede kalacak’ dediniz. Bu sözleriniz de devam ediyor. Şimdi kalan üç maç var. Camiaya neler söylemek istersiniz? </span><br />
<br />
Öncelikle taraftarlara cani gönülden teşekkür ediyorum. Bunlar da bu işe inanmışlar. Bu saatten sonra tribünleri eksikte olsa tribünleri doldurdular. O muhteşem tezahüratlarıyla futbolcularımı iyi desteklediler. Ben hala söylüyorum kalan maçlar kolay değil. Herkes şimdi Giresunspor’un son iki maçı düşmüş takımlarla diyor. Kimse öyle bakmasın. En zor maçlarımız onlar. Ama bizim en büyük avantajımız ligde takım ayırt etmemek. Bizim için lider ne ise en aşağıdaki de aynıdır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Giresunspor’da ekonomik anlamda ödemelerde problem yaşanıyor mu?</span><br />
 <br />
Her kulüpte var. Yok desek yalan olur. Çok şükür ki prim konusunda hiçbir sıkıntı yok. Yönetimimiz o konuda çok çalışıyor. İzin günlerinde dahil primleri ödeme adına çalışıyorlar. Çocukların alacakları, peşinatları benim dışımda olan bir şeydir. Futbolcularıma, ‘Arkadaşlar bizim bu saatten sonra para düşünecek halimiz yok. Alacakmış, verecekmiş yok. Her şey ileride… Hedef ileride… Sorun hiç bir şey istemiyorum. Eğer bunu sorun yapacak arkadaşlarınız varsa, ‘benimle gelsin adam gibi hocam ben parasız oynayamam’ desin. Öpüp başımın üstüne koyar, sarılıp öpüşüp yollarımızı ayırırız. Herkesin herkese ihtiyacı var. Futbolcumun tekinin suratını asık gördüğüm zaman o bütün takıma yansıyor. Herkes pozitif olacak. Mesleğinizi seviyorsanız bunları yapmak zorundasınız. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Beslenme, konaklama adına sıkıntı var mı? </span><br />
<br />
Şükürler olsun ki hiçbir sıkıntı yok. Kocaelispor’da çok maddi sıkıntılar vardı. Yemek yiyemiyorduk, çayı yapacak paraları yoktu. Ama biz onunda üstesinden geldik. Şükürler olsun burada öyle bir sıkıntı yok. Herkesin bir mücadele hırsı var. Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza, Savcımıza, Emniyet Müdürümüze, Komutanımıza burada hepsi geldiler. Moral ve motivasyon verdiler. Futbol-cularım onların gelişiyle birlikte daha güçlendi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Basını takip ediyor musunuz? Nasıl değerlendiriyorsunuz? </span><br />
<br />
Zaman zaman takip ediyorum. Özellikle de basının verdiği moral ve motivasyonlar bizi mutlu ediyor. Olumlu olumsuz yazılar oluyor ama hep bir şeyler alıyoruz. Eleştiriler olacak bizim mesleğimiz eleştirilmek. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Başkan’ın olmayacağını nasıl değerlendiriyorsunuz? </span><br />
<br />
Başkanvekilleri Cengiz Cindemir ve Nahit Yamak’tan Allah razı olsun bütün zamanlarını buraya harcıyorlar. Yönetimi toparlıyorlar. Çok seviyorlar. Benim hoşuma giden odur. Çok öz veri ile çalı-şıyor. Onlarda beni motive ediyorlar. Hep birlikte bu işin üstesinden geleceğiz. Ben neredeyim? Sondan üçüncüyüm. Ben bütün maçları kazanma adına sahaya çıkacağım. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Erken bir soru ama Bank Asya’yı çok iyi takip ettiğinizi söylediniz. Biz Bank Asya’da önümüzdeki sezonlarda yukarılarda oynamak istiyoruz. Giresunspor takımı bugün kaldığı takdirde bu mevcut kadroyla ne kadar takviyeyle üst sıralara tırmanır?</span> <br />
<br />
Onu konuşacak bir zamanda değiliz. Bunu hayırlısıyla sezon sonunda ligde kalalım. Kaldıktan sonra yeni gelecek başkanın düşünceleri de önemlidir. Ancak bu şehre Süper Lig yakışır. Futbol şehri çünkü… Bu taraftarlara sahip. Sezon sonunda çok zaman var. O zaman bunları daha rahat konuşu-ruz. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Posinkovic çok yetenekli ve kıvrak futbolcu. Neden değerlendirmiyor-sunuz?</span><br />
 <br />
Onun kendisiyle de konuştum. Ailevi problemleri var. Çok duygusal, içine kapanık bir futbolcu. Ben bu takımda kimseyi dışlamıyorum. Hepsiyle terapi yapıyorum. Kıvanç’ı hiç kadroya alamadım. Onunla bile oturup konuşuyorum. Çünkü onlar lazım bize. Bizim bu haftaki maçımızı inanır mısınız tribünde oturan futbolcular kazandı. Yapacağım toplantıda onlara teşekkür edeceğim. Hiç kimse kadroyu açıkladığımda kafasını aşağıya eğmiyorlar. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Çalışma sahanız yetersiz mi?</span><br />
<br />
Yetersiz. Pas yapacağım. Yapamıyorum. En az iki saha olması lazım. Birinin etrafının kapalı olması lazım. Çünkü ben nasıl diğer rakiplerin antrenmanını izletiyorsam, onlarda bizleri izleyeceklerdir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Taraftarlara son olarak neler söylemek istersiniz? </span><br />
<br />
Onlara çok teşekkür ediyorum. Aldığımız galibiyette kendilerinin çok büyük payı var. Rakibi analize çıkacağız. Oyun disiplininden çıkmadan kontrollü puan almak için rakibin bize verdiği pozisyonları değerlendireceğiz. Aldığımız neticeler beni mutlu ediyor. İnşallah onları da mutlu ediyordur. <br />
<br />
Röportaj: Hulusi GÜNGÖR<br />
Fotoğraflar: Özgür ERDOĞAN <br />
<br />
Alıntı: Ajansspor<br />
<br />
<a href="http://www.ajansspor.com/futbol/tff1lig/h/20120426/bu_sehre_super_lig_yakisir.html" target="_blank">Röportaj için tıklayınız</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Altın, sorulara içtenlikle cevap verirken, röportaj esnasında Giresunspor’un efsane futbolcularından Büyük ve Küçük Orhan da hazır bulundu. <br />
<br />
Giresunspor’a gelişiyle birlikte yeşil-beyazlı takıma hayat veren başarılı teknik adam Altın, Giresun’a verdikleri sözün arkasında duracaklarını söyledi. <br />
<br />
Giresunspor’da yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Altın, Çotanakların son haftalardaki çıkışını, Cafercan’ın ve Posinkoviç’in neden ilk 11’de oynayamadığını ve Giresunspor’a geliş sürecini anlattı. <br />
<br />
Sözü fazla uzatmadan Erhan Altın ile yaptığımız o çok özel söyleşiyle sizleri baş başa bırakıyoruz. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Geldiğiniz günden bu güne kadar Erhan Altın ile Giresunspor başarı gra-fiği yakaladı. Takımdaki bu değişikliği neye bağlıyorsunuz? </span><br />
<br />
Hem puan yönünden hem de futbolculara baskı yönünden zor bir haftalara girdik. Kolay değil bun-ları yıllarca bizlerde yaşadık. Şimdi benim takımım çok kaliteli bir takımdır. Teknik adam olarak baktığımız zaman çalışmaları olsun, futbolcularla verdiği yaşam olsun, disiplin olsun, futbolcularımla birlikte geldiğim zaman orada bir karar aldık ve biz burada varız dedik. Ama var olmak içinde prensip ve kurallar vardır. Bunları yapabilirsek, bunun üstesinden geliriz dedik. Disiplin ve kurallar olmadığı sürece başarının üstesinden gelemezsiniz. Sağolsun çocuklarım buna inandılar. Bizim söy-lediklerimi muhteşem bir şekilde algıladılar. Hiç kimse o konuda kusur etmedi. Söylediklerimizi hem antrenmanda olsun hem de dışarıda olsun bizim aldığımız bilgiler doğrultusunda bunların hepsini duyuyoruz. Bahri Hoca’ya bir şey söylemek istemiyorum ama onunda elinde kısıtlı bir kadro olduğu için dar bir kadroda çalışma imkanı bulamadı. Alt yapıdan futbolcular almış, bir şeyler olmuş. Bir teknik adamın futbolcuya yapacağı en büyük kötülük ona antrenman yaptırmama olmuş-tur. Antrenmanlar sağlıklı bir şekilde yapıldığı zaman her şey bitiyor. Futbolcularım Erhan Hocanın antrenmanlarına çıkmadığı zaman oynama şansının olmadığını biliyorlar. Tabi ki maçlara bakıyoruz. Belli bir şekiller var. Denizlispor maçından sonra iki tane futbolcumu oynatmayacağım dedim. Ama antrenmanda baktım da bir değişime girdiğini gördüm. Hepsinin istekli ve arzulu çalışması var. Bu da beni zorlamaya başladı. Ben Perşembe gününden bu yana uyku uyuyamıyorum. İçimde mutlu verici bir sıkıntı var. kadronun geniş olması herkesin o formayı istemesi beni mutlu ediyor. Ama bizde ne yaptık, hocalarımızla birlikte oturduk konuştuk, ne yapacağımızı tartıştık. Bizim yapacağımız olumsuzluk şehre ve takıma mal olacaktır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Geldiğiniz gün yerel gazetelere ‘Giresunspor kesinlikle küme düşmeye-cek’ diye demeçler verdiniz. Üç maç kaldı ve dediğiniz sözler büyük ihtimalle ger-çekleşecek. Giresunspor sancılı ve sıkıntılı bir dönem yaşıyordu. Yıllarca yardımcı antrenörlük ve teknik direktörlük yaptınız. Sizin Giresunspor’a teknik direktörlük olma düşüncesinin Altında yatan nedenler nedir? İnandınız mı bu takıma? </span><br />
<br />
