<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Giresunspor.Net - Herkes Sever Biz Taparız! - Medya Takip Merkezi]]></title>
		<link>http://www.giresunspor.net/forum/</link>
		<description><![CDATA[Giresunspor.Net - Herkes Sever Biz Taparız! - http://www.giresunspor.net/forum]]></description>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 09:45:53 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Yüksek rakamlı maç biletleri ve bahis ilişkileri]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1142</link>
			<pubDate>Sun, 05 Nov 2023 03:25:27 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=16">turkuaz_0628</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1142</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Halk TV’de<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> “Kayda Geçsin”</span> programında yeni bir dosyayı anlattım. Tuzlaspor Onursal Başkanı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b] Fevzi İlhanlı</span>[/b] yayına bağlandı ve sorularımızı yanıtladı. Sormaya devam edelim.</span></span><br />
</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tuzlaspor, TFF 1. Lig’de oynayan bir futbol kulübü. Kulüp Başkanı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Mehmet Berzan İlhanlı</span>[/b] gözüküyor ama onursal başkanı Fevzi İlhanlı. </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Konumuz aslında kaynağı belirsiz para ve hızlı zenginleşmeydi. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Gökhan Çıra</span>[/b] ve eski eşi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Selin Ciğerci</span>[/b] hakkında birtakım iddialar söz konusu oldu. Araştırmaya başladım. İddialardan birisi TFF 1. Lig’de oynayan bir kulüp ve ismi geçen kişilerden Gökhan Çıra arasındaki ticari bağdı. Diğeri ise kulüp başkanı İlhanlı’nın Bulgaristan’da bir sanal bahis sitesine hissedar olması. Hissedar olduğu iddia edilen bahis sitesinin adı Betsat. <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Bulgaristan”</span> ayrıntısını aklınızda tutmanızı rica edeceğim.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/101606054-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.11.28.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 101606054-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.11.28.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tuzlaspor maçında biletler konusunda ileri sürülen iddiayı inceledim. Passolig uygulamasından Tuzlaspor-Erzurumspor maçına bilet almaya çalıştım. Passolig ekranında misafir takım 5 bin TL, ev sahibi takım taraftarı için 4 bin TL olarak belirtiliyor. Biletlerin çok büyük bir kısmı satılmış durumdaydı. Ancak maçı izlediğimde tribünde 3-4 taraftarın maçı izlediğini gördüm. 4 bin TL’ye bilet alıp maça gelmeyen olur mu? </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/102139661-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-1.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 102139661-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-1.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tuzlaspor daha önce de Eyüpspor maçı ile ilgili bilet fiyatlarını 50 bin TL ile 17 bin TL yapmıştı ve basında yer almıştı. Durum yine aynı. Çoğu tribün bileti satılmıştı. İddia, satılmayan biletlerin satılmış gibi gösterilip TFF üzerinden legalleşmesi iddiasıydı. TFF bu konuda açıklama yaparak böyle bir durumun söz konusu olmadığını, TFF’nin bilet satışı ile ilgilenmediğini belirtti. Doğrudur. Passolig uygulamasını ihale eden ve denetleyen demek ki başka bir kurum var! </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/102152333-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-3.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 102152333-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-3.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tuzlaspor Başkanı İlhanlı misafir takıma uygulanan yüksek bilet fiyatını şöyle açıkladı: <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Bizim taraftarımız maddi "Lüften argo kelimeler kullanmayınız"ânları kısıtlı taraftarlar. Maçlarımızı Sancaktepe’de oynuyoruz. Taraftarımızı da götüremiyoruz. Misafir takımın taraftarı gelip baskı oluşturmasın diye bu kadar yüksek tuttuk.”</span> Anlaşılabilir bir açıklama. Peki, kendi taraftarınıza neden bileti 17 bin TL’ye satıyorsunuz? Diğer maçta ise 4 bin TL. Süper Lig’de bile hangi takım bu kadar pahalı bilet satar?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi ben iddialarımı bir kademe daha artırıyorum. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Fevzi İlhanlı’</span>[/b]nın Bulgaristan merkezli bir bahis sitesine hissedar olduğunu belirtmiştim. İlhanlı bunu yalanladı. Biraz daha ayrıntı sunalım. Bu sitenin adı Betsat. Sitenin altyapısı Curaco lisanslı. Bu lisans sahibi firma ise Poligon Entertainment adlı firma. Araştırınca gazeteci <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Seher Yaşayacak’</span>[/b]ın sosyal medyada verdiği bilgilere ulaştım. Aradım, verdiği bilgiler ulaştıklarımla bire bir örtüşüyor.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/102200880-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-4.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 102200880-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-4.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Poligon Entertainment adlı firmanın sahibinin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Osman Güneş Çizmeci</span>[/b] olduğu belirtilmiş. Malta, İspanya trafiğini sonraki yazılarda anlatacağım. Betsat adlı sitenin adresi Bulgaristan Sofiya.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">BULGARİSTAN’A ÇIKAN BAHİS</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi devam edelim...</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Keçiören-Tuzlaspor maçı. Tuzlaspor bu maçı 2-0 kazandı. Maçı izledim. Çekişmeli bir maç oldu. 90+5. dakikada Tuzlaspor attığı 2. gol ile maçı kazandı. Ne var bunda? Bence de bir şey yok. Ama bir tesadüf var.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Sanal bahis sitelerini taradım. Hangi maçlara ne bahisler oynanıyor diye.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/102211818-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 102211818-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tesadüf bu ya karşıma Keçiören-Tuzlaspor maçına oynanmış bir bahis düştü. Rus bahis sitesinde bahisi yapan kişi 475 bin TL yatırmış, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Tuzlaspor kazanır”</span> demiş. Bahis sitesinin oranı 1’e 10. Yani Tuzlaspor kazanırsa 1 lira yatırdığınız para karşılığında 10 lira kazanacaksınız. Maçı Tuzlaspor kazandığı için bahis oynayan da 4 milyon 750 bin TL kazanmış. Neden böyle yüksek bir oran verdiğine baktığımda ise meğer bahis oynayan kişi <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Tuzlaspor kazanır”</span> dememiş. Tuzlaspor <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“-1 handikap ile kazanır”</span> ihtimaline oynamış. Yani <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Tuzlaspor en az 2-0 kazanır”</span> bahsine girmiş. Büyük iddia oynamış ve kazanmış. Büyük bir parayı riske etmiş. Bilet numarası <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“42356063266”</span>, oynama saati 08.10/09.40. </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Acaba bu oynayan nereden oynamış diye baktım. IP adresinden oynanan yerin Bulgaristan Sofya olduğunu gördüm.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Sanal bahis, Bulgaristan... Sakın aklınıza kötü bir şey getirmeyin. Tesadüf bunlar. Zira sayın başkanı aradım sordum.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Yayımladıkları bir Excel tablosu var. Bence oradaki rakamlar yanlış. Mesela Erzurum maçı için satılan bilet 48, hasılat 8000 TL yazıyor. Passolig uygulamasında bilet 4000 TL’ydi. 48 bilet satılmış ise 192 bin hasılat olması lazım. Başkana sordum Passolig’den resmi tabloyu istemişler ve bana göndereceklerini söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Oynanan bahsi söyledim. <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Maçı izledin mi? Bizim futbolcumuza kırmızı kart gösterdiler”</span> dedi. Ben de kendisine <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Rakip takıma da iki tane kırmızı kart gösterildi”</span> dedim. </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Bana şunları söyledi:</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Murat Bey biz sınırlı bütçe ile ayakta durmaya çalışıyoruz. Futbolcularımızın ve çalışanlarımızın maaşlarını dahi veremiyoruz. Bu tür iddialar bize zarar veriyor. Son maçımızda 4. lig takımına öndeyken mağlup olduk. Futbolcular etkilendi. Şayet bir terslik varsa siz dahil MASAK, TFF hepsi bizleri incelesin, araştırsın, telefon kayıtlarına baksınlar. Ben ne yapabilirim daha başka. Bizim tribün gelirimiz resmi olarak niye satılamaz halde ben de bilmiyorum. Passolig’e soruyorum </span>‘Öyle bir durum yok’ <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">diyor. Ben 25 senedir ticaret yapıyorum. Tekstil sektöründeyim. Nakış makinesi ithal ettim. Paramı buradan kazandım. Leasing ve bankalarla çalıştım. Hepsi kontrol edilebilir. Size ulaşan iddialar asılsızdır. Gökhan Çıra da zaten 4 sezonda 10 defa filan oynadı. Oynadığı maç kadar para aldı. O da büyük paralar değil 50-60 bin gibi bir tutar. Onun da belgesini noter kanalı ile size gönderiyorum. Benim yanımdayken parasız bir adamdı. Nereden kazandı ben nereden bileyim.”</span></span></span><br />