Zaten takımı biliyor ve tanıyordum. Hemen hemen Bank Asya 1. Ligde tüm takımları tanıyorum. Televizyon başından ayrılmıyordum. Bütün takımların kadroları bende vardır. Giresunspor’u seyre-derken ben şunu gördüm. Giresunspor takımını güç olarak maça çok hızlı başlayıp 60’dan sonra bir düşüşe geçtiğini gördüm. Sağlıklı antrenman yapılmadığı için saha içersinde kontrolden kopuyorlar. Yaptıkları bütün hareketler kontrol dışıydı. Antrenmanı tabi ki yaptıracaksın ama psikolojiyi pas geçmeyeceksin. Psikolojiyi bilmediğiniz sürece başarılı olma şansınız yok. Vücut ve mimik dili takıma bir mesaj veriyor. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Mevcut oyuncu kadrosunu nasıl buldunuz? </span><br />
<br />
Çok kaliteli futbolcu grubum var. Örnek verecek olursam bir Cafer Can’ım var inanın Türkiye’de ikinci adamdır. Ancak kullandığı hap sonucu tempo düşüklüğüne sebebiyet veriyor. Onu birazcık kestiği için temposunu yükseltmeye başladı. Böyle bir futbolcu yok. Alex ve Cafer Can başka kim-seyi tanımıyorum. Futbol zekasını kendinden ve arkadaşlarından en erken düşünen tek adamdır. Onun zaten temposu olsa ne Galatasaray alabilir, ne de Trabzonspor… İleride İspanya da bile olabi-lirdi. Hepsi benim canım ciğerim. Hiçbirini birinden ayırmıyorum. Onlarla birlikte çok iyi aile ortamı oluşturduk. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında omuzundan sakatlanan ve sezonu kapatan Mesut Çaytemel’i arıyor musunuz? </span><br />
<br />
Onunla çalışmadım ancak seyrettiğimde çok kaliteli futbolcuydu. Futbolu ofansif ve defans olarak iki yönlü olarak oynuyordu. Çok kaliteli işler yapıyordu. Benimle çalışmadığı için arıyorum desem yalan olur. Ancak mevcut elimdeki futbolcum o bölgede elinden geleni yapmaya çalışıyor. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Antrenörlük hayatınızda böyle tabloyla hiç karşılaştınız mı?</span><br />
 <br />
Karşılaştım. Güvenç Kurtar’ın yardımcılığını yaptığımda Kocaelispor, Elazığspor, Rize’de yaşadım. Ben kendim sadece Kocaelispor’da yaşadım. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Böyle sıkıntılı bir süreç miydi? </span><br />
<br />
Daha kötüydü. Düşmüştü takım. 9 puanla aldım takımı. Ama ümidimi yine yitirmemiştim. Aynı ortamı yakaladık. Orada da çıkışı yakaladık. 23 puan topladık. Ama o takım kötü düştü. O takımı yine düşürmezdim. Bazı nedenlerden dolayı kurtaramadık. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Siz soyunma odasına girdiğiniz zaman futbolcularınıza ne diyorsunuz, ne yapıyorsunuz? </span><br />
<br />
Evvela futbolculara beş dakika hiç dokunmuyorum. O esnada futbolcular sinir katsayılarını düşürüyor. Bizde dışarıda hocalarımla birlikte toplantı yapıyoruz. Maçın genel değerlendirmesini yapıyoruz. Beş dakika sonra giriyoruz soyunma odasına ve çocuklarla her şeyin iyi gittiğini, daha iyi olacağını ama bazı eksikliklerimiz var onlara biraz daha dikkat edersek, biraz daha konsantre olursak üstesinden geleceğimizi söylüyorum. Tahtada zaten olumsuzlukları kendilerine anlatıyorum. Bu doğrultuda konuşmalar yapıyorum. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Bizi çok üzen farklı mağlubiyet Denizlispor maçını nasıl değerlendirir-siniz?</span> <br />
<br />
Hala ona inanmış değilim. Teknik ve antrenörlük hayatımda benimde öyle bir skor yok. Bu oluyor. Bu bir derstir. Futbolda böyle şeyler vardır. 6-1 yeniliyorsunuz ve önünüzde hayati bir maç var. Bu süreçte o futbolcuların moral ve motivasyonunu düşünün. Hatta Karşıyaka maçını Denizlispor mü-sabakasının soyunma odasında aldım. Ben o soyunma odasına kafam yerde gitseydim, o maçı da kaybetmiştim. Gülerek ve sempati olarak girdim. Ölüm yok, hayat devam ediyor. Toparlanmalıyız. Bizim yaşama şansımız var. Dedim. Hepsinin yüzleri güldü. Otobüste dahi giderken kimsenin yü-zünün asık olduğunu görmeyeceğim dedim. Çünkü biz bir söz verdik. Yönetime, taraftarlara, yerel basına söz verdik. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Geçtiğimiz sezon Giresunspor 38 puanla ligde kaldı. O zaman Ankaraspor küme düşmüştü. Altı puan tüm takımlara yazıldı. Futbol matematik değil. 38-40 puan arasında puan toplayan Göztepe, Linyit ve Giresunspor’un ligde ka-lacağına inanıyoruz. Teknik direktör Erhan Altın, ilk geldiği günden itibaren ‘Giresunspor kümede kalacak’ dediniz. Bu sözleriniz de devam ediyor. Şimdi kalan üç maç var. Camiaya neler söylemek istersiniz? </span><br />
<br />
Öncelikle taraftarlara cani gönülden teşekkür ediyorum. Bunlar da bu işe inanmışlar. Bu saatten sonra tribünleri eksikte olsa tribünleri doldurdular. O muhteşem tezahüratlarıyla futbolcularımı iyi desteklediler. Ben hala söylüyorum kalan maçlar kolay değil. Herkes şimdi Giresunspor’un son iki maçı düşmüş takımlarla diyor. Kimse öyle bakmasın. En zor maçlarımız onlar. Ama bizim en büyük avantajımız ligde takım ayırt etmemek. Bizim için lider ne ise en aşağıdaki de aynıdır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Giresunspor’da ekonomik anlamda ödemelerde problem yaşanıyor mu?</span><br />
 <br />
Her kulüpte var. Yok desek yalan olur. Çok şükür ki prim konusunda hiçbir sıkıntı yok. Yönetimimiz o konuda çok çalışıyor. İzin günlerinde dahil primleri ödeme adına çalışıyorlar. Çocukların alacakları, peşinatları benim dışımda olan bir şeydir. Futbolcularıma, ‘Arkadaşlar bizim bu saatten sonra para düşünecek halimiz yok. Alacakmış, verecekmiş yok. Her şey ileride… Hedef ileride… Sorun hiç bir şey istemiyorum. Eğer bunu sorun yapacak arkadaşlarınız varsa, ‘benimle gelsin adam gibi hocam ben parasız oynayamam’ desin. Öpüp başımın üstüne koyar, sarılıp öpüşüp yollarımızı ayırırız. Herkesin herkese ihtiyacı var. Futbolcumun tekinin suratını asık gördüğüm zaman o bütün takıma yansıyor. Herkes pozitif olacak. Mesleğinizi seviyorsanız bunları yapmak zorundasınız. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Beslenme, konaklama adına sıkıntı var mı? </span><br />
<br />
Şükürler olsun ki hiçbir sıkıntı yok. Kocaelispor’da çok maddi sıkıntılar vardı. Yemek yiyemiyorduk, çayı yapacak paraları yoktu. Ama biz onunda üstesinden geldik. Şükürler olsun burada öyle bir sıkıntı yok. Herkesin bir mücadele hırsı var. Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza, Savcımıza, Emniyet Müdürümüze, Komutanımıza burada hepsi geldiler. Moral ve motivasyon verdiler. Futbol-cularım onların gelişiyle birlikte daha güçlendi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Basını takip ediyor musunuz? Nasıl değerlendiriyorsunuz? </span><br />
<br />
Zaman zaman takip ediyorum. Özellikle de basının verdiği moral ve motivasyonlar bizi mutlu ediyor. Olumlu olumsuz yazılar oluyor ama hep bir şeyler alıyoruz. Eleştiriler olacak bizim mesleğimiz eleştirilmek. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Başkan’ın olmayacağını nasıl değerlendiriyorsunuz? </span><br />
<br />
Başkanvekilleri Cengiz Cindemir ve Nahit Yamak’tan Allah razı olsun bütün zamanlarını buraya harcıyorlar. Yönetimi toparlıyorlar. Çok seviyorlar. Benim hoşuma giden odur. Çok öz veri ile çalı-şıyor. Onlarda beni motive ediyorlar. Hep birlikte bu işin üstesinden geleceğiz. Ben neredeyim? Sondan üçüncüyüm. Ben bütün maçları kazanma adına sahaya çıkacağım. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Erken bir soru ama Bank Asya’yı çok iyi takip ettiğinizi söylediniz. Biz Bank Asya’da önümüzdeki sezonlarda yukarılarda oynamak istiyoruz. Giresunspor takımı bugün kaldığı takdirde bu mevcut kadroyla ne kadar takviyeyle üst sıralara tırmanır?</span> <br />
<br />
Onu konuşacak bir zamanda değiliz. Bunu hayırlısıyla sezon sonunda ligde kalalım. Kaldıktan sonra yeni gelecek başkanın düşünceleri de önemlidir. Ancak bu şehre Süper Lig yakışır. Futbol şehri çünkü… Bu taraftarlara sahip. Sezon sonunda çok zaman var. O zaman bunları daha rahat konuşu-ruz. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Posinkovic çok yetenekli ve kıvrak futbolcu. Neden değerlendirmiyor-sunuz?</span><br />
 <br />
Onun kendisiyle de konuştum. Ailevi problemleri var. Çok duygusal, içine kapanık bir futbolcu. Ben bu takımda kimseyi dışlamıyorum. Hepsiyle terapi yapıyorum. Kıvanç’ı hiç kadroya alamadım. Onunla bile oturup konuşuyorum. Çünkü onlar lazım bize. Bizim bu haftaki maçımızı inanır mısınız tribünde oturan futbolcular kazandı. Yapacağım toplantıda onlara teşekkür edeceğim. Hiç kimse kadroyu açıkladığımda kafasını aşağıya eğmiyorlar. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Çalışma sahanız yetersiz mi?</span><br />
<br />
Yetersiz. Pas yapacağım. Yapamıyorum. En az iki saha olması lazım. Birinin etrafının kapalı olması lazım. Çünkü ben nasıl diğer rakiplerin antrenmanını izletiyorsam, onlarda bizleri izleyeceklerdir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güngör: Taraftarlara son olarak neler söylemek istersiniz? </span><br />
<br />
Onlara çok teşekkür ediyorum. Aldığımız galibiyette kendilerinin çok büyük payı var. Rakibi analize çıkacağız. Oyun disiplininden çıkmadan kontrollü puan almak için rakibin bize verdiği pozisyonları değerlendireceğiz. Aldığımız neticeler beni mutlu ediyor. İnşallah onları da mutlu ediyordur. <br />
<br />
Röportaj: Hulusi GÜNGÖR<br />
Fotoğraflar: Özgür ERDOĞAN <br />
<br />
Alıntı: Ajansspor<br />
<br />
<a href="http://www.ajansspor.com/futbol/tff1lig/h/20120426/bu_sehre_super_lig_yakisir.html" target="_blank">Röportaj için tıklayınız</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Giresunspor'umuza yararlı olacağını düşüneceğiz oyuncular.]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=196</link>
			<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 18:48:14 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=196</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar yerli ve yabancı Giresunspor'umuza da yarar sağlayabilecek. Finansal olarak da uygun olabilecek futbolcularımızı paylaşalım. Belki buradan da transfer komitesine de bir faydamız dokunur. Ben ilk bombaları bırakıyorum. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Marcos Rocha</span><br />
<br />
Athletico Minieiro<br />
<br />
Doğum tarihi: 11.12.1988<br />
Yaş: 23<br />
Boy: 1,76<br />
Uyruk: Brezilya<br />
<span style="font-weight: bold;">Pozisyon: Defans - Sağ Bek</span><br />
Piyasa değeri: 500.000 € <br />
<br />
40 Macta 3 Gol 12 Asist..<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=k30sVFq8BZ0" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=k30sVFq8BZ0</a><br />
------------------------------------------------------------<br />
<span style="font-weight: bold;">Coşkun Yılmaz</span> - Balıkesirspor Şuan 2.ligin gol kralı. 20 golü var. 83 doğumlu. Sözleşmesi 1 ay sonra bitiyor. Geçen sene de Beypazarı Şekerspor'da 21 golü vardı. 2.lig de golcü bir oyuncu. Bizim takıma gelirse ve şayet düşmezsek 1.lig takımı olduğumuz için canla başla oynayacaktır. Bedelsiz olarak takıma kazandırılmalı. Şimdiden bizim transfer gözlemciler bu oyuncuyu izlemelidir. <br />
<br />
<br />
---------------------------------------------------------------<br />
Beşiktaş alt yapısından <span style="font-weight: bold;">Hasan Türk</span>, sol kanat sanırım 93 doğumlu A2'de bütün maçlarda oynadı. Geleceğin yıldızı olmaya aday 2016'a kadar Beşiktaş'ta sözleşmesi var. Mutlaka 1.5 yıllık kiralanmalı. Bu sene u19 milli takımda bir çok kez milli oldu. Gelecek sezon Serdar'ın ya da Orta saha'nın ortasında Ali Zorlu'dan kaynaklanan ve İsmail alternatifsizliğinden dolayı bu çocuk gelecekte çok iyi iş görür. Hem ucuz da olur hem de çocuk 1.lig takımı diye canla başla oynar. Berkay'dan aldığımız verimi Hasan'dan mutlaka görürüz. <br />
<br />
Ben buldukça burada paylaşacağım arkadaşlar siz de mutlaka paylaşım yapalım.<br />
<hr />
<span style="font-weight: bold;">Kim Ojo </span><br />
Doğum Tarihi : 2 Aralık 1988 (22 yaşında)<br />
Doğum Yeri : Jos / Nijerya<br />
<span style="font-weight: bold;">Boy : 1.92<br />
Mevki : Santrafor</span><br />
Piyasa değeri : 500.000 Euro<br />
<br />
Kariyeri<br />
2007 / 2008 - Nybergsund : 26 maç 10 gol<br />
2008 / 2009 - Nybergsund : 26 maç 14 gol<br />
2009 / 2010 - Nybergsund : 24 maç 13 gol<br />
2010 / 2011 - Brann : 12 maç 8 gol<br />
<br />
<br />
<br />
Boyu ve fiziği bizim takıma çok yararlı olur, taraftar olarak da onu tam çıldırtırız. Şayet bir takımda sözleşmesi varsa kiralanabilir. Ya da bedelsiz ise takıma uzun süreli olarak kazandırabilir. Şayet takıma önemli işler kazandırabilir. [/i]<br />
<hr />
Enis Kahraman - Yeni Malatyaspor 31 Mayıs'ta sözleşmesi bitiyor. Bedelsiz olarak takıma katılabilir. Mevkisini bilmiyorum lakin 2.ligde bütün maçlarda oynamış. 87 doğumlu geleceği olan bir oyuncu. 2 golü var. 2006 yılında u19 milli takımında oynamış.<br />
<hr />
<span style="font-weight: bold;">İlyas Kubilay Yavuz - Eyüpspor </span><br />
94 doğumlu boş mukaveleye imzalamış. Sergen zamanında benden daha iyi oyuncu demişti. 15 golü var. 94 doğumlu A2 için önemli alternatif olabilir. Coca Cola u-18'de bütün maçlarda oynamış. Eyüpspor amatör vize'de Beşiktaş üretimi sanırım. Profosyonelliğe Giresunspor'da başlarsa çok iyi olur. Bu çocuğu izleyip bir daha ki sene de Giresunspor'umuza kazandırabiliriz. Takip edilmeli.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar yerli ve yabancı Giresunspor'umuza da yarar sağlayabilecek. Finansal olarak da uygun olabilecek futbolcularımızı paylaşalım. Belki buradan da transfer komitesine de bir faydamız dokunur. Ben ilk bombaları bırakıyorum. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Marcos Rocha</span><br />
<br />
Athletico Minieiro<br />
<br />
Doğum tarihi: 11.12.1988<br />
Yaş: 23<br />
Boy: 1,76<br />
Uyruk: Brezilya<br />
<span style="font-weight: bold;">Pozisyon: Defans - Sağ Bek</span><br />
Piyasa değeri: 500.000 € <br />
<br />
40 Macta 3 Gol 12 Asist..<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=k30sVFq8BZ0" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=k30sVFq8BZ0</a><br />
------------------------------------------------------------<br />
<span style="font-weight: bold;">Coşkun Yılmaz</span> - Balıkesirspor Şuan 2.ligin gol kralı. 20 golü var. 83 doğumlu. Sözleşmesi 1 ay sonra bitiyor. Geçen sene de Beypazarı Şekerspor'da 21 golü vardı. 2.lig de golcü bir oyuncu. Bizim takıma gelirse ve şayet düşmezsek 1.lig takımı olduğumuz için canla başla oynayacaktır. Bedelsiz olarak takıma kazandırılmalı. Şimdiden bizim transfer gözlemciler bu oyuncuyu izlemelidir. <br />
<br />
<br />
---------------------------------------------------------------<br />
Beşiktaş alt yapısından <span style="font-weight: bold;">Hasan Türk</span>, sol kanat sanırım 93 doğumlu A2'de bütün maçlarda oynadı. Geleceğin yıldızı olmaya aday 2016'a kadar Beşiktaş'ta sözleşmesi var. Mutlaka 1.5 yıllık kiralanmalı. Bu sene u19 milli takımda bir çok kez milli oldu. Gelecek sezon Serdar'ın ya da Orta saha'nın ortasında Ali Zorlu'dan kaynaklanan ve İsmail alternatifsizliğinden dolayı bu çocuk gelecekte çok iyi iş görür. Hem ucuz da olur hem de çocuk 1.lig takımı diye canla başla oynar. Berkay'dan aldığımız verimi Hasan'dan mutlaka görürüz. <br />
<br />
Ben buldukça burada paylaşacağım arkadaşlar siz de mutlaka paylaşım yapalım.<br />
<hr />
<span style="font-weight: bold;">Kim Ojo </span><br />
Doğum Tarihi : 2 Aralık 1988 (22 yaşında)<br />
Doğum Yeri : Jos / Nijerya<br />
<span style="font-weight: bold;">Boy : 1.92<br />
Mevki : Santrafor</span><br />
Piyasa değeri : 500.000 Euro<br />
<br />
Kariyeri<br />
2007 / 2008 - Nybergsund : 26 maç 10 gol<br />
2008 / 2009 - Nybergsund : 26 maç 14 gol<br />
2009 / 2010 - Nybergsund : 24 maç 13 gol<br />
2010 / 2011 - Brann : 12 maç 8 gol<br />
<br />
<br />
<br />
Boyu ve fiziği bizim takıma çok yararlı olur, taraftar olarak da onu tam çıldırtırız. Şayet bir takımda sözleşmesi varsa kiralanabilir. Ya da bedelsiz ise takıma uzun süreli olarak kazandırabilir. Şayet takıma önemli işler kazandırabilir. [/i]<br />
<hr />
Enis Kahraman - Yeni Malatyaspor 31 Mayıs'ta sözleşmesi bitiyor. Bedelsiz olarak takıma katılabilir. Mevkisini bilmiyorum lakin 2.ligde bütün maçlarda oynamış. 87 doğumlu geleceği olan bir oyuncu. 2 golü var. 2006 yılında u19 milli takımında oynamış.<br />
<hr />
<span style="font-weight: bold;">İlyas Kubilay Yavuz - Eyüpspor </span><br />
94 doğumlu boş mukaveleye imzalamış. Sergen zamanında benden daha iyi oyuncu demişti. 15 golü var. 94 doğumlu A2 için önemli alternatif olabilir. Coca Cola u-18'de bütün maçlarda oynamış. Eyüpspor amatör vize'de Beşiktaş üretimi sanırım. Profosyonelliğe Giresunspor'da başlarsa çok iyi olur. Bu çocuğu izleyip bir daha ki sene de Giresunspor'umuza kazandırabiliriz. Takip edilmeli.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[32.Hafta l Çaykur Rizespor-Giresunsporumuz]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=194</link>
			<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 19:54:27 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=194</guid>
			<description><![CDATA[Tarih: 29 Nisan 2012 Pazar<br />
<br />
Saat: 14.00<br />
<br />
Stad: Yeni Rize Şehir<br />
<br />
Yayın:<br />