<br />
</span></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Halk TV’de<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> “Kayda Geçsin”</span> programında yeni bir dosyayı anlattım. Tuzlaspor Onursal Başkanı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b] Fevzi İlhanlı</span>[/b] yayına bağlandı ve sorularımızı yanıtladı. Sormaya devam edelim.</span></span><br />
</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tuzlaspor, TFF 1. Lig’de oynayan bir futbol kulübü. Kulüp Başkanı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Mehmet Berzan İlhanlı</span>[/b] gözüküyor ama onursal başkanı Fevzi İlhanlı. </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Konumuz aslında kaynağı belirsiz para ve hızlı zenginleşmeydi. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Gökhan Çıra</span>[/b] ve eski eşi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Selin Ciğerci</span>[/b] hakkında birtakım iddialar söz konusu oldu. Araştırmaya başladım. İddialardan birisi TFF 1. Lig’de oynayan bir kulüp ve ismi geçen kişilerden Gökhan Çıra arasındaki ticari bağdı. Diğeri ise kulüp başkanı İlhanlı’nın Bulgaristan’da bir sanal bahis sitesine hissedar olması. Hissedar olduğu iddia edilen bahis sitesinin adı Betsat. <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Bulgaristan”</span> ayrıntısını aklınızda tutmanızı rica edeceğim.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/101606054-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.11.28.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 101606054-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.11.28.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tuzlaspor maçında biletler konusunda ileri sürülen iddiayı inceledim. Passolig uygulamasından Tuzlaspor-Erzurumspor maçına bilet almaya çalıştım. Passolig ekranında misafir takım 5 bin TL, ev sahibi takım taraftarı için 4 bin TL olarak belirtiliyor. Biletlerin çok büyük bir kısmı satılmış durumdaydı. Ancak maçı izlediğimde tribünde 3-4 taraftarın maçı izlediğini gördüm. 4 bin TL’ye bilet alıp maça gelmeyen olur mu? </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/102139661-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-1.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 102139661-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-1.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tuzlaspor daha önce de Eyüpspor maçı ile ilgili bilet fiyatlarını 50 bin TL ile 17 bin TL yapmıştı ve basında yer almıştı. Durum yine aynı. Çoğu tribün bileti satılmıştı. İddia, satılmayan biletlerin satılmış gibi gösterilip TFF üzerinden legalleşmesi iddiasıydı. TFF bu konuda açıklama yaparak böyle bir durumun söz konusu olmadığını, TFF’nin bilet satışı ile ilgilenmediğini belirtti. Doğrudur. Passolig uygulamasını ihale eden ve denetleyen demek ki başka bir kurum var! </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/102152333-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-3.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 102152333-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-3.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tuzlaspor Başkanı İlhanlı misafir takıma uygulanan yüksek bilet fiyatını şöyle açıkladı: <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Bizim taraftarımız maddi "Lüften argo kelimeler kullanmayınız"ânları kısıtlı taraftarlar. Maçlarımızı Sancaktepe’de oynuyoruz. Taraftarımızı da götüremiyoruz. Misafir takımın taraftarı gelip baskı oluşturmasın diye bu kadar yüksek tuttuk.”</span> Anlaşılabilir bir açıklama. Peki, kendi taraftarınıza neden bileti 17 bin TL’ye satıyorsunuz? Diğer maçta ise 4 bin TL. Süper Lig’de bile hangi takım bu kadar pahalı bilet satar?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi ben iddialarımı bir kademe daha artırıyorum. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Fevzi İlhanlı’</span>[/b]nın Bulgaristan merkezli bir bahis sitesine hissedar olduğunu belirtmiştim. İlhanlı bunu yalanladı. Biraz daha ayrıntı sunalım. Bu sitenin adı Betsat. Sitenin altyapısı Curaco lisanslı. Bu lisans sahibi firma ise Poligon Entertainment adlı firma. Araştırınca gazeteci <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Seher Yaşayacak’</span>[/b]ın sosyal medyada verdiği bilgilere ulaştım. Aradım, verdiği bilgiler ulaştıklarımla bire bir örtüşüyor.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/102200880-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-4.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 102200880-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22-4.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Poligon Entertainment adlı firmanın sahibinin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]Osman Güneş Çizmeci</span>[/b] olduğu belirtilmiş. Malta, İspanya trafiğini sonraki yazılarda anlatacağım. Betsat adlı sitenin adresi Bulgaristan Sofiya.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">BULGARİSTAN’A ÇIKAN BAHİS</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi devam edelim...</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Keçiören-Tuzlaspor maçı. Tuzlaspor bu maçı 2-0 kazandı. Maçı izledim. Çekişmeli bir maç oldu. 90+5. dakikada Tuzlaspor attığı 2. gol ile maçı kazandı. Ne var bunda? Bence de bir şey yok. Ama bir tesadüf var.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Sanal bahis sitelerini taradım. Hangi maçlara ne bahisler oynanıyor diye.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/11/4/102211818-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22.jpeg" loading="lazy"  alt="[Image: 102211818-whatsapp-image-2023-11-04-at-10.20.22.jpeg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Tesadüf bu ya karşıma Keçiören-Tuzlaspor maçına oynanmış bir bahis düştü. Rus bahis sitesinde bahisi yapan kişi 475 bin TL yatırmış, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Tuzlaspor kazanır”</span> demiş. Bahis sitesinin oranı 1’e 10. Yani Tuzlaspor kazanırsa 1 lira yatırdığınız para karşılığında 10 lira kazanacaksınız. Maçı Tuzlaspor kazandığı için bahis oynayan da 4 milyon 750 bin TL kazanmış. Neden böyle yüksek bir oran verdiğine baktığımda ise meğer bahis oynayan kişi <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Tuzlaspor kazanır”</span> dememiş. Tuzlaspor <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“-1 handikap ile kazanır”</span> ihtimaline oynamış. Yani <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Tuzlaspor en az 2-0 kazanır”</span> bahsine girmiş. Büyük iddia oynamış ve kazanmış. Büyük bir parayı riske etmiş. Bilet numarası <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“42356063266”</span>, oynama saati 08.10/09.40. </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Acaba bu oynayan nereden oynamış diye baktım. IP adresinden oynanan yerin Bulgaristan Sofya olduğunu gördüm.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Sanal bahis, Bulgaristan... Sakın aklınıza kötü bir şey getirmeyin. Tesadüf bunlar. Zira sayın başkanı aradım sordum.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Yayımladıkları bir Excel tablosu var. Bence oradaki rakamlar yanlış. Mesela Erzurum maçı için satılan bilet 48, hasılat 8000 TL yazıyor. Passolig uygulamasında bilet 4000 TL’ydi. 48 bilet satılmış ise 192 bin hasılat olması lazım. Başkana sordum Passolig’den resmi tabloyu istemişler ve bana göndereceklerini söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Oynanan bahsi söyledim. <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Maçı izledin mi? Bizim futbolcumuza kırmızı kart gösterdiler”</span> dedi. Ben de kendisine <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Rakip takıma da iki tane kırmızı kart gösterildi”</span> dedim. </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font">Bana şunları söyledi:</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Montserrat, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Murat Bey biz sınırlı bütçe ile ayakta durmaya çalışıyoruz. Futbolcularımızın ve çalışanlarımızın maaşlarını dahi veremiyoruz. Bu tür iddialar bize zarar veriyor. Son maçımızda 4. lig takımına öndeyken mağlup olduk. Futbolcular etkilendi. Şayet bir terslik varsa siz dahil MASAK, TFF hepsi bizleri incelesin, araştırsın, telefon kayıtlarına baksınlar. Ben ne yapabilirim daha başka. Bizim tribün gelirimiz resmi olarak niye satılamaz halde ben de bilmiyorum. Passolig’e soruyorum </span>‘Öyle bir durum yok’ <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">diyor. Ben 25 senedir ticaret yapıyorum. Tekstil sektöründeyim. Nakış makinesi ithal ettim. Paramı buradan kazandım. Leasing ve bankalarla çalıştım. Hepsi kontrol edilebilir. Size ulaşan iddialar asılsızdır. Gökhan Çıra da zaten 4 sezonda 10 defa filan oynadı. Oynadığı maç kadar para aldı. O da büyük paralar değil 50-60 bin gibi bir tutar. Onun da belgesini noter kanalı ile size gönderiyorum. Benim yanımdayken parasız bir adamdı. Nereden kazandı ben nereden bileyim.”</span></span></span><br />
<br />
</span></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Futbol Savaşı / Honduras - El Salvador]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1088</link>
			<pubDate>Wed, 26 Oct 2022 21:09:12 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=291">mvsr</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1088</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">Futbol Savaşı</span></span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">1970 FIFA Dünya Kupası Elemlerinde</span></span><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #202122;" class="mycode_color"> karşılaşan iki komşu ülke El Salvador</span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> ve Honduras</span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> arasındaki üçüncü maç sonrası çıkan ve 100 saat süren savaş, dünya literatürüne 'Futbol savaşı' olarak geçmişti. Bilançosu 2,100 ölü ve 10 binden fazla yaralı olan bu savaş, araya giren Amerikan Devletleri Örgütü</span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">'nün müdahalesiyle son bulmuştu.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Savaşın Nedenleri</span>;<br />
<br />
<span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #202122;" class="mycode_color">Orta Amerika'nın yüzölçümü bakımından en küçük ülkesi olan El Salvador</span><span style="color: #202122;" class="mycode_color">, kilometrekare başına 160 kişiyle tüm Amerika Kıtası'nın en yoğun nüfusuna sahipti. Bir tarım ülkesi olan El Salvador'da toprak ağaları</span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"> yüzünden köylülerin üçte ikisinin hiç toprağı yoktu. Bu topraksız köylüler, Honduras</span><span style="color: #202122;" class="mycode_color">'ın El Salvador'a göre altı kat daha büyük ve %50 daha az nüfusa sahip olmasından ötürü Honduras'a göç etmekteydiler. Salvadorlular, Honduras'ta yeni yerleşim bölgeleri kurup yaklaşık 300 bin nüfusa ulaşmışlardı. 1960'larda Honduras Devlet Başkanı Oswaldo Lopez Arellano</span><span style="color: #202122;" class="mycode_color">'nun ülke ekonomisindeki kötü gidişten Honduras'taki El Salvadorlu göçmenleri sorumlu tutan açıklamaları ve çözüm önerisi olarak Salvadorluların yerleştiği toprakları Honduraslı köylülere dağıtmayı içeren bir toprak reformunu dile getirmeye başlayınca Salvadorlular ile Honduraslılar arasındaki ilişkiler iyice gerginleşti. Bu gerginlik komşu iki ülkenin hükümetlerine de yayıldı. İki ülke medyası diğer taraf aleyhine sürekli kışkırtıcı bir propaganda halindeydi.</span></span><br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">Bu gergin dönem sürerken 1969'da yaklaşan FIFA Dünya Kupası finallerine katılabilmek için El Salvador ile Honduras ilk maçı 8 Haziran 1969'da Honduras'ta oynadılar. Fanatik Honduraslı taraftarların maçtan önceki gece çıkardıkları gürültülerle uyumalarına izin vermediği El Salvador millî futbol takımı maçı 1-0 kaybetti.</span></span><br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">Bu olay üzerine, iki ülke arasındaki gergin olan ilişkiler daha da gerildi. 15 Haziran 1969'daki rövanş maçındaysa aynı tarife Honduras millî futbol takımına uygulandı. Ölen kızın posterleri ellerinde taşı"Lüften argo kelimeler kullanmayınız" sahaya giren El Salvadorlular, maçı 3-0'lık skorla kazanıp 1970 FIFA Dünya Kupası'na katılmak için avantaj yakaladılar. Ancak, Honduraslı futbolcular da El Salvador ordusu yardımıyla ülkeyi terk ettikten sonra iki ülke arasında 27 Haziran 1969'da kimin Dünya Kupasına gideceğini belirleyecek olan play-off maçı oynandı ve Meksika'da tarafsız sahada yapılan maçı El Salvador, uzatmalarda bulduğu golle 3-2 kazandı. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte iki ülke arasındaki olaylar artarak devam etti ve 14 Temmuz 1969'da resmen savaş çıktı. "Futbol Savaşı" adı verilen bu savaş yaklaşık 100 saat sürdü.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Savaşın Sonuçları;</span><br />
<br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">İki komşu ülke arasında 20 Temmuz'da ateşkes sağlanmış, El Salvador birlikleri de Ağustos başında Honduras'tan çekilmişti. Kimsenin kazanmadığı, bir anlamda berabere biten savaş neticesinde Salvadorlu köylülerin bir kısmı yurtlarına dönmek zorunda bırakılırken, bir kısmı Honduras'ta kaldı. Dönenler, hiç de hoş karşılanmadı ve 10 yıl sonra El Salvador, tekrar bir kaosa sürüklenerek 11 yıl süren bir iç savaşa</span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> sahne oldu. Honduras ise ülkesindeki El Salvadorluları sınırdışı ettiği için daha sonra batı komşusuna tazminat ödemek zorunda kaldı. Honduras ile El Salvador devlet başkanlarının buluşup el sıkışması ise 2006 yılından önce gerçekleşmedi.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">Kaynak:Goal.com</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">Futbol Savaşı</span></span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">1970 FIFA Dünya Kupası Elemlerinde</span></span><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #202122;" class="mycode_color"> karşılaşan iki komşu ülke El Salvador</span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> ve Honduras</span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> arasındaki üçüncü maç sonrası çıkan ve 100 saat süren savaş, dünya literatürüne 'Futbol savaşı' olarak geçmişti. Bilançosu 2,100 ölü ve 10 binden fazla yaralı olan bu savaş, araya giren Amerikan Devletleri Örgütü</span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">'nün müdahalesiyle son bulmuştu.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Savaşın Nedenleri</span>;<br />
<br />
<span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #202122;" class="mycode_color">Orta Amerika'nın yüzölçümü bakımından en küçük ülkesi olan El Salvador</span><span style="color: #202122;" class="mycode_color">, kilometrekare başına 160 kişiyle tüm Amerika Kıtası'nın en yoğun nüfusuna sahipti. Bir tarım ülkesi olan El Salvador'da toprak ağaları</span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"> yüzünden köylülerin üçte ikisinin hiç toprağı yoktu. Bu topraksız köylüler, Honduras</span><span style="color: #202122;" class="mycode_color">'ın El Salvador'a göre altı kat daha büyük ve %50 daha az nüfusa sahip olmasından ötürü Honduras'a göç etmekteydiler. Salvadorlular, Honduras'ta yeni yerleşim bölgeleri kurup yaklaşık 300 bin nüfusa ulaşmışlardı. 1960'larda Honduras Devlet Başkanı Oswaldo Lopez Arellano</span><span style="color: #202122;" class="mycode_color">'nun ülke ekonomisindeki kötü gidişten Honduras'taki El Salvadorlu göçmenleri sorumlu tutan açıklamaları ve çözüm önerisi olarak Salvadorluların yerleştiği toprakları Honduraslı köylülere dağıtmayı içeren bir toprak reformunu dile getirmeye başlayınca Salvadorlular ile Honduraslılar arasındaki ilişkiler iyice gerginleşti. Bu gerginlik komşu iki ülkenin hükümetlerine de yayıldı. İki ülke medyası diğer taraf aleyhine sürekli kışkırtıcı bir propaganda halindeydi.</span></span><br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">Bu gergin dönem sürerken 1969'da yaklaşan FIFA Dünya Kupası finallerine katılabilmek için El Salvador ile Honduras ilk maçı 8 Haziran 1969'da Honduras'ta oynadılar. Fanatik Honduraslı taraftarların maçtan önceki gece çıkardıkları gürültülerle uyumalarına izin vermediği El Salvador millî futbol takımı maçı 1-0 kaybetti.</span></span><br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">Bu olay üzerine, iki ülke arasındaki gergin olan ilişkiler daha da gerildi. 15 Haziran 1969'daki rövanş maçındaysa aynı tarife Honduras millî futbol takımına uygulandı. Ölen kızın posterleri ellerinde taşı"Lüften argo kelimeler kullanmayınız" sahaya giren El Salvadorlular, maçı 3-0'lık skorla kazanıp 1970 FIFA Dünya Kupası'na katılmak için avantaj yakaladılar. Ancak, Honduraslı futbolcular da El Salvador ordusu yardımıyla ülkeyi terk ettikten sonra iki ülke arasında 27 Haziran 1969'da kimin Dünya Kupasına gideceğini belirleyecek olan play-off maçı oynandı ve Meksika'da tarafsız sahada yapılan maçı El Salvador, uzatmalarda bulduğu golle 3-2 kazandı. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte iki ülke arasındaki olaylar artarak devam etti ve 14 Temmuz 1969'da resmen savaş çıktı. "Futbol Savaşı" adı verilen bu savaş yaklaşık 100 saat sürdü.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Savaşın Sonuçları;</span><br />
<br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">İki komşu ülke arasında 20 Temmuz'da ateşkes sağlanmış, El Salvador birlikleri de Ağustos başında Honduras'tan çekilmişti. Kimsenin kazanmadığı, bir anlamda berabere biten savaş neticesinde Salvadorlu köylülerin bir kısmı yurtlarına dönmek zorunda bırakılırken, bir kısmı Honduras'ta kaldı. Dönenler, hiç de hoş karşılanmadı ve 10 yıl sonra El Salvador, tekrar bir kaosa sürüklenerek 11 yıl süren bir iç savaşa</span></span><span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font"> sahne oldu. Honduras ise ülkesindeki El Salvadorluları sınırdışı ettiği için daha sonra batı komşusuna tazminat ödemek zorunda kaldı. Honduras ile El Salvador devlet başkanlarının buluşup el sıkışması ise 2006 yılından önce gerçekleşmedi.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #202122;" class="mycode_color"><span style="font-family: sans-serif;" class="mycode_font">Kaynak:Goal.com</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çizmenin Yeni Parlayan Yıldızı: Atalanta BC]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1002</link>