<br />
HAkem:<br />
<br />
Ligde kalmak için 3 puan almalıyız 1 puan için sahaya çıkmayalım yeter ben takıma güveniyorum inşallah 3 puanla döneceğiz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tarih: 29 Nisan 2012 Pazar<br />
<br />
Saat: 14.00<br />
<br />
Stad: Yeni Rize Şehir<br />
<br />
Yayın:<br />
<br />
HAkem:<br />
<br />
Ligde kalmak için 3 puan almalıyız 1 puan için sahaya çıkmayalım yeter ben takıma güveniyorum inşallah 3 puanla döneceğiz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kalan Ölüm-kalım maçlarımız...]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=192</link>
			<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 18:39:15 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=192</guid>
			<description><![CDATA[Haftalar........... GİRESUN(32).......... TAVŞANLI(34)................. GÖZTEPE(35)<br />
32. Hafta......... Ç.Rize (D) 1-0............. Elazığ 1.......................... Buca (D) 1-3 <br />
33. Hafta......... Güngören 3.............. Kasımpaşa(D) 0...............Konya 1 <br />
34. Hafta......... Sakarya 3................. K.Erciyes 3......................Kartal(D) 1-3 <br />
...................... Toplam:38-39 ..............Toplam:37......................Toplam:38-42<br />
<br />
Hayırlısıyla bu ligde kalacağız. İnşallah Rizeden de puanla döneceğiz. Çok umutluyum. Kazanmasakda olası Tavşanlının lider Elazığa yenilmesi ve beraberliğinde telafi edilebilir bir sonuç olur. <br />
Tavşanlı-Elazığ maçında Elazığ inşallah bi terslik olmaz.<br />
Buca-Göztepe maçında ise İzmir dayanışması olur diye düşünüyorum Bucanın playoff şansı var o yüzden inşallah kazanırlar... <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Haftalar........... GİRESUN(32).......... TAVŞANLI(34)................. GÖZTEPE(35)<br />
32. Hafta......... Ç.Rize (D) 1-0............. Elazığ 1.......................... Buca (D) 1-3 <br />
33. Hafta......... Güngören 3.............. Kasımpaşa(D) 0...............Konya 1 <br />
34. Hafta......... Sakarya 3................. K.Erciyes 3......................Kartal(D) 1-3 <br />
...................... Toplam:38-39 ..............Toplam:37......................Toplam:38-42<br />
<br />
Hayırlısıyla bu ligde kalacağız. İnşallah Rizeden de puanla döneceğiz. Çok umutluyum. Kazanmasakda olası Tavşanlının lider Elazığa yenilmesi ve beraberliğinde telafi edilebilir bir sonuç olur. <br />
Tavşanlı-Elazığ maçında Elazığ inşallah bi terslik olmaz.<br />
Buca-Göztepe maçında ise İzmir dayanışması olur diye düşünüyorum Bucanın playoff şansı var o yüzden inşallah kazanırlar... <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ayparçası Ebrar’dan İki Hikâye]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=191</link>
			<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 14:48:25 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=191</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Ayparçası Ebrar’dan İki Hikâye <br />
<br />
<a href="http://www.habername.com/yazi-demliyazilar-ayparcasi-ebrardan-iki-hikaye-8219.htm" target="_blank">Ayparçası Ebrar’dan İki Hikâye <br />
<br />
Beni takip eden değerli okuyucularım bilirler; her 23 Nisan’da bu satırları kızım Ebrar’a hediye ediyorum ve o da çalışmalarını siz büyüklerine takdim ediyor.<br />
<br />
Ne yapalım biz ne Belediye Başkanıyız, ne herhangi bir bakan ya da bürokratız koltuğumuzu bir günlüğüne de olsa çocuklara verebilecek. Elimizin yazdığı, dilimizin döndüğü, duygularımızın debreştiği, fikirlerimizin ayyuka çıktığı kadar bir yazarız. Dünyada belki bir dikili ağacımız yok ama sağ olsunlar bize hak etmediğimiz halde bir köşe verdiler. Biz de bu köşeyi Hakk yolunda kullanmaya gayret ediyoruz. Ben de köşemi 23 Nisan'da ancak kalemi güzel, kendi güzel olan birine verebiliyorum.<br />
<br />
Her neyse fazla sözü uzatmayayım. Güzel kızım Ebrar bu kez bize iki tane hikâyesini sunacak. Bunlardan bir tanesi Victor Hugo’nun o ünlü eseri Sefiller’den esinlenerek yazdığı “Kozet ve Ebrar” ile küçük bir çırağın başından geçen kötü bir olayı güzel sonlandırmaya çalıştığı “Küçük Çırak”.<br />
<br />
Ha şunu söyleyeyim; Ebrar, Sefiller’i okumayı çok istedi. Ben ona ağır gelir düşüncesindeydim ancak o Sefillerin çizgi romanını seyrettiğinden merakını gidermek ve ufkunu açmak için çok kısa bir sürede okudu.<br />
<br />
Sizden ricam; Ayparçası kızımı yazma konusunda teşvik etmek amacıyla hikâyeleriyle ilgili yorum yapmanız.<br />
<br />
Hadi sizi şimdi Ebrar’ın hikâyeleriyle baş başa bırakıyorum;<br />
<br />
 <br />
<br />
Kozet ve Ebrar<br />
<br />
 <br />
<br />
Merhaba! Benim adım Ebrar. Hayal kurmayı çok seviyorum. ‘’Sefiller’’ adlı bir romanı okudum ve bitirdim. Biliyorsunuz. Victor Hugo’nun yazdığı roman. Annesi Fantin adlı olan Kozet adlı bir kızı ve bir mahkûmun hayatını anlatıyor. Ben de Kozet’le birlikte olsam ne yapacağımı, nasıl bir macera yaşayacağımı hayal ettim. Hayalimi merak ediyorsanız işte hayalim:<br />
<br />
- Kozet’in hizmetçi olduğu lokantaya onu kurtarmak için yatılı olarak gelmiştim. Onun hiç elbisesi olmadığı için ona hediye olarak elbise almıştım. Akşam herkes uyurken annemle odasına gidip uyandırdım. Hediye olarak aldığım elbiseyi ona verdim. Elbiseyi giymek istedi ve teşekkür etti. Annemle odasından çıktım. Giyinince yanıma geldi. Onunla tanıştım. El ele tutuştuk. Lokantadan çıktık. Ot yığınından bir yatak yaptık. Annem, Kozet ve ben o yatakta uyuduk. Sabah uyandık. Önümüzden bir at arabası geçiyordu. Onu durdurdum. Bindik. Yirmi frank istedi fakat yanımızda frank yoktu, lira vardı. Yirmi lira verdim. Lirayı görünce şaşırdı. Türkiye’den geldiğimizi söyledim. O zaman neden frank vermediğimi anladı. Bu durumu anlayışla karşılayıp arabaya binmemize izin verdi. Arabaya bindik. Kozet’in annesi belediye başkanının yanındaydı. Arabacıya belediye başkanının yanına gitmesini söyledim. Arabacı yola koyuldu. Bu sırada Kozet’le el ele tutuştum.<br />
<br />
Sabah olunca belediye başkanının yanına vardık kapıyı çaldık. Kapıyı bir adam açtı. Kim olduğumuzu söyledik. Fantin adlı bir kadının yanına gitmek istediğimizi söyledik. Adam bizi oraya götürdü. Kozet, annesini görünce çok sevindi. Annesine Kozet olduğunu söyledi. Annesi birden iyileşmiş gibi yanına koşup ona sarıldı. Kozet, lokantada kötü günler geçirdiğini anlattı. Annesi lokantada ona bakan Tenardiyelerin yanına gidip, onlara kızmak istedi. Üstünde olan değerli eşyaları sattı. Kazandığı parayla at arabasına binip yola çıktı. Yanında Kozet, ben ve annem vardı. <br />
<br />
Sabah at arabası mola verdi. Atlar otlanmaya başladı. Tenardiyelerin lokantasına yakındık. Annem, ben, Kozet ve annesiyle birlikte alışveriş yapmak için bakkala gittik. Kozet’le ben annelerimizden izin alıp etrafı gezmeye başladık. Bu sırada annelerimizden ve at arabasından uzaklaştığımızı ve Tenardiyelerin lokantasının önüne geldiğimizi farkında değildik. Tenardiyeler bizi hizmetçi yaptı. Elbiselerimizi kızlarına vermek istedi ama elbiselerimiz, kızlarına büyük geliyordu. Büyüyünce giyerler diye sakladı. Biz yırtık pırtık giysiler içindeydik. Bana bahçeyi süpürmemi, Kozet’e bulaşıkları yıkamasını söyledi. Bulaşık yıkarken leğeni devirdi. Su döküldü. Bayan Tenardiye yanına geldi. Elindeki tahta sopayla ona vurmaya başladı. Kozet de ağlamaya başladı. Kozet’i ‘’Ağlama, kes sesini!’’ diye azarlıyordu. En sonunda Kozet’i odasına kilitledi. Ben de bu sırada olanları izliyordum.<br />
<br />
Annelerimiz bizi bulamayınca telaşla aramaya başladılar. Annem ’’Belki Tenardiyeler yakalamış olabilir’’ dedi. Tenardiyelerin lokantasına girdiler. Bahçede beni, mutfakta Kozet’i gördüler. Bayan Tenardiye’yi azarlayıp, elbiselerimizi geri aldılar. Lokantadan çıktılar. Kozet, Türkiye’nin nasıl bir yer olduğunu merak ediyormuş. Türkiye’ye gelebileceğini söyledim. Çok mutlu oldu. Annem, ben, Kozet ve annesi at arabasıyla Türkiye’ye varmak üzere yola koyulduk. Yolda bir mahkûm gördük. Askerler onun peşindeydiler. Bu belediye başkanıydı. Meğer Janvaljan adlı bir mahkûmmuş. Askerler onu tanımasın diye adını değiştirmiş. Kozet’le ben mahkûmdan çok korktuk. Annelerimizin elini tuttuk. Mahkûm sol yöne gitti, bindiğimiz at arabası da sağ yöne gitti. Korkumuz gitti. El ele tutuştuk, çok mutluyduk, şarkı söylemeye başladık: ‘’Türkiye’ye gidiyoruz, çok mutluyuz. Çiçeklerin arasında dolaşıp dururuz. Kuşların cıvıltılarını dinleriz. Biz sevinçliyiz. Lay lay lay lay lay!’’<br />
<br />
Küçük Çırak<br />
<br />