			<pubDate>Sun, 30 May 2021 17:14:53 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1002</guid>
			<description><![CDATA[İtalyan futbolunda son dönemdeki dikkat çeken performansıyla bir kulüp göze çarpıyor: Atalanta Bergamasca Calcio. İtalya’nın ekonomik gelişmişlik düzeyi en yüksek bölgelerinin başında gelen Lombardiya bölgesi takımı bu köklü kulüp 1907 yılında ünlü Milano’nun yanı başındaki Bergamo şehrinde bulunan ve kökü 1500’lü yıllara dayanan bir lisede 5 arkadaş tarafından kuruldu. Siyah mavili kulüp adını Yunan mitolojisinin atletik ve avcı kadın kahramanından alıyor. <br />
<br />
<img src="https://www.legaseriea.it/uploads/default/attachments/squadre/squadre_m/3/images/logo/810/original/loghi_400x400_0018_atalanta.png" loading="lazy"  alt="[Image: loghi_400x400_0018_atalanta.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Ülkedeki en üst lig organizasyonu olan Serie A’da ilk defa 1937 yılında yani kuruluşundan epey sonra mücadele eden Atalanta, 90’ların ikinci yarısı ve 2000’lerin başlarında Serie A ile Serie B arasında gelgitler yaşasa da 2011-12 sezonundan bu yana kesintisiz olarak Serie A’da yoluna devam ediyor. 1’er adet Serie C ve Serie B şampiyonlukları ile 1963’de kazandığı İtalya Kupası dışında kulübün herhangi bir kupa kazanma başarısı yok. Ancak son 3 sezonda iki kez İtalya Kupası’nı finalde kaybettiler.<br />
<br />
Atalanta 11 yıldır aynı başkanla ve son 5 sezondur aynı teknik direktörle yoluna devam ediyor. Belki de bu istikrarlı yapı nihayetinde son yıllardaki başarının ortaya çıkmasının temelini oluşturuyor. Oldukça güçlü bir altyapı organizasyonuna da sahip olan kulüp CIES (International Centre for Sports Studies) tarafından 2014 yılında yapılan bir araştırma çalışmasına göre altyapısından yetiştirdiği futbolculardan Avrupa’nın 5 büyük liginde forma giyen futbolcu sayısına göre dünyada sekizinci kulüp olarak gösterildi. Altyapı konusunda yürütülen Futbol Akademisi Projesi ülke geneline yayılmış bir işbirliği organizasyonu ve irili ufaklı, kimisi amatör düzeyde de olsa 87 kulüp projeye dahil olmuş durumda. Ayrıca küçük yaş gruplarına yönelik yaz kampları ile eğitim faaliyetleri de kulübün örnek alınmaya değer organizasyonlarından diğerleri... <br />
<br />
<img src="https://4.bp.blogspot.com/-kJFGPwWbkyk/Uo3xjTw1W3I/AAAAAAAAHEU/B6gaRsWNHrc/s1600/atalanta+centro+sportivo+bortolotti.jpg" loading="lazy"  alt="[Image: atalanta+centro+sportivo+bortolotti.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Serie A’nın gediklisi olsa da geçmişte daha ziyade orta sıraların takımı olan, son 3 sezondur ise üst sıralara oynamaya başlayan ve Serie A’nın en fazla gol atan takımı olmayı başaran Atalanta BC, CIES (International Centre for Sports Studies) verilerine göre 2020-21 sezonunda Avrupa’nın en büyük 5 liginde rakip kaleye isabetli şut istatistiğinde birinci olurken, üçüncü bölgede pas istatistiğinde ise Barcelona ve Manchester City’nin ardından üçüncü sırada yer aldı. Atalanta BC, Şampiyonlar Ligi’ne ilk defa 2019-20 sezonunda katıldı ve çeyrek finali gördü, 2020-21 sezonunda ise gruptan çıktı ancak son 16 turunda elendi, 2021-22 sezonunda da yine Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek. <span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Son 2 transfer döneminde oyuncu satışlarından elde ettiği gelirlerle de dikkat çeken Atalanta BC, 2019-20 ve 2020-21 sezonlarında toplam yaklaşık €120M transfer harcaması yaparken, €168M’luk satış gerçekleştirdi. Bir yandan Juventus, Milan, Roma gibi ligdeki rakiplerine oyuncu gönderirken diğer taraftan da aynı rakipleriyle başa baş mücadelesini sürdürüyor. </span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.trtspor.com.tr/resimler/346000/346587.jpg" loading="lazy"  alt="[Image: 346587.jpg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<br />
2010 yılından beri kulüp başkanlığını yürüten başarılı iş insanı Antonio Percassi futbolculuk kariyeri çok kısa sürmüş olsa da Atalanta'nın formasını giymiş bir isim. 2016-17 sezonunun başında görev başına getirdiği İtalyan teknik adam Gian Piero Gasperini’nin ise daha önceki teknik direktörlük kariyerinde önemli bir başarısı bulunmuyor. Çok kısa süren Inter macerası dışında üst sıralara oynayan takımlarda görev almayan ve Crotone, Genoa ve Palermo takımlarını çalıştırmış bir isim olsa da özgün oyun felsefesiyle dikkat çekiyor. Öyleki Mourinho'nun <span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Inter'i çalıştırdığı dönemde Genoa'da görev yaparken </span></span></span>övgüsünü almış, Inter'den ayrılmasından kısa bir süre sonra Guardiola tarafından Barcelona'ya davet edilmiş bir isim. Bugün dünya genelinde çoğunlukla tercih edilen klasik diziliş düzeninin aksine Gasperini’nin Atalantası turnuva ve rakip farkı gözetmeksizin 3-4-2-1 düzenini benimsiyor. Pek tabii ki bu diziliş zaman zaman 3-5-2 ya da 3-4-1-2'ye de evrilebiliyor. Gasperi'nin taktik anlayışına yönelik Youtube'da da çok sayıda analiz videosu bulunuyor. Tüm dünyada bilinen savunma yönü ağırlıklı İtalyan futbol anlayışının aksine Atalanta futbolseverlere hareketli, tempolu ve bol gollü maçlar izletiyor.<br />
<br />
<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/KPmUmeEI3Qo" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
Atalanta BC iç saha maçlarını kent merkezine 2 km uzaklıktaki 21 bin kapasiteli Gewiss Stadyumu'nda oynuyor. 1928'de yapılan stadyumda 2019 yılında geniş kapsamlı yenileme çalışmaları başlatıldı. Tribünlerin parça parça ele alınarak restore edildiği stadyumda iki tribünün yenilenmesi tamamlanmış durumda. Tüm çalışmalar bittiğinde kapasite 24 bin kişiye çıkartılmış olacak. Yenileme projesiyle hedeflenenlerden biri de stadyumu yalnız futbol maçlarının oynandığı bir mekan olmaktan öteye taşımak. <br />
<br />
<img src="https://www.legaseriea.it/uploads/default/attachments/news/news_m/14450/images/gallery/16945/atalanta-gewiss-stadium.jpg" loading="lazy"  width="650" height="400" alt="[Image: atalanta-gewiss-stadium.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Italya milli takımının </span></span></span><span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Euro 2020 için açıklanan 32 kişilik aday kadrosuna 2 oyuncu gönderen Atalanta'dan ayrıca Hırvatistan, Danimarka, Almanya, Hollanda, Rusya, İsviçre ve Ukrayna aday kadrolarında da oyuncular bulunuyor. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Metin herhangi bir kaynaktan alıntı değildir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İtalyan futbolunda son dönemdeki dikkat çeken performansıyla bir kulüp göze çarpıyor: Atalanta Bergamasca Calcio. İtalya’nın ekonomik gelişmişlik düzeyi en yüksek bölgelerinin başında gelen Lombardiya bölgesi takımı bu köklü kulüp 1907 yılında ünlü Milano’nun yanı başındaki Bergamo şehrinde bulunan ve kökü 1500’lü yıllara dayanan bir lisede 5 arkadaş tarafından kuruldu. Siyah mavili kulüp adını Yunan mitolojisinin atletik ve avcı kadın kahramanından alıyor. <br />
<br />
<img src="https://www.legaseriea.it/uploads/default/attachments/squadre/squadre_m/3/images/logo/810/original/loghi_400x400_0018_atalanta.png" loading="lazy"  alt="[Image: loghi_400x400_0018_atalanta.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Ülkedeki en üst lig organizasyonu olan Serie A’da ilk defa 1937 yılında yani kuruluşundan epey sonra mücadele eden Atalanta, 90’ların ikinci yarısı ve 2000’lerin başlarında Serie A ile Serie B arasında gelgitler yaşasa da 2011-12 sezonundan bu yana kesintisiz olarak Serie A’da yoluna devam ediyor. 1’er adet Serie C ve Serie B şampiyonlukları ile 1963’de kazandığı İtalya Kupası dışında kulübün herhangi bir kupa kazanma başarısı yok. Ancak son 3 sezonda iki kez İtalya Kupası’nı finalde kaybettiler.<br />
<br />
Atalanta 11 yıldır aynı başkanla ve son 5 sezondur aynı teknik direktörle yoluna devam ediyor. Belki de bu istikrarlı yapı nihayetinde son yıllardaki başarının ortaya çıkmasının temelini oluşturuyor. Oldukça güçlü bir altyapı organizasyonuna da sahip olan kulüp CIES (International Centre for Sports Studies) tarafından 2014 yılında yapılan bir araştırma çalışmasına göre altyapısından yetiştirdiği futbolculardan Avrupa’nın 5 büyük liginde forma giyen futbolcu sayısına göre dünyada sekizinci kulüp olarak gösterildi. Altyapı konusunda yürütülen Futbol Akademisi Projesi ülke geneline yayılmış bir işbirliği organizasyonu ve irili ufaklı, kimisi amatör düzeyde de olsa 87 kulüp projeye dahil olmuş durumda. Ayrıca küçük yaş gruplarına yönelik yaz kampları ile eğitim faaliyetleri de kulübün örnek alınmaya değer organizasyonlarından diğerleri... <br />
<br />