Küçük çırak bir gün bahçeyi süpürüyormuş. Bir fare çıkagelmiş. Küçük çırak, fareden korkar ya? Başlamış kaçmaya. Fare de küçük çıraktan korkmuş, o da başlamış kaçmaya. Gelelim küçük çırağa, küçük çırak koşarken kovayı devirmiş, kovadaki su dökülmüş, un çuvalını düşürmüş, çorba kazanının üzerine ve yerlere un dökülmüş. Bunu gören ustası küçük çırağa çok kızmış:<br />
<br />
- Sen nasıl bir çıraksın? Her yeri mahvettin, çabuk şu kargaşayı topla!<br />
<br />
Küçük çırak üzüntüyle:<br />
<br />
- Peki, efendim, demiş. Almış eline süpürgeyi, başlamış unları süpürmeye, Bir taraftan da:<br />
<br />
- Lay lay lay lay lay lay lilaylom! Alırım elime süpürgeyi, süpürürüm yerleri. Koştum, koştum, coştum, coştum! Lay lay lay lay lay lay lilaylom, diye şarkı söylüyormuş. Şarkı söylerken ustası yine yanına gelmiş. Başlamış küçük çırağı azarlamaya:<br />
<br />
- Kes şu şarkıyı, kes! Senin yüzünden uyuyamıyorum! Nasıl bir şarkı bu böyle?<br />
<br />
Küçük çırak yanıt vermiş:<br />
<br />
- Bu şarkıyı ben uydurdum. En sevdiğim şarkılardan biridir.<br />
<br />
Ustası:<br />
<br />
- Saçma bir şarkı bu! Bu saçma şarkıyı sevmen hiç normal değil, demiş.<br />
<br />
- Küçük çırak biraz üzülmüş fakat üzüntüsünü belli etmemiş. İşine devam etmiş. İşi bitince dinlenmek için sandalyeye oturacakken ustası tekrar yanına gelmiş. Başlamış yine küçük çırağı azarlamaya:<br />
<br />
- Bu kadarı da yeter ama! Tembel çırak! İşini yapmıyorsun! Çık, git buradan! Bir daha da gelme!<br />
<br />
Zavallı küçük çırak ağlamaya başlamış. Ustası, küçük çırağın yırtık pırtık şalını küçük çırağın üzerine atmış. Kapıyı işaret ederek:<br />
<br />
- Şimdi çık git buradan, bir daha da gelme, diye küçük çırağa bağırmış.<br />
<br />
Küçük çırak gözyaşlarını silerek ve ustasının attığı yırtık pırtık şalını giyerek dışarı çıkmış. Çıplak ayaklarıyla buz gibi karlara basarak ilerlemeye başlamış. Rüzgârda yırtık pırtık elbisesi, saçları dalgalanıyormuş. Hizmetçi şapkasının üzeri hep kar olmuş. Bahçeden çıkmış. Biraz daha ilerleyince bir mağara görmüş. Biraz dinlenmek için mağaraya girmiş. Bir de ne görsün? Karşısında kocaman bir ayı duruyor! Ayı başlamış küçük çırağı kovalamaya. Küçük çırak, mağaradan çıkınca bir ağaç görmüş. Hemen ağaca tırmanmış. Ayı, bu durumu görünce küçük çırağı kovalamaktan vazgeçmiş. Küçük çırak korkudan ağaçtan inemiyormuş. Birdenbire soğuk, kuvvetli bir yel esmiş. Küçük çırak çok üşümüş. Hemen şalına bürünmüş. Biraz sonra soğuktan bayılmış. Bayıldığı için ağaçtan düşmüş.<br />
<br />
Kısa bir süre sonra ustası, bulgur almak için pazara giderken küçük çırağı görmüş. Küçük çırak hiç kıpırdamadan karların üzerinde yattığı için küçük çırağın öldüğünü zannetmiş. Telaşla küçük çırağın yanına koşmuş. Kalbini dinlemiş. Kalbi atıyormuş. Nefes alıp almadığına bakmış. Nefes alıyormuş. Çok sevinmiş:<br />
<br />
- Allah’ım sana şükürler olsun, demiş. Küçük çırağı almış. Odasına götürmüş. Yatağa yatırıp küçük çırağın üzerine yorgan örtmüş. Başında beklemeye başlamış. Kısa bir süre sonra küçük çırak uyanmış. Odasındaki yatakta olduğuna çok şaşırmış. Çünkü buradan kovulmuştu:<br />
<br />
- Benim burada olmamam lazım, çünkü ben kovulmuştum, demiş kısık bir sesle küçük çırak. Ustası:<br />
<br />
- Artık burada yaşayacaksın. Burası artık senin evin gibidir, demiş. </a><br />
O günden sonra küçük çırak ve ustası mutlu bir şekilde yaşamışlar[/url].</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Ayparçası Ebrar’dan İki Hikâye <br />
<br />
<a href="http://www.habername.com/yazi-demliyazilar-ayparcasi-ebrardan-iki-hikaye-8219.htm" target="_blank">Ayparçası Ebrar’dan İki Hikâye <br />
<br />
Beni takip eden değerli okuyucularım bilirler; her 23 Nisan’da bu satırları kızım Ebrar’a hediye ediyorum ve o da çalışmalarını siz büyüklerine takdim ediyor.<br />
<br />
Ne yapalım biz ne Belediye Başkanıyız, ne herhangi bir bakan ya da bürokratız koltuğumuzu bir günlüğüne de olsa çocuklara verebilecek. Elimizin yazdığı, dilimizin döndüğü, duygularımızın debreştiği, fikirlerimizin ayyuka çıktığı kadar bir yazarız. Dünyada belki bir dikili ağacımız yok ama sağ olsunlar bize hak etmediğimiz halde bir köşe verdiler. Biz de bu köşeyi Hakk yolunda kullanmaya gayret ediyoruz. Ben de köşemi 23 Nisan'da ancak kalemi güzel, kendi güzel olan birine verebiliyorum.<br />
<br />
Her neyse fazla sözü uzatmayayım. Güzel kızım Ebrar bu kez bize iki tane hikâyesini sunacak. Bunlardan bir tanesi Victor Hugo’nun o ünlü eseri Sefiller’den esinlenerek yazdığı “Kozet ve Ebrar” ile küçük bir çırağın başından geçen kötü bir olayı güzel sonlandırmaya çalıştığı “Küçük Çırak”.<br />
<br />
Ha şunu söyleyeyim; Ebrar, Sefiller’i okumayı çok istedi. Ben ona ağır gelir düşüncesindeydim ancak o Sefillerin çizgi romanını seyrettiğinden merakını gidermek ve ufkunu açmak için çok kısa bir sürede okudu.<br />
<br />
Sizden ricam; Ayparçası kızımı yazma konusunda teşvik etmek amacıyla hikâyeleriyle ilgili yorum yapmanız.<br />
<br />
Hadi sizi şimdi Ebrar’ın hikâyeleriyle baş başa bırakıyorum;<br />
<br />
 <br />
<br />
Kozet ve Ebrar<br />
<br />
 <br />
<br />
Merhaba! Benim adım Ebrar. Hayal kurmayı çok seviyorum. ‘’Sefiller’’ adlı bir romanı okudum ve bitirdim. Biliyorsunuz. Victor Hugo’nun yazdığı roman. Annesi Fantin adlı olan Kozet adlı bir kızı ve bir mahkûmun hayatını anlatıyor. Ben de Kozet’le birlikte olsam ne yapacağımı, nasıl bir macera yaşayacağımı hayal ettim. Hayalimi merak ediyorsanız işte hayalim:<br />
<br />
- Kozet’in hizmetçi olduğu lokantaya onu kurtarmak için yatılı olarak gelmiştim. Onun hiç elbisesi olmadığı için ona hediye olarak elbise almıştım. Akşam herkes uyurken annemle odasına gidip uyandırdım. Hediye olarak aldığım elbiseyi ona verdim. Elbiseyi giymek istedi ve teşekkür etti. Annemle odasından çıktım. Giyinince yanıma geldi. Onunla tanıştım. El ele tutuştuk. Lokantadan çıktık. Ot yığınından bir yatak yaptık. Annem, Kozet ve ben o yatakta uyuduk. Sabah uyandık. Önümüzden bir at arabası geçiyordu. Onu durdurdum. Bindik. Yirmi frank istedi fakat yanımızda frank yoktu, lira vardı. Yirmi lira verdim. Lirayı görünce şaşırdı. Türkiye’den geldiğimizi söyledim. O zaman neden frank vermediğimi anladı. Bu durumu anlayışla karşılayıp arabaya binmemize izin verdi. Arabaya bindik. Kozet’in annesi belediye başkanının yanındaydı. Arabacıya belediye başkanının yanına gitmesini söyledim. Arabacı yola koyuldu. Bu sırada Kozet’le el ele tutuştum.<br />
<br />
Sabah olunca belediye başkanının yanına vardık kapıyı çaldık. Kapıyı bir adam açtı. Kim olduğumuzu söyledik. Fantin adlı bir kadının yanına gitmek istediğimizi söyledik. Adam bizi oraya götürdü. Kozet, annesini görünce çok sevindi. Annesine Kozet olduğunu söyledi. Annesi birden iyileşmiş gibi yanına koşup ona sarıldı. Kozet, lokantada kötü günler geçirdiğini anlattı. Annesi lokantada ona bakan Tenardiyelerin yanına gidip, onlara kızmak istedi. Üstünde olan değerli eşyaları sattı. Kazandığı parayla at arabasına binip yola çıktı. Yanında Kozet, ben ve annem vardı. <br />
<br />
Sabah at arabası mola verdi. Atlar otlanmaya başladı. Tenardiyelerin lokantasına yakındık. Annem, ben, Kozet ve annesiyle birlikte alışveriş yapmak için bakkala gittik. Kozet’le ben annelerimizden izin alıp etrafı gezmeye başladık. Bu sırada annelerimizden ve at arabasından uzaklaştığımızı ve Tenardiyelerin lokantasının önüne geldiğimizi farkında değildik. Tenardiyeler bizi hizmetçi yaptı. Elbiselerimizi kızlarına vermek istedi ama elbiselerimiz, kızlarına büyük geliyordu. Büyüyünce giyerler diye sakladı. Biz yırtık pırtık giysiler içindeydik. Bana bahçeyi süpürmemi, Kozet’e bulaşıkları yıkamasını söyledi. Bulaşık yıkarken leğeni devirdi. Su döküldü. Bayan Tenardiye yanına geldi. Elindeki tahta sopayla ona vurmaya başladı. Kozet de ağlamaya başladı. Kozet’i ‘’Ağlama, kes sesini!’’ diye azarlıyordu. En sonunda Kozet’i odasına kilitledi. Ben de bu sırada olanları izliyordum.<br />
<br />
Annelerimiz bizi bulamayınca telaşla aramaya başladılar. Annem ’’Belki Tenardiyeler yakalamış olabilir’’ dedi. Tenardiyelerin lokantasına girdiler. Bahçede beni, mutfakta Kozet’i gördüler. Bayan Tenardiye’yi azarlayıp, elbiselerimizi geri aldılar. Lokantadan çıktılar. Kozet, Türkiye’nin nasıl bir yer olduğunu merak ediyormuş. Türkiye’ye gelebileceğini söyledim. Çok mutlu oldu. Annem, ben, Kozet ve annesi at arabasıyla Türkiye’ye varmak üzere yola koyulduk. Yolda bir mahkûm gördük. Askerler onun peşindeydiler. Bu belediye başkanıydı. Meğer Janvaljan adlı bir mahkûmmuş. Askerler onu tanımasın diye adını değiştirmiş. Kozet’le ben mahkûmdan çok korktuk. Annelerimizin elini tuttuk. Mahkûm sol yöne gitti, bindiğimiz at arabası da sağ yöne gitti. Korkumuz gitti. El ele tutuştuk, çok mutluyduk, şarkı söylemeye başladık: ‘’Türkiye’ye gidiyoruz, çok mutluyuz. Çiçeklerin arasında dolaşıp dururuz. Kuşların cıvıltılarını dinleriz. Biz sevinçliyiz. Lay lay lay lay lay!’’<br />
<br />
Küçük Çırak<br />
<br />
Küçük çırak bir gün bahçeyi süpürüyormuş. Bir fare çıkagelmiş. Küçük çırak, fareden korkar ya? Başlamış kaçmaya. Fare de küçük çıraktan korkmuş, o da başlamış kaçmaya. Gelelim küçük çırağa, küçük çırak koşarken kovayı devirmiş, kovadaki su dökülmüş, un çuvalını düşürmüş, çorba kazanının üzerine ve yerlere un dökülmüş. Bunu gören ustası küçük çırağa çok kızmış:<br />
<br />
- Sen nasıl bir çıraksın? Her yeri mahvettin, çabuk şu kargaşayı topla!<br />
<br />
Küçük çırak üzüntüyle:<br />
<br />
- Peki, efendim, demiş. Almış eline süpürgeyi, başlamış unları süpürmeye, Bir taraftan da:<br />
<br />
- Lay lay lay lay lay lay lilaylom! Alırım elime süpürgeyi, süpürürüm yerleri. Koştum, koştum, coştum, coştum! Lay lay lay lay lay lay lilaylom, diye şarkı söylüyormuş. Şarkı söylerken ustası yine yanına gelmiş. Başlamış küçük çırağı azarlamaya:<br />
<br />
- Kes şu şarkıyı, kes! Senin yüzünden uyuyamıyorum! Nasıl bir şarkı bu böyle?<br />
<br />
Küçük çırak yanıt vermiş:<br />
<br />
- Bu şarkıyı ben uydurdum. En sevdiğim şarkılardan biridir.<br />
<br />
Ustası:<br />
<br />
- Saçma bir şarkı bu! Bu saçma şarkıyı sevmen hiç normal değil, demiş.<br />
<br />
- Küçük çırak biraz üzülmüş fakat üzüntüsünü belli etmemiş. İşine devam etmiş. İşi bitince dinlenmek için sandalyeye oturacakken ustası tekrar yanına gelmiş. Başlamış yine küçük çırağı azarlamaya:<br />
<br />
- Bu kadarı da yeter ama! Tembel çırak! İşini yapmıyorsun! Çık, git buradan! Bir daha da gelme!<br />
<br />
Zavallı küçük çırak ağlamaya başlamış. Ustası, küçük çırağın yırtık pırtık şalını küçük çırağın üzerine atmış. Kapıyı işaret ederek:<br />
<br />
- Şimdi çık git buradan, bir daha da gelme, diye küçük çırağa bağırmış.<br />
<br />
Küçük çırak gözyaşlarını silerek ve ustasının attığı yırtık pırtık şalını giyerek dışarı çıkmış. Çıplak ayaklarıyla buz gibi karlara basarak ilerlemeye başlamış. Rüzgârda yırtık pırtık elbisesi, saçları dalgalanıyormuş. Hizmetçi şapkasının üzeri hep kar olmuş. Bahçeden çıkmış. Biraz daha ilerleyince bir mağara görmüş. Biraz dinlenmek için mağaraya girmiş. Bir de ne görsün? Karşısında kocaman bir ayı duruyor! Ayı başlamış küçük çırağı kovalamaya. Küçük çırak, mağaradan çıkınca bir ağaç görmüş. Hemen ağaca tırmanmış. Ayı, bu durumu görünce küçük çırağı kovalamaktan vazgeçmiş. Küçük çırak korkudan ağaçtan inemiyormuş. Birdenbire soğuk, kuvvetli bir yel esmiş. Küçük çırak çok üşümüş. Hemen şalına bürünmüş. Biraz sonra soğuktan bayılmış. Bayıldığı için ağaçtan düşmüş.<br />
<br />
Kısa bir süre sonra ustası, bulgur almak için pazara giderken küçük çırağı görmüş. Küçük çırak hiç kıpırdamadan karların üzerinde yattığı için küçük çırağın öldüğünü zannetmiş. Telaşla küçük çırağın yanına koşmuş. Kalbini dinlemiş. Kalbi atıyormuş. Nefes alıp almadığına bakmış. Nefes alıyormuş. Çok sevinmiş:<br />
<br />
- Allah’ım sana şükürler olsun, demiş. Küçük çırağı almış. Odasına götürmüş. Yatağa yatırıp küçük çırağın üzerine yorgan örtmüş. Başında beklemeye başlamış. Kısa bir süre sonra küçük çırak uyanmış. Odasındaki yatakta olduğuna çok şaşırmış. Çünkü buradan kovulmuştu:<br />
<br />
- Benim burada olmamam lazım, çünkü ben kovulmuştum, demiş kısık bir sesle küçük çırak. Ustası:<br />
<br />
- Artık burada yaşayacaksın. Burası artık senin evin gibidir, demiş. </a><br />
O günden sonra küçük çırak ve ustası mutlu bir şekilde yaşamışlar[/url].</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yılmaz ÖZDİL'in bugünkü yazısı.]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=190</link>
			<pubDate>Fri, 20 Apr 2012 22:04:37 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=190</guid>
			<description><![CDATA[Yılmaz ÖZDİL'in köşesinde bugün yazdığı yazı bir anlamda Giresun ile de ilgili. <br />
Doktor - Yılmaz ÖZDİL <a href="http://bit.ly/IU4jAI" target="_blank">http://bit.ly/IU4jAI</a> <br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20382329.asp" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20382329.asp</a><br />
<hr />
Erdal Eren (25 Eylül 1964, Şebinkarahisar, Giresun - 13 Aralık 1980, Ankara), 12 Eylül Darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen ve asılarak idam edilen Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi. Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 tarihinde Milliyetçi Hareket Parti'li Bakan Cengiz Gökçek'in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürüldü.[1] Erdal Eren, Suner'in öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü düzenlenen gösteride gözaltına alınan 24 kişinin arasındaydı. Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkûm edildi. Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde infaz edildi.<br />
 <br />
Erdal idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan'a, "avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18'den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını"[2] [3]söyledi.<br />
 <br />
<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Erdal_Eren" target="_blank">http://tr.wikipedia.org/wiki/Erdal_Eren</a> <br />
Ağabeyi Erkan Eren, Erdal'ın Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu kaldığı dönemde gördüğü ağır işkencenin izlerine tanık olduğunu dile getirdi.[4] Erdal'ın idam edildiği tarihte yaşının 18'den küçük olduğunu belirten Erkan Eren, infazı radyodan öğrendiklerini ve Erdal'ın kimsesizler mezarına gömülmek istendiğini söyledi.[4]<br />
 <br />
Ayrıca dönemin bir numaralı adamı Kenan Evren'in "asmayalım da besleyelim mi?" sözü Erdal Eren'e sarf edilmek maksadı ile ağızdan çıkmış sonrasında ise binlerce insana mâl edilmiştir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yılmaz ÖZDİL'in köşesinde bugün yazdığı yazı bir anlamda Giresun ile de ilgili. <br />
Doktor - Yılmaz ÖZDİL <a href="http://bit.ly/IU4jAI" target="_blank">http://bit.ly/IU4jAI</a> <br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20382329.asp" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20382329.asp</a><br />
<hr />
Erdal Eren (25 Eylül 1964, Şebinkarahisar, Giresun - 13 Aralık 1980, Ankara), 12 Eylül Darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen ve asılarak idam edilen Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi. Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 tarihinde Milliyetçi Hareket Parti'li Bakan Cengiz Gökçek'in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürüldü.[1] Erdal Eren, Suner'in öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü düzenlenen gösteride gözaltına alınan 24 kişinin arasındaydı. Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkûm edildi. Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde infaz edildi.<br />
 <br />
Erdal idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan'a, "avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18'den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını"[2] [3]söyledi.<br />
 <br />
<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Erdal_Eren" target="_blank">http://tr.wikipedia.org/wiki/Erdal_Eren</a> <br />
Ağabeyi Erkan Eren, Erdal'ın Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu kaldığı dönemde gördüğü ağır işkencenin izlerine tanık olduğunu dile getirdi.[4] Erdal'ın idam edildiği tarihte yaşının 18'den küçük olduğunu belirten Erkan Eren, infazı radyodan öğrendiklerini ve Erdal'ın kimsesizler mezarına gömülmek istendiğini söyledi.[4]<br />
 <br />
Ayrıca dönemin bir numaralı adamı Kenan Evren'in "asmayalım da besleyelim mi?" sözü Erdal Eren'e sarf edilmek maksadı ile ağızdan çıkmış sonrasında ise binlerce insana mâl edilmiştir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Deplasman Rehberi]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=189</link>
			<pubDate>Wed, 18 Apr 2012 22:52:06 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=189</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba, yeni bir web sitesi hazırlıyoruz. Süper Lig takımlarından, TFF 1.Lig, Spor Toto 2.Lig ve Spor Toto 3.Lig takımlarının da dahil olduğu. Taraftarın deplasman rehberi niteliğinde bir web sitesi oluşturuyoruz.<br />