<img src="https://4.bp.blogspot.com/-kJFGPwWbkyk/Uo3xjTw1W3I/AAAAAAAAHEU/B6gaRsWNHrc/s1600/atalanta+centro+sportivo+bortolotti.jpg" loading="lazy"  alt="[Image: atalanta+centro+sportivo+bortolotti.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Serie A’nın gediklisi olsa da geçmişte daha ziyade orta sıraların takımı olan, son 3 sezondur ise üst sıralara oynamaya başlayan ve Serie A’nın en fazla gol atan takımı olmayı başaran Atalanta BC, CIES (International Centre for Sports Studies) verilerine göre 2020-21 sezonunda Avrupa’nın en büyük 5 liginde rakip kaleye isabetli şut istatistiğinde birinci olurken, üçüncü bölgede pas istatistiğinde ise Barcelona ve Manchester City’nin ardından üçüncü sırada yer aldı. Atalanta BC, Şampiyonlar Ligi’ne ilk defa 2019-20 sezonunda katıldı ve çeyrek finali gördü, 2020-21 sezonunda ise gruptan çıktı ancak son 16 turunda elendi, 2021-22 sezonunda da yine Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek. <span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Son 2 transfer döneminde oyuncu satışlarından elde ettiği gelirlerle de dikkat çeken Atalanta BC, 2019-20 ve 2020-21 sezonlarında toplam yaklaşık €120M transfer harcaması yaparken, €168M’luk satış gerçekleştirdi. Bir yandan Juventus, Milan, Roma gibi ligdeki rakiplerine oyuncu gönderirken diğer taraftan da aynı rakipleriyle başa baş mücadelesini sürdürüyor. </span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.trtspor.com.tr/resimler/346000/346587.jpg" loading="lazy"  alt="[Image: 346587.jpg]" class="mycode_img" /></span></span></span><br />
<br />
2010 yılından beri kulüp başkanlığını yürüten başarılı iş insanı Antonio Percassi futbolculuk kariyeri çok kısa sürmüş olsa da Atalanta'nın formasını giymiş bir isim. 2016-17 sezonunun başında görev başına getirdiği İtalyan teknik adam Gian Piero Gasperini’nin ise daha önceki teknik direktörlük kariyerinde önemli bir başarısı bulunmuyor. Çok kısa süren Inter macerası dışında üst sıralara oynayan takımlarda görev almayan ve Crotone, Genoa ve Palermo takımlarını çalıştırmış bir isim olsa da özgün oyun felsefesiyle dikkat çekiyor. Öyleki Mourinho'nun <span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Inter'i çalıştırdığı dönemde Genoa'da görev yaparken </span></span></span>övgüsünü almış, Inter'den ayrılmasından kısa bir süre sonra Guardiola tarafından Barcelona'ya davet edilmiş bir isim. Bugün dünya genelinde çoğunlukla tercih edilen klasik diziliş düzeninin aksine Gasperini’nin Atalantası turnuva ve rakip farkı gözetmeksizin 3-4-2-1 düzenini benimsiyor. Pek tabii ki bu diziliş zaman zaman 3-5-2 ya da 3-4-1-2'ye de evrilebiliyor. Gasperi'nin taktik anlayışına yönelik Youtube'da da çok sayıda analiz videosu bulunuyor. Tüm dünyada bilinen savunma yönü ağırlıklı İtalyan futbol anlayışının aksine Atalanta futbolseverlere hareketli, tempolu ve bol gollü maçlar izletiyor.<br />
<br />
<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/KPmUmeEI3Qo" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
Atalanta BC iç saha maçlarını kent merkezine 2 km uzaklıktaki 21 bin kapasiteli Gewiss Stadyumu'nda oynuyor. 1928'de yapılan stadyumda 2019 yılında geniş kapsamlı yenileme çalışmaları başlatıldı. Tribünlerin parça parça ele alınarak restore edildiği stadyumda iki tribünün yenilenmesi tamamlanmış durumda. Tüm çalışmalar bittiğinde kapasite 24 bin kişiye çıkartılmış olacak. Yenileme projesiyle hedeflenenlerden biri de stadyumu yalnız futbol maçlarının oynandığı bir mekan olmaktan öteye taşımak. <br />
<br />
<img src="https://www.legaseriea.it/uploads/default/attachments/news/news_m/14450/images/gallery/16945/atalanta-gewiss-stadium.jpg" loading="lazy"  width="650" height="400" alt="[Image: atalanta-gewiss-stadium.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Italya milli takımının </span></span></span><span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Euro 2020 için açıklanan 32 kişilik aday kadrosuna 2 oyuncu gönderen Atalanta'dan ayrıca Hırvatistan, Danimarka, Almanya, Hollanda, Rusya, İsviçre ve Ukrayna aday kadrolarında da oyuncular bulunuyor. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Metin herhangi bir kaynaktan alıntı değildir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Giorgio Chiellini]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=929</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2020 15:16:20 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=929</guid>
			<description><![CDATA[İtalyan milli futbolcu Giorgio Chiellini'nin kariyer özetinin yer aldığı tarafımca hazırlanan kısa biyografik çalışma aşağıdadır.<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><img src="https://s.hs-data.com/bilder/spieler/gross/24966.jpg" loading="lazy"  alt="[Image: 24966.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">14 Ağustos 1984’te İtalya’nın Pisa kentinde dünyaya geldi. Futbola 6 yaşında doğum yeri olan Pisa’nın komşusu, büyüdüğü şehir Livorno’da başladı. Livorno alt yapısında başlangıçta sol kanatta oynayan ancak daha sonra savunmaya çekilen Giorgio henüz 16 yaşındayken 2000-01 sezonunda Serie C’de mücadele eden Livorno’nun A takımına yükseldi. Geride bıraktığı yaklaşık 20 yıllık profesyonel futbolculuk kariyerinde yetiştiği kulüp Livorno dışında Fiorentina ve Juventus formaları giyen Chiellini meşhur İtalyan savunmasının günümüzdeki önde gelen temsilcisi konumunda bulunuyor.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Livorno’da 16 yaşında katıldığı A takım kadrosunda Play-Off oynanıp Serie B’nin kapısından dönülen 2000-01 sezonunda yalnız 3 maçta oyuna son dakikalarda sokulurken, bir sonraki sezon 2001-02’de gelen Serie C şampiyonluğunda da Livorno kadrosunda kendisine yer buldu, kısa sürelerle de olsa 5 lig maçına sahaya çıkmayı başardı. Bu onun uzun futbolculuk kariyerindeki son Serie C tecrübesiydi. 2002-03’te Livorno’yla Serie B’deki ilk sezonunda ligi orta sıralarda tamamlayan takımında pek fazla forma şansı bulamasa da kulübünün başarılı geçen 2003-04 sezonunda 19 yaşında takımın vazgeçilmezi olmuştu. O sezon Serie B’yi Fiorentina, Torino ve Napoli gibi takımların önünde bitirerek Serie A’ya yükselmeyi başaran Livorno’da 2003-04 sezonunda 46 lig maçının 41’inde forma giyiyor, bunların 35’inde 90 dakika sahada kalıyordu. 2003’te İtalya U19 milli takımıyla Avrupa Şampiyonu olan, 2004’te de Atina Olimpiyatları’nda bronz madalyayı kazanan kadrolarda yer alan Chiellini ülkesinin başat kulüplerinin dikkatini çekmeyi başarıyordu. AS Roma’nın yolunu tutması beklenen futbolcu bu kulübün yaşadığı finansal sorunlar nedeniyle Juventus’un yolunu tutmuştu. Bu zaruri istikamet değişimi belki de kariyerinin en önemli kırılma anlarından biri oldu. Giorgio, 2004-05 sezonunda kiralık olarak Serie A’da Fiorentina forması giydi. Firenze’de takımın değişmez isimlerinden olmuş, daha ziyade sol bek ve sol kanatta görev yapmış, bu süreçte A milli takıma da yükselmişti. 2005-06 sezonundan itibaren ise kesintisiz 15 sezondur Juventus’un kadrosunda yer alırken, Juve’nin Serie B’de mücadele ettiği 2006-07 sezonundan bu yana takımın önemli isimlerinden biri oldu. Bu süreçte 1 Serie B, 1 Serie C ve 8 Serie A olmak üzere toplam 10 lig şampiyonluğu yaşayan Chiellini’nin Avrupa kupalarında ise eli boş kaldı. Uzun Juventus kariyeriyle kulübün efsaneleri arasına adını yazdıran Giorgio Chiellini son 2 sezondur takım kaptanlığını da üstleniyor ancak bir yandan da aktif futbolculuk kariyeri için geri sayımda…</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Futbol yaşantısı dışında özellikle engelli çocuklara yönelik çalışmaları bulunan Chiellini aynı zamanda Torino Üniversitesi Ekonomi fakültesi mezunu ve master derecesine sahip.</div></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İtalyan milli futbolcu Giorgio Chiellini'nin kariyer özetinin yer aldığı tarafımca hazırlanan kısa biyografik çalışma aşağıdadır.<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><img src="https://s.hs-data.com/bilder/spieler/gross/24966.jpg" loading="lazy"  alt="[Image: 24966.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">14 Ağustos 1984’te İtalya’nın Pisa kentinde dünyaya geldi. Futbola 6 yaşında doğum yeri olan Pisa’nın komşusu, büyüdüğü şehir Livorno’da başladı. Livorno alt yapısında başlangıçta sol kanatta oynayan ancak daha sonra savunmaya çekilen Giorgio henüz 16 yaşındayken 2000-01 sezonunda Serie C’de mücadele eden Livorno’nun A takımına yükseldi. Geride bıraktığı yaklaşık 20 yıllık profesyonel futbolculuk kariyerinde yetiştiği kulüp Livorno dışında Fiorentina ve Juventus formaları giyen Chiellini meşhur İtalyan savunmasının günümüzdeki önde gelen temsilcisi konumunda bulunuyor.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Livorno’da 16 yaşında katıldığı A takım kadrosunda Play-Off oynanıp Serie B’nin kapısından dönülen 2000-01 sezonunda yalnız 3 maçta oyuna son dakikalarda sokulurken, bir sonraki sezon 2001-02’de gelen Serie C şampiyonluğunda da Livorno kadrosunda kendisine yer buldu, kısa sürelerle de olsa 5 lig maçına sahaya çıkmayı başardı. Bu onun uzun futbolculuk kariyerindeki son Serie C tecrübesiydi. 2002-03’te Livorno’yla Serie B’deki ilk sezonunda ligi orta sıralarda tamamlayan takımında pek fazla forma şansı bulamasa da kulübünün başarılı geçen 2003-04 sezonunda 19 yaşında takımın vazgeçilmezi olmuştu. O sezon Serie B’yi Fiorentina, Torino ve Napoli gibi takımların önünde bitirerek Serie A’ya yükselmeyi başaran Livorno’da 2003-04 sezonunda 46 lig maçının 41’inde forma giyiyor, bunların 35’inde 90 dakika sahada kalıyordu. 2003’te İtalya U19 milli takımıyla Avrupa Şampiyonu olan, 2004’te de Atina Olimpiyatları’nda bronz madalyayı kazanan kadrolarda yer alan Chiellini ülkesinin başat kulüplerinin dikkatini çekmeyi başarıyordu. AS Roma’nın yolunu tutması beklenen futbolcu bu kulübün yaşadığı finansal sorunlar nedeniyle Juventus’un yolunu tutmuştu. Bu zaruri istikamet değişimi belki de kariyerinin en önemli kırılma anlarından biri oldu. Giorgio, 2004-05 sezonunda kiralık olarak Serie A’da Fiorentina forması giydi. Firenze’de takımın değişmez isimlerinden olmuş, daha ziyade sol bek ve sol kanatta görev yapmış, bu süreçte A milli takıma da yükselmişti. 2005-06 sezonundan itibaren ise kesintisiz 15 sezondur Juventus’un kadrosunda yer alırken, Juve’nin Serie B’de mücadele ettiği 2006-07 sezonundan bu yana takımın önemli isimlerinden biri oldu. Bu süreçte 1 Serie B, 1 Serie C ve 8 Serie A olmak üzere toplam 10 lig şampiyonluğu yaşayan Chiellini’nin Avrupa kupalarında ise eli boş kaldı. Uzun Juventus kariyeriyle kulübün efsaneleri arasına adını yazdıran Giorgio Chiellini son 2 sezondur takım kaptanlığını da üstleniyor ancak bir yandan da aktif futbolculuk kariyeri için geri sayımda…</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Futbol yaşantısı dışında özellikle engelli çocuklara yönelik çalışmaları bulunan Chiellini aynı zamanda Torino Üniversitesi Ekonomi fakültesi mezunu ve master derecesine sahip.</div></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Doğru bildiğiniz her şeyi unutun]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=928</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2020 13:56:04 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=928</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Getafe’nin hocası Pepe çoğu kişinin ‘çağ dışı’ dediği sistemle tarih yazıyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Avrupa’nın 5 büyük liginin en düşük pas isabetiyle oynayan takımı (%62). En çok faul yapan (maç başına 19) ve en fazla kart gören takımı (96). Çok fazla uzun metrajlı oynadıkları için, aynı zamanda Avrupa’nın en çok ofsayta düşen takımı. Herhalde ‘kim bu çağ dışı futbolu oynayan takım’ diye merak etmişsinizdir. Söyleyeyim: Bu takım, şu anda Avrupa Ligi’nde son 16’da mücadele eden, kupanın favorilerinden Ajax’ı saf dışı bırakan, La Liga’da da Devler Ligi pozisyonunda olan Getafe... Doğru bildiğiniz her şeyi unutun. Çünkü şimdi size herkesin bildiklerine değil, sadece kendi doğrularına inanan bir adamdan, Getafe’nin idealist menajeri Jose Bordalas’tan, -namı diğer- Pepe’den bahsedeceğim.</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">AVRUPA’DA DA BAŞARILI</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">· 10 çocuklu bir ailenin sekizinci göz ağrısıydı. Yani çok özel sayılmazdı! Çocukluğu tarlalardan karpuz toplayarak ve gazete dağıtarak geçti. Dördüncü kümeden öteye geçemeyen futbol hayatı, 28 yaşında bir büyük sakatlıkla sona erdi. Doğduğu kent Alicante’nin B takımını asgari ücretle çalıştırarak başlayan antrenörlük kariyeri de hiç kolay olmadı: 37 yaşında Alicante’yi üçüncü kümeye çıkardı. 42’sinde ilk kez ikinci ligde çalıştı. İkinci ligden iki ayrı takımı La Liga’ya çıkardı, ancak 53 yaşında ilk kez birinci ligde çalışma fırsatı buldu. Şu anda La Liga’da üçüncü sezonu. İkinci ligden çıkardığı Getafe’yle ilk sezonunu 8’inci, ikinci yılı 5’inci bitirdi. Peri masalı bu sezon, ligin yanına Avrupa macerasını katarak sürüyor.</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">TEKNiK DEĞiL FiZiK</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">· Teknik bir futbolcu değildi. Zaten tekniğe dayalı da bir futbol oynatmıyor. Futbolun sadece oyuncu kalitesi ve teknik kapasiteyle değil, fizikaliteyle ilgili olduğunu düşünüyor: “Bana inanmıyorsanız, Real Madrid’e bakın. Zidane geldikten sonra nasıl değiştiler. Çünkü çalışıyorlar.” Pepe’nin, İspanya’nın en zorlu antrenmanlarını yaptırdığı söyleniyor. 3 saatlik uzun kondisyon yüklemeleri... 3540 kilometrelik koşular. Futbolcuların üstündeki cihazlarla antrenman maçlarında bile yürüyüş temposuna düşüşün yasak oluşu.</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">SETIEN: FUTBOL, BU DEĞiL</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eğer Getafe’yi daha önce izlemediyseniz, yazının bu noktasına kadar söylenenlerden fazla etkilenmemiş olabilirsiniz. Getafe’nin yöntemi, size yeteneği kısıtlı benzerlerinin yaptıklarını hatırlatmış olabilir. Barcelona koçu Setien de Pepe’ye pek hayran sayılmaz: “Bunun adı futbol değil. Bu başka bir şey ve bundan keyif almıyorum.” Ancak Getafe, sanki Setien’in tarif ettiğinden biraz daha fazlası... Hatta La Liga’ya ilham verecek ve İspanyol liginin baskın futbol stilini değiştirmeye zorlayacak kadar etkili kimilerine göre. Şu anda Athletic, Leganes, Granada, Valladolid, Espanyol gibi takımların dönüşümünde, Getafe’nin izlerini görebiliyorsunuz. Peki Getafe’yi geçmişteki benzerlerinden farklı kılan ne?..</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PEPE, BİR REHABİLİTASYON USTASI VE KIRIK HAYAL TAMİRCİSİ</span></span><br />
</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1- Aylık 56 milyonluk bir maaş bütçeleri var. Yani Sevilla ve Valencia’nın üçte biri kadar. La Liga seyirci sıralamasında da ancak 18’inci basamaktalar. Yani iyi bir futbolcuyu saflarına çekebilecek herhangi bir artıları yok. Ancak Pepe, bir rehabilitasyon ustası. Kırık hayal tamircisi. Şu anda ligde attıkları toplam 37 golün 30’unda gol/asist olarak imzası bulunan üçlünün her biri ayrı birer yazıyı hak ediyorlar aslında: Jorge Molina, Pepe ile tanıştığında futbolu bırakıp beden eğitimi öğretmenliğine devam etmeyi düşünüyordu. Jaime Mata da futbolda yakalamadığı ivmeyi gümrük memurluğunda arıyordu. Takımın en golcüsü Angel Rodriguez, Zaragoza’dan ‘yenilmelerini istediğini’ itiraf ettiği için kovulmuştu. Bu üç oyuncunun Getafe’ye maliyeti ise ‘0’. Yazıyla sıfır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">SÜREKLİ ÖNDE BASKI YAPIYORLAR</span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2- Topla oynama yüzdeleri düşük. Pas yüzdeleri de öyle. Ancak maçın büyük bir<br />
bölümünü rakip yarı alanda geçiriyorlar. Çünkü sürekli bir önde baskı halindeler. Başarılı olurlarsa farka gidebiliyorlar: Bu yıl Levante ve Mallorca’ya 4, Krasnodar, Leganes, Granada ve Valencia’ya 3’er gol atmayı başardılar.</span></span></span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">EN FAZLA FAUL YAPAN TAKIM ANCAK DURAN TOPTAN 4 GOL YEDi</span></span></span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3- Ligin en fazla faul yapan takımı oldukları için, rakiplerine de en fazla frikik fırsatı veren ekip konumundalar. Ancak kalelerinde sadece 4 duran top golü gördüler bu yıl. Bu alanda da Real Madrid’le zirveyi paylaşıyorlar. Duran top savunması da şüphesiz, antrenmanlarda sıkı strateji çalışmanın, yüzlerce tekrarın eseri. Merak edenler için ekleyeyim: Bu yıl La Liga’da Barcelona 6, Atletico 9, Sevilla 7, Valencia 8 duran top golü yediler. İtiraf edeyim, Pepe’nin oyunu bana da olağanüstü keyif vermiyor. Ama onu Premier Lig’de görme ihtimali heyecanlandırıyor. klopp’la, Pep’le, Mourinho’yla, Wilder’la kapışmalarını izlemek için sabırsızlanıyorum.</span></span><br />
</span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/ugur-meleke/dogru-bildiginiz-her-seyi-unutun-41488210" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.hurriyet.com.tr/sporarena/ya...n-41488210</a></span></span></span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uğur Meleke / HÜRRİYET</span></span></span></span></span></span></span></span></span></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Getafe’nin hocası Pepe çoğu kişinin ‘çağ dışı’ dediği sistemle tarih yazıyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Avrupa’nın 5 büyük liginin en düşük pas isabetiyle oynayan takımı (%62). En çok faul yapan (maç başına 19) ve en fazla kart gören takımı (96). Çok fazla uzun metrajlı oynadıkları için, aynı zamanda Avrupa’nın en çok ofsayta düşen takımı. Herhalde ‘kim bu çağ dışı futbolu oynayan takım’ diye merak etmişsinizdir. Söyleyeyim: Bu takım, şu anda Avrupa Ligi’nde son 16’da mücadele eden, kupanın favorilerinden Ajax’ı saf dışı bırakan, La Liga’da da Devler Ligi pozisyonunda olan Getafe... Doğru bildiğiniz her şeyi unutun. Çünkü şimdi size herkesin bildiklerine değil, sadece kendi doğrularına inanan bir adamdan, Getafe’nin idealist menajeri Jose Bordalas’tan, -namı diğer- Pepe’den bahsedeceğim.</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">AVRUPA’DA DA BAŞARILI</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">· 10 çocuklu bir ailenin sekizinci göz ağrısıydı. Yani çok özel sayılmazdı! Çocukluğu tarlalardan karpuz toplayarak ve gazete dağıtarak geçti. Dördüncü kümeden öteye geçemeyen futbol hayatı, 28 yaşında bir büyük sakatlıkla sona erdi. Doğduğu kent Alicante’nin B takımını asgari ücretle çalıştırarak başlayan antrenörlük kariyeri de hiç kolay olmadı: 37 yaşında Alicante’yi üçüncü kümeye çıkardı. 