<br />
Sizde takımınızla ilgili bilgileri bizimle paylaşabilir, bize takımınızın stadyumu / bilgileri / tarafları gibi konularda yardımcı olursanız çok memnun oluruz. Hem de takımınızın / şehrinizin tanıtımını en iyi şekilde yapmış oluruz.<br />
<br />
Teşekkürler.<br />
<br />
<a href="http://www.deplasmanrehberi.com" target="_blank">http://www.deplasmanrehberi.com</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba, yeni bir web sitesi hazırlıyoruz. Süper Lig takımlarından, TFF 1.Lig, Spor Toto 2.Lig ve Spor Toto 3.Lig takımlarının da dahil olduğu. Taraftarın deplasman rehberi niteliğinde bir web sitesi oluşturuyoruz.<br />
<br />
Sizde takımınızla ilgili bilgileri bizimle paylaşabilir, bize takımınızın stadyumu / bilgileri / tarafları gibi konularda yardımcı olursanız çok memnun oluruz. Hem de takımınızın / şehrinizin tanıtımını en iyi şekilde yapmış oluruz.<br />
<br />
Teşekkürler.<br />
<br />
<a href="http://www.deplasmanrehberi.com" target="_blank">http://www.deplasmanrehberi.com</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Giresunsporumuz-Karşıyaka]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=188</link>
			<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 10:42:41 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=188</guid>
			<description><![CDATA[22-04-2012<br />
<br />
Yer :  Giresun Atatürk Stadı<br />
<br />
Saat:14:00<br />
<br />
Bucaspor maçının başlığını ben açmıştım..Umarım yine uğurlu gelir..<br />
<br />
Akbabalara inat koy giresunum..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[22-04-2012<br />
<br />
Yer :  Giresun Atatürk Stadı<br />
<br />
Saat:14:00<br />
<br />
Bucaspor maçının başlığını ben açmıştım..Umarım yine uğurlu gelir..<br />
<br />
Akbabalara inat koy giresunum..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eren Tozlu gidiyor mu?]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=186</link>
			<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 12:30:55 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=186</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://spor.milliyet.com.tr/iste-g-saray-in-ilk-transferi/spor/spordetay/13.04.2012/1527771/default.htm" target="_blank">http://spor.milliyet.com.tr/iste-g-saray...efault.htm</a> <br />
<br />
Süper Final'e puan avantajıyla ilk sırada başlayacak olan sarı-kırmızılı takım, bir yandan da gelecek yılın planlarını yapıyor..<br />
 <br />
Kadroya katılması planlanan oyunculardan biri de TFF 1. Lig takımlarından Giresunspor'un 21 yaşındaki forvet futbolcusu Eren Tozlu..<br />
 <br />
Hürriyet'in haberine göre; 1990 doğumlu oyuncunun transferi için söz kesildi, transfer döneminin başlamasıyla imzalar atılacak. Eren Tozlu, bu sezon Giresunspor formasını 28 kez giyip 10 gol attı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://spor.milliyet.com.tr/iste-g-saray-in-ilk-transferi/spor/spordetay/13.04.2012/1527771/default.htm" target="_blank">http://spor.milliyet.com.tr/iste-g-saray...efault.htm</a> <br />
<br />
Süper Final'e puan avantajıyla ilk sırada başlayacak olan sarı-kırmızılı takım, bir yandan da gelecek yılın planlarını yapıyor..<br />
 <br />
Kadroya katılması planlanan oyunculardan biri de TFF 1. Lig takımlarından Giresunspor'un 21 yaşındaki forvet futbolcusu Eren Tozlu..<br />
 <br />
Hürriyet'in haberine göre; 1990 doğumlu oyuncunun transferi için söz kesildi, transfer döneminin başlamasıyla imzalar atılacak. Eren Tozlu, bu sezon Giresunspor formasını 28 kez giyip 10 gol attı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Üniversite’den Giresunspor’a Büyük Destek]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=184</link>
			<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 07:50:48 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=184</guid>
			<description><![CDATA[Eğitim programına Giresun Üniversitesi öğretim üyeleri,Yrd. Doç. Dr. Beytullah Dönmez, Yrd. Doç.Dr. Ümit Şengül, Yrd. Doç. Dr. Kürşad Han Dönmez, Yrd. Doç. Dr. Halil Çolak ve Yrd. Doç. Dr. Şevki Kolukısa’nın yanı sıra Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Güngör, Futbol İl Temsilcisi Sinan Işık, teknik direktör Aziz Ergun katıldı.<br />
<img src="http://www.haber-giresun.com/2011/2012/04/giresun_universitesinden_giresunspora_destek.jpg" border="0" alt="[Resim: giresun_universitesinden_giresunspora_destek.jpg]" /><br />
<br />
Yrd. Doç Dr. Beytullah Dönmez sporcu gençlere “Eğitim, Gençlik ve Spor” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Dönmez, “Düşünme çok önemli bir unsurdur. Hareket yeteneğini kaybedersek doğal güzelliğe aykırı davranmış oluruz. Bilinçli hareketler sporun özünü ifade etmektedir. Eğitim, insanın en temel özelliği sosyal, kültürel ve biyolojik bir varlıktır. Takımdaki işbirlikçiğin yanı sıra öğrenme ve araştırma yeteneği kazandırır” dedi.<br />
<br />
Giresun Üniversitesi ve Giresunspor Kulübü işbirliği ile hazırlanan Özkaynak oluşturma Eğitim Çalışması’ 18 Nisan Çarşamba günü saat 14.00′te Yrd. Doç. Dr. Beytullah Dönmez’in yapacağı “Eğitim, Gençlik ve Spor” konulu sunumlarla devam edecek<br />
<br />
Kaynak: <a href="http://www.haber-giresun.com/universiteden-giresunspora-buyuk-destek/-4487-haberi" target="_blank">giresunspor destek</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eğitim programına Giresun Üniversitesi öğretim üyeleri,Yrd. Doç. Dr. Beytullah Dönmez, Yrd. Doç.Dr. Ümit Şengül, Yrd. Doç. Dr. Kürşad Han Dönmez, Yrd. Doç. Dr. Halil Çolak ve Yrd. Doç. Dr. Şevki Kolukısa’nın yanı sıra Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Güngör, Futbol İl Temsilcisi Sinan Işık, teknik direktör Aziz Ergun katıldı.<br />
<img src="http://www.haber-giresun.com/2011/2012/04/giresun_universitesinden_giresunspora_destek.jpg" border="0" alt="[Resim: giresun_universitesinden_giresunspora_destek.jpg]" /><br />
<br />
Yrd. Doç Dr. Beytullah Dönmez sporcu gençlere “Eğitim, Gençlik ve Spor” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Dönmez, “Düşünme çok önemli bir unsurdur. Hareket yeteneğini kaybedersek doğal güzelliğe aykırı davranmış oluruz. Bilinçli hareketler sporun özünü ifade etmektedir. Eğitim, insanın en temel özelliği sosyal, kültürel ve biyolojik bir varlıktır. Takımdaki işbirlikçiğin yanı sıra öğrenme ve araştırma yeteneği kazandırır” dedi.<br />
<br />
Giresun Üniversitesi ve Giresunspor Kulübü işbirliği ile hazırlanan Özkaynak oluşturma Eğitim Çalışması’ 18 Nisan Çarşamba günü saat 14.00′te Yrd. Doç. Dr. Beytullah Dönmez’in yapacağı “Eğitim, Gençlik ve Spor” konulu sunumlarla devam edecek<br />
<br />
Kaynak: <a href="http://www.haber-giresun.com/universiteden-giresunspora-buyuk-destek/-4487-haberi" target="_blank">giresunspor destek</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kırkbir Kere Maşallah (Bana)!]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=183</link>
			<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 21:00:19 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=183</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #006400;">[b][b]<span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Courier;">Kırkbir Kere Maşallah (Bana)! <br />
<br />
<br />
<br />
Nasip olursa Nisan'ın yirmisinde kırkımı devireceğim.<br />
<br />
Az bir zaman kaldı.<br />
<br />
Kırkbir kere maşallah diyecekler artık bana.<br />
<br />
Dile kolay değil kırk yılı devirmek.<br />
<br />
Tepeden inmeye başladık.<br />
<br />
Ama ne inme?<br />
<br />
Hızlı hızlı.<br />
<br />
Arkaya dönüp bakıyorsun bu kırk yıl nasıl geçti diye.<br />
<br />
Belki dolu dolu geçti ama anlatmaya kalksan kırk yılı kırk dakikada anlatırsın.<br />
<br />
Önemli olan kırk yılın dolu dolu geçmesi değil hakkıyla geçmesi.<br />
<br />
Rabbimin verdiği bu ömrü acaba O’nun dediği gibi mi geçirdim yoksa O’nun emrinin dışında mı geçirdim?<br />
<br />
O bize bir ömür vermiş.<br />
<br />
Kimine kırk yıldan fazla, kimine de kırk günden az.<br />
<br />
Kimse bilmiyor ölüm anını.<br />
<br />
O ne bir saniye ileri, ne de geri.<br />
<br />
Tam vaktinde gelecek Azrail a.s. ve bizi buradan alıp götürecek.<br />
<br />
İşte sorgu, suale en güzel cevapları verebilmek için Rabbimizin bize bahşettiği bu ömrü en akıllı şekilde kullanabilmektir tek gayemiz.<br />
<br />
Evet, geçti kırk yıl.<br />
<br />