42’sinde ilk kez ikinci ligde çalıştı. İkinci ligden iki ayrı takımı La Liga’ya çıkardı, ancak 53 yaşında ilk kez birinci ligde çalışma fırsatı buldu. Şu anda La Liga’da üçüncü sezonu. İkinci ligden çıkardığı Getafe’yle ilk sezonunu 8’inci, ikinci yılı 5’inci bitirdi. Peri masalı bu sezon, ligin yanına Avrupa macerasını katarak sürüyor.</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">TEKNiK DEĞiL FiZiK</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">· Teknik bir futbolcu değildi. Zaten tekniğe dayalı da bir futbol oynatmıyor. Futbolun sadece oyuncu kalitesi ve teknik kapasiteyle değil, fizikaliteyle ilgili olduğunu düşünüyor: “Bana inanmıyorsanız, Real Madrid’e bakın. Zidane geldikten sonra nasıl değiştiler. Çünkü çalışıyorlar.” Pepe’nin, İspanya’nın en zorlu antrenmanlarını yaptırdığı söyleniyor. 3 saatlik uzun kondisyon yüklemeleri... 3540 kilometrelik koşular. Futbolcuların üstündeki cihazlarla antrenman maçlarında bile yürüyüş temposuna düşüşün yasak oluşu.</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">SETIEN: FUTBOL, BU DEĞiL</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eğer Getafe’yi daha önce izlemediyseniz, yazının bu noktasına kadar söylenenlerden fazla etkilenmemiş olabilirsiniz. Getafe’nin yöntemi, size yeteneği kısıtlı benzerlerinin yaptıklarını hatırlatmış olabilir. Barcelona koçu Setien de Pepe’ye pek hayran sayılmaz: “Bunun adı futbol değil. Bu başka bir şey ve bundan keyif almıyorum.” Ancak Getafe, sanki Setien’in tarif ettiğinden biraz daha fazlası... Hatta La Liga’ya ilham verecek ve İspanyol liginin baskın futbol stilini değiştirmeye zorlayacak kadar etkili kimilerine göre. Şu anda Athletic, Leganes, Granada, Valladolid, Espanyol gibi takımların dönüşümünde, Getafe’nin izlerini görebiliyorsunuz. Peki Getafe’yi geçmişteki benzerlerinden farklı kılan ne?..</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PEPE, BİR REHABİLİTASYON USTASI VE KIRIK HAYAL TAMİRCİSİ</span></span><br />
</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1- Aylık 56 milyonluk bir maaş bütçeleri var. Yani Sevilla ve Valencia’nın üçte biri kadar. La Liga seyirci sıralamasında da ancak 18’inci basamaktalar. Yani iyi bir futbolcuyu saflarına çekebilecek herhangi bir artıları yok. Ancak Pepe, bir rehabilitasyon ustası. Kırık hayal tamircisi. Şu anda ligde attıkları toplam 37 golün 30’unda gol/asist olarak imzası bulunan üçlünün her biri ayrı birer yazıyı hak ediyorlar aslında: Jorge Molina, Pepe ile tanıştığında futbolu bırakıp beden eğitimi öğretmenliğine devam etmeyi düşünüyordu. Jaime Mata da futbolda yakalamadığı ivmeyi gümrük memurluğunda arıyordu. Takımın en golcüsü Angel Rodriguez, Zaragoza’dan ‘yenilmelerini istediğini’ itiraf ettiği için kovulmuştu. Bu üç oyuncunun Getafe’ye maliyeti ise ‘0’. Yazıyla sıfır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">SÜREKLİ ÖNDE BASKI YAPIYORLAR</span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2- Topla oynama yüzdeleri düşük. Pas yüzdeleri de öyle. Ancak maçın büyük bir<br />
bölümünü rakip yarı alanda geçiriyorlar. Çünkü sürekli bir önde baskı halindeler. Başarılı olurlarsa farka gidebiliyorlar: Bu yıl Levante ve Mallorca’ya 4, Krasnodar, Leganes, Granada ve Valencia’ya 3’er gol atmayı başardılar.</span></span></span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">EN FAZLA FAUL YAPAN TAKIM ANCAK DURAN TOPTAN 4 GOL YEDi</span></span></span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3- Ligin en fazla faul yapan takımı oldukları için, rakiplerine de en fazla frikik fırsatı veren ekip konumundalar. Ancak kalelerinde sadece 4 duran top golü gördüler bu yıl. Bu alanda da Real Madrid’le zirveyi paylaşıyorlar. Duran top savunması da şüphesiz, antrenmanlarda sıkı strateji çalışmanın, yüzlerce tekrarın eseri. Merak edenler için ekleyeyim: Bu yıl La Liga’da Barcelona 6, Atletico 9, Sevilla 7, Valencia 8 duran top golü yediler. İtiraf edeyim, Pepe’nin oyunu bana da olağanüstü keyif vermiyor. Ama onu Premier Lig’de görme ihtimali heyecanlandırıyor. klopp’la, Pep’le, Mourinho’yla, Wilder’la kapışmalarını izlemek için sabırsızlanıyorum.</span></span><br />
</span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/ugur-meleke/dogru-bildiginiz-her-seyi-unutun-41488210" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.hurriyet.com.tr/sporarena/ya...n-41488210</a></span></span></span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uğur Meleke / HÜRRİYET</span></span></span></span></span></span></span></span></span></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Projeniz varsa geleceğiniz de olur]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=913</link>
			<pubDate>Fri, 27 Dec 2019 15:49:05 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=913</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Teknik direktör yetiştiremiyoruz, yetenekli oyuncu çıkaramıyoruz, bir futbol kültürü yaratamıyoruz’... Bunlar Türkiye’de yıllardır futbola dair sıraladığımız eleştirilerin başında geliyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Peki, tüm bu olumsuzlukları pozitife çevirmek için bir projemiz var mı? Hiç uzatmadan söyleyeyim; ‘Hayır’... Ancak biz yerimizde saymaya devam ederken milli takımlar düzeyinde Belçika, kulüpler bazında Red Bull takımları Salzburg ve Leipzig projeleriyle sadece bugünü değil geleceği de inşa etmeye devam ediyor. 2000’li yılların başında getirdiği 4-3-3 formasyonu, altyapıların gelişimi için yaptığı çalışmalar ve yarattığı kurumsal devrimle Belçika futbolunu uzun süreli istikrarsızlık ve ataletten kurtaran Luis Sablon’un ayak izlerini şimdilerde bir başka isim takip ediyor. ‘Altın jenerasyonu Belçika futbolunun geleceğine nasıl dahil edebiliriz?’ sorusundan yola çıkan Belçika Milli Takım Teknik Direktörü Roberto Martinez.</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DE BRUYNE VE COURTOIS ANTRENÖRLÜK KURSUNDA</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Futbolculara milli maç aralarında UEFA A ve B Lisansı eğitimi verilmesini ve şimdiden teknik direktörlüğe hazırlanmalarını isteyen Martinez, 2018 Dünya Kupası yarı finalinden sonra bu fikrini ilk kez Kadın Milli Takım Asistanı ve Belçika Antrenör Eğitimi Direktörü Kris Van Der Haegen ile paylaştı. Birlikte yaptıkları uzun çalışmalar sonrasında programı 2019 Kasım ayında futbolculara da duyurdular. Kevin De Bruyne ve thibaut courtois başta olmak üzere 19 oyuncu, milli takımda kaldıkları süre boyunca UEFA A ve B lisansı almak için çalışmaya kaydoldular. Futboldan keyif aldığını ve tamamen oyuna konsantre olmak istediğini söyleyen Eden Hazard ve o dönem yaşadığı sakatlık nedeniyle kadroda olmayan Lukaku programa katılmadı. Projenin içinde yer alan futbolculara verilen ilk ödev ise Belçika’nın iki yıl önce oynadığı maçlardan hazırlanan 40 saniye uzunluğunda iki video oldu. Futbolculardan, Belçika’nın oyundaki hatalarını bulmaları ve ardından da bir Powerpoint sunumuyla videolarda gördükleri sorunu çözmek için üç antrenman seansı tasarlamaları istendi. Brüksel’deki B Lisansı kursuna mart ayında dahil olacak oyuncular şimdiden çalışmalara başladı. Martinez futbolcuların bu sayede kariyerlerini noktaladıklarında daha güçlü, üretken ve etkili birer teknik direktör olarak Belçika futbolunu ileriye taşıyacaklarını düşünüyor.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]RED BULL'UN FUTBOL PROJESİ</span>[/b]</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Almanya ve Avusturya liglerinin zirvesine baktığımız da iki Red Bull projesini görüyoruz. Biri Red Bull Leipzig diğeri de Red Bull Salzburg. Avusturya’dan Salzburg takımını alarak futbol dünyasına giriş yapan Red Bull’da projenin tepe yöneticiliğine Ralf Rangnick, sportif direktörlüğe ise christoph Freund atandı.</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]YILDA 3 MİLYON EURO</span>[/b]</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rangnick kulübe bir sistem, felsefe, oyun stili, transfer politikası ve gençlik programı getirdi. Transfer politikasını 23 yaş altı oyuncular ve ‘bir oyuncu yılda en fazla 3 milyon Euro maaş alabilir’ olarak belirledi. Bu doğrultuda yola çıkan kulübün scout ekibi durmaksızın çalışıyor. 16-20 yaş arası oyuncular arayan, ayrılma ihtimali olan isimlerin alternatiflerini bulan, ünlü teknik adamlarla değil projeye uygun isimleri araştıran ekip bunları yaparken de 5 kriteri göz önüne alıyor; ‘yaş, hız, zekâ, zihniyet ve karakter.’ Ayrıca oyunculara büyük bir kulübe gitme fırsatı veriyorlar ve bu genç oyuncular sayesinde de hatırı sayılır bir transfer geliri elde ediyorlar.</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">YILDIZ FABRİKASI ALMANYA</span></span><br />
</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bundesliga’nın ilk sırasında yer alan Leipzig ise Bayern Münih’in saltanatına son vermek için çıktığı yolda emin adımlarla ilerliyor. Takımın başında Ralf Rangnick’in Hoffenheim’ı çalıştırdığı dönemde dikkatini çeken ve U17 antrenörlüğüne getirdiği Julian Nagelsmann bulunuyor. İlginçtir tıpkı Leipzig gibi şampiyonluk yarışı veren Mönchengladbach ve Bayern Münih teknik direktörleri de Salzburg çıkışlı. Sadece teknik direktörler mi? Sadio Mane, Naby Keita, Joshua Kimmich, Kevin Kampl ve takumi Minamino gibi yıldızlar da Salzburg’dan çıkıp büyük kulüplere imza atan isimler. Şimdi sırada dünya devlerini peşinden koşturan 19 yaşındaki Earling Haaland var.</span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Koray DURKAL</span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/koray-durkal/projeniz-varsa-geleceginiz-de-olur-41406911" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yaz...r-41406911</a></span></span></span></span></span></span></span></blockquote>