Bebektim, çocuktum, gençtim ve şimdi olgunluğun zirvesine ve daha da ömrüm olursa ihtiyarlığa doğru gidiyorum.<br />
<br />
Bu zaman zarfında;<br />
<br />
Nice dostlarım oldu, elbet düşmanlarım da.<br />
<br />
Nice aşklarım oldu, nice de acılarım.<br />
<br />
Kimi zaman güldüm, kimi zaman hüzünlendim.<br />
<br />
Kimi zaman dertlerle boğuştum, kimi zaman da zevklere gark oldum.<br />
<br />
Ölümü tatmadım ama ölüm acısını sinemde hissettim bazı zamanlar.<br />
<br />
Sevdiklerim göç etti gitti bu diyardan, hiç arkasına bakmadan.<br />
<br />
Oradan bize haber gönder(e)mediler.<br />
<br />
Biz de onların yanına varacağız elbet.<br />
<br />
Belki yarın, belki yarından da yakın bir zamanda.<br />
<br />
Giderken öbür tarafa ne alıp götüreceğiz ki?<br />
<br />
Koca bir hiç!<br />
<br />
Götürseydi Karunlar götürürdü, Sultan Süleymanlar götürürdü.<br />
<br />
Ama giderken bırakacağımız nice şeyler var.<br />
<br />
Ne güzel de ifade etmiş Rahmetli koca Milli Şairimiz Mehmed Akif;<br />
<br />
"Ölen insan mıdır, ondan kalacak şey: eseri;<br />
<br />
Bir eşek göçtü mü, ondan da nihayet: semeri"<br />
<br />
Evet, arkamızdan bir eserimiz olmalı bırakacak.<br />
<br />
Belki bir kitap, belki bir yapı, belki bir eşya, belki bir sadak-ı cariye, belki de en azından bir tebessüm.<br />
<br />
Hayırla yâd edilecek en ufak bir şey olmalı.<br />
<br />
Kitap yazamayız, hayır hasenat bırakamayız ama güzel ahlâkımızı dostlarımızın zihinlerine kazıyabiliriz.<br />
<br />
Onun için ne yapmalıyız?<br />
<br />
Kalp kırmamalıyız, gönülleri fethetmeliyiz.<br />
<br />
Sevmeliyiz Allah’ın rızasını kazanmak için tüm Allah’ı sevenleri.<br />
<br />
Küs kalmamalıyız şu birkaç günlük dünyada.<br />
<br />
Saygımızı ve saygınlığımızı yitirmemeliyiz.<br />
<br />
Vefasız olmamalıyız.<br />
<br />
Hele ki bizi büyüten anamıza, babamızla bizleri eğiten ve hayata yetiştiren hocalarımızı her zaman muhabbetle anmalıyız.<br />
<br />
Dürüst olmalıyız.<br />
<br />
Dik duruşumuzu sergilemeliyiz.<br />
<br />
Süklüm püklüm olmamalıyız batıl karşısında.<br />
<br />
Hakkın daima savunucusu olmalıyız.<br />
<br />
Kendi adamımız diye kimseyi kayırmamalı hak ile karar vermeli ve muamele etmeliyiz.<br />
<br />
Haksızlık yapanlara kesin tavrımızı göstermeliyiz.<br />
<br />
Korkak olmamalıyız.<br />
<br />
Dirayetli olmalıyız.<br />
<br />
Vakarlı durmalıyız ama asla kibirli olmamalıyız.<br />
<br />
Dışımız içimizin cilalı aynası olmalı.<br />
<br />
Riyakâr ve hain olmamalıyız.<br />
<br />
Bunlar bizim en güzel prensiplerimiz olmalı.<br />
<br />
Bu prensipler belki bu dünyada bırakabileceğimiz en büyük eserler.<br />
<br />
Eğer bu eserleri bırakamazsak bir merkebin bıraktığı semerden daha değersiz şeyler bırakmış oluruz.<br />
<br />
Evet…<br />
<br />
Dile kolay kırk yıl.<br />
<br />
Rabbim bundan sonra bana ve sizlere vereceği ömürleri dolu dolu ama hakkıyla geçirmeyi, Furkan sahibi olmayı, iz’an sahibi olmayı, hayırlı dostlarla yaşamayı nasip eylesin.[/</span></span></span>[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #006400;">[b][b]<span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Courier;">Kırkbir Kere Maşallah (Bana)! <br />
<br />
<br />
<br />
Nasip olursa Nisan'ın yirmisinde kırkımı devireceğim.<br />
<br />
Az bir zaman kaldı.<br />
<br />
Kırkbir kere maşallah diyecekler artık bana.<br />
<br />
Dile kolay değil kırk yılı devirmek.<br />
<br />
Tepeden inmeye başladık.<br />
<br />
Ama ne inme?<br />
<br />
Hızlı hızlı.<br />
<br />
Arkaya dönüp bakıyorsun bu kırk yıl nasıl geçti diye.<br />
<br />
Belki dolu dolu geçti ama anlatmaya kalksan kırk yılı kırk dakikada anlatırsın.<br />
<br />
Önemli olan kırk yılın dolu dolu geçmesi değil hakkıyla geçmesi.<br />
<br />
Rabbimin verdiği bu ömrü acaba O’nun dediği gibi mi geçirdim yoksa O’nun emrinin dışında mı geçirdim?<br />
<br />
O bize bir ömür vermiş.<br />
<br />
Kimine kırk yıldan fazla, kimine de kırk günden az.<br />
<br />
Kimse bilmiyor ölüm anını.<br />
<br />
O ne bir saniye ileri, ne de geri.<br />
<br />
Tam vaktinde gelecek Azrail a.s. ve bizi buradan alıp götürecek.<br />
<br />
İşte sorgu, suale en güzel cevapları verebilmek için Rabbimizin bize bahşettiği bu ömrü en akıllı şekilde kullanabilmektir tek gayemiz.<br />
<br />
Evet, geçti kırk yıl.<br />
<br />
Bebektim, çocuktum, gençtim ve şimdi olgunluğun zirvesine ve daha da ömrüm olursa ihtiyarlığa doğru gidiyorum.<br />
<br />
Bu zaman zarfında;<br />
<br />
Nice dostlarım oldu, elbet düşmanlarım da.<br />
<br />
Nice aşklarım oldu, nice de acılarım.<br />
<br />
Kimi zaman güldüm, kimi zaman hüzünlendim.<br />
<br />
Kimi zaman dertlerle boğuştum, kimi zaman da zevklere gark oldum.<br />
<br />
Ölümü tatmadım ama ölüm acısını sinemde hissettim bazı zamanlar.<br />
<br />
Sevdiklerim göç etti gitti bu diyardan, hiç arkasına bakmadan.<br />
<br />
Oradan bize haber gönder(e)mediler.<br />
<br />
Biz de onların yanına varacağız elbet.<br />
<br />
Belki yarın, belki yarından da yakın bir zamanda.<br />
<br />
Giderken öbür tarafa ne alıp götüreceğiz ki?<br />
<br />
Koca bir hiç!<br />
<br />
Götürseydi Karunlar götürürdü, Sultan Süleymanlar götürürdü.<br />
<br />
Ama giderken bırakacağımız nice şeyler var.<br />
<br />
Ne güzel de ifade etmiş Rahmetli koca Milli Şairimiz Mehmed Akif;<br />
<br />
"Ölen insan mıdır, ondan kalacak şey: eseri;<br />
<br />
Bir eşek göçtü mü, ondan da nihayet: semeri"<br />
<br />
Evet, arkamızdan bir eserimiz olmalı bırakacak.<br />
<br />
Belki bir kitap, belki bir yapı, belki bir eşya, belki bir sadak-ı cariye, belki de en azından bir tebessüm.<br />
<br />
Hayırla yâd edilecek en ufak bir şey olmalı.<br />
<br />
Kitap yazamayız, hayır hasenat bırakamayız ama güzel ahlâkımızı dostlarımızın zihinlerine kazıyabiliriz.<br />
<br />
Onun için ne yapmalıyız?<br />
<br />
Kalp kırmamalıyız, gönülleri fethetmeliyiz.<br />
<br />
Sevmeliyiz Allah’ın rızasını kazanmak için tüm Allah’ı sevenleri.<br />
<br />
Küs kalmamalıyız şu birkaç günlük dünyada.<br />
<br />
Saygımızı ve saygınlığımızı yitirmemeliyiz.<br />
<br />
Vefasız olmamalıyız.<br />
<br />
Hele ki bizi büyüten anamıza, babamızla bizleri eğiten ve hayata yetiştiren hocalarımızı her zaman muhabbetle anmalıyız.<br />
<br />
Dürüst olmalıyız.<br />
<br />
Dik duruşumuzu sergilemeliyiz.<br />
<br />
Süklüm püklüm olmamalıyız batıl karşısında.<br />
<br />
Hakkın daima savunucusu olmalıyız.<br />
<br />
Kendi adamımız diye kimseyi kayırmamalı hak ile karar vermeli ve muamele etmeliyiz.<br />
<br />
Haksızlık yapanlara kesin tavrımızı göstermeliyiz.<br />
<br />
Korkak olmamalıyız.<br />
<br />
Dirayetli olmalıyız.<br />
<br />
Vakarlı durmalıyız ama asla kibirli olmamalıyız.<br />
<br />
Dışımız içimizin cilalı aynası olmalı.<br />
<br />
Riyakâr ve hain olmamalıyız.<br />
<br />
Bunlar bizim en güzel prensiplerimiz olmalı.<br />
<br />
Bu prensipler belki bu dünyada bırakabileceğimiz en büyük eserler.<br />
<br />
Eğer bu eserleri bırakamazsak bir merkebin bıraktığı semerden daha değersiz şeyler bırakmış oluruz.<br />
<br />
Evet…<br />
<br />
Dile kolay kırk yıl.<br />
<br />
Rabbim bundan sonra bana ve sizlere vereceği ömürleri dolu dolu ama hakkıyla geçirmeyi, Furkan sahibi olmayı, iz’an sahibi olmayı, hayırlı dostlarla yaşamayı nasip eylesin.[/</span></span></span>[/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[30. hafta | Denizlispor - Giresunspor'muz]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=182</link>
			<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 12:39:54 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=182</guid>
			<description><![CDATA[Denizli Atatürk Stadın da maç 15 Nisan Pazar günü Saat 14.00'dedir. Taraftar olarak çıkarma yapmalıyız. Takıma güveniyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Denizli Atatürk Stadın da maç 15 Nisan Pazar günü Saat 14.00'dedir. Taraftar olarak çıkarma yapmalıyız. Takıma güveniyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[#44#Erdem Şen]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=180</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2012 19:53:04 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=180</guid>
			<description><![CDATA[Bugun ortasaha kusursuz top oynadı haftayada 11de olabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bugun ortasaha kusursuz top oynadı haftayada 11de olabilir.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>