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[url=http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/koray-durkal/projeniz-varsa-geleceginiz-de-olur-41406911][/url]</span></span></span></span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Teknik direktör yetiştiremiyoruz, yetenekli oyuncu çıkaramıyoruz, bir futbol kültürü yaratamıyoruz’... Bunlar Türkiye’de yıllardır futbola dair sıraladığımız eleştirilerin başında geliyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Peki, tüm bu olumsuzlukları pozitife çevirmek için bir projemiz var mı? Hiç uzatmadan söyleyeyim; ‘Hayır’... Ancak biz yerimizde saymaya devam ederken milli takımlar düzeyinde Belçika, kulüpler bazında Red Bull takımları Salzburg ve Leipzig projeleriyle sadece bugünü değil geleceği de inşa etmeye devam ediyor. 2000’li yılların başında getirdiği 4-3-3 formasyonu, altyapıların gelişimi için yaptığı çalışmalar ve yarattığı kurumsal devrimle Belçika futbolunu uzun süreli istikrarsızlık ve ataletten kurtaran Luis Sablon’un ayak izlerini şimdilerde bir başka isim takip ediyor. ‘Altın jenerasyonu Belçika futbolunun geleceğine nasıl dahil edebiliriz?’ sorusundan yola çıkan Belçika Milli Takım Teknik Direktörü Roberto Martinez.</span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DE BRUYNE VE COURTOIS ANTRENÖRLÜK KURSUNDA</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Futbolculara milli maç aralarında UEFA A ve B Lisansı eğitimi verilmesini ve şimdiden teknik direktörlüğe hazırlanmalarını isteyen Martinez, 2018 Dünya Kupası yarı finalinden sonra bu fikrini ilk kez Kadın Milli Takım Asistanı ve Belçika Antrenör Eğitimi Direktörü Kris Van Der Haegen ile paylaştı. Birlikte yaptıkları uzun çalışmalar sonrasında programı 2019 Kasım ayında futbolculara da duyurdular. Kevin De Bruyne ve thibaut courtois başta olmak üzere 19 oyuncu, milli takımda kaldıkları süre boyunca UEFA A ve B lisansı almak için çalışmaya kaydoldular. Futboldan keyif aldığını ve tamamen oyuna konsantre olmak istediğini söyleyen Eden Hazard ve o dönem yaşadığı sakatlık nedeniyle kadroda olmayan Lukaku programa katılmadı. Projenin içinde yer alan futbolculara verilen ilk ödev ise Belçika’nın iki yıl önce oynadığı maçlardan hazırlanan 40 saniye uzunluğunda iki video oldu. Futbolculardan, Belçika’nın oyundaki hatalarını bulmaları ve ardından da bir Powerpoint sunumuyla videolarda gördükleri sorunu çözmek için üç antrenman seansı tasarlamaları istendi. Brüksel’deki B Lisansı kursuna mart ayında dahil olacak oyuncular şimdiden çalışmalara başladı. Martinez futbolcuların bu sayede kariyerlerini noktaladıklarında daha güçlü, üretken ve etkili birer teknik direktör olarak Belçika futbolunu ileriye taşıyacaklarını düşünüyor.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]RED BULL'UN FUTBOL PROJESİ</span>[/b]</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Almanya ve Avusturya liglerinin zirvesine baktığımız da iki Red Bull projesini görüyoruz. Biri Red Bull Leipzig diğeri de Red Bull Salzburg. Avusturya’dan Salzburg takımını alarak futbol dünyasına giriş yapan Red Bull’da projenin tepe yöneticiliğine Ralf Rangnick, sportif direktörlüğe ise christoph Freund atandı.</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[b]YILDA 3 MİLYON EURO</span>[/b]</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rangnick kulübe bir sistem, felsefe, oyun stili, transfer politikası ve gençlik programı getirdi. Transfer politikasını 23 yaş altı oyuncular ve ‘bir oyuncu yılda en fazla 3 milyon Euro maaş alabilir’ olarak belirledi. Bu doğrultuda yola çıkan kulübün scout ekibi durmaksızın çalışıyor. 16-20 yaş arası oyuncular arayan, ayrılma ihtimali olan isimlerin alternatiflerini bulan, ünlü teknik adamlarla değil projeye uygun isimleri araştıran ekip bunları yaparken de 5 kriteri göz önüne alıyor; ‘yaş, hız, zekâ, zihniyet ve karakter.’ Ayrıca oyunculara büyük bir kulübe gitme fırsatı veriyorlar ve bu genç oyuncular sayesinde de hatırı sayılır bir transfer geliri elde ediyorlar.</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">YILDIZ FABRİKASI ALMANYA</span></span><br />
</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bundesliga’nın ilk sırasında yer alan Leipzig ise Bayern Münih’in saltanatına son vermek için çıktığı yolda emin adımlarla ilerliyor. Takımın başında Ralf Rangnick’in Hoffenheim’ı çalıştırdığı dönemde dikkatini çeken ve U17 antrenörlüğüne getirdiği Julian Nagelsmann bulunuyor. İlginçtir tıpkı Leipzig gibi şampiyonluk yarışı veren Mönchengladbach ve Bayern Münih teknik direktörleri de Salzburg çıkışlı. Sadece teknik direktörler mi? Sadio Mane, Naby Keita, Joshua Kimmich, Kevin Kampl ve takumi Minamino gibi yıldızlar da Salzburg’dan çıkıp büyük kulüplere imza atan isimler. Şimdi sırada dünya devlerini peşinden koşturan 19 yaşındaki Earling Haaland var.</span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Koray DURKAL</span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/koray-durkal/projeniz-varsa-geleceginiz-de-olur-41406911" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yaz...r-41406911</a></span></span></span></span></span></span></span></blockquote>
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[url=http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/koray-durkal/projeniz-varsa-geleceginiz-de-olur-41406911][/url]</span></span></span></span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nereden Geldim Nerelere Gideceğim]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=885</link>
			<pubDate>Sun, 16 Jun 2019 11:05:17 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=885</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #333333;" class="mycode_color">İtalyan futbolunun çok başarılı olamasa da adı bilinen kulüplerinden biri Bari'nin kısa bir hikayesi... Son olarak 2018-19 sezonunda Serie D'de (amatör seviye kabul ediliyor) mücadele eden Bari I grubunda şampiyon olarak Serie C'ye yükselmeyi başardı. </span><br />
<br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #9e9e9e;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">1990 Dünya Kupası’na gelindiğinde İtalyan futbolu zirvedeydi. Yükseliş, sonrasında da devam etti. Ancak Avrupa’da zirveye yerleşmiş büyük kulüplerden farklı olarak; uzaklarda bir yerlerde kök salan bir hayal, güneş gibi doğan bir takım daha mevcuttu.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Milenyuma on yıl kala İtalya’nın güneyinde yaşananlar hiçbir zaman bir hayalin ötesine geçemeyecekti. Çizmenin ‘topuğunda’ yer alan Bari; Güney İtalya’nın en büyük ikinci ekonomisine sahip şehri, ülkenin en çok zeytinyağı ve şarap üreten bölgesi Puglia’nın ise başkentiydi. Yüzünü Balkanlara dönmüş, kaderini ise Adriyatik Denizi’nin sonsuzluğuna bırakmış bu toprakların dünyaya gözlerini açması için Stadio San Nicola’nın açılması gerekecekti.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Dönemin İtalyan futbolu seksenli yıllardan aldığı güç ile Juventus, Inter ve Milan gibi dev kulüpleri barındırıyor, bu kulüpler de Avrupa’da başarılar kazanıyordu. Ligin yayın hakları dünyanın dört bir tarafına ulaşıyor, her sene birçok yıldız isim Serie A’nın yolunu tutuyordu. Ligin görkemi sadece bununla da sınırlı kalmıyor; Roma, Lazio, Napoli ve daha niceleri iyi kadrolar kurup bu büyüklere kafa tutuyordu. Paranın el değiştirmesi; Parma, Fiorentina, Sampdoria gibi takımları potanın içine itiyor, yıldız havuzu gün geçtikçe büyümeye devam ediyordu. Bu görkem, dünyanın en büyük futbol organizasyonunu ülkeye getiriyordu.<br />
</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Dünya kupasına ev sahipliği yapmak için en iyi ligi yahut en güçlü takımları barındırmak yetmiyor, dönemin standartlarına uygun stadyumlara da sahip olmak gerekiyordu. Turnuva için seçilen on iki stadyumun on tanesi modernize edilmiş, iki tanesi ise kupaya özel olarak yapılmıştı. Bu iki stattan doğan iki farklı hikâye de işte tam olarak burada başlıyordu: fütüristik yapıların hayat verdiği yazgılar.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">İlk bakışta sanki Stanley Kubrick’in 2001: A Space Odyssey setinden yahut gelecekten gelmiş bir uzay gemisini andıran San Nicola Stadyumu, o günlerde Bari halkı için betondan yapılabilecek en gösterişli hayal gibiydi. ‘Geleceğin stadyumu’ olarak nitelendirilen, Kızılyıldız’ın Marsilya’yı geçip zafere uzandığı 1991 Şampiyon Kulüpler Kupası finaline ev sahibi yapan bu ‘uzay mekiği’; zaman içinde şehrin ve kulübün sırtında taşıyamayacağı bir yük haline gelecekti.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Bu yükün altına ilk olarak Juventus girmişti. Tıpkı Stadio San Nicola gibi kupa öncesi yapılan Stadio Delle Alpi, ülkenin en çok desteklenen takımı tarafından ‘hiçbir zaman var olmayan evleri’ olarak görüldü. Bu ‘ruhsuz stadyum’, ev sahipliği yaptığı hemen hemen her maçta boş tribünler üzerinde duran ‘Violenza è Stupida’ (Şiddet aptallıktır) pankartıyla hatırlandı. Juventus’un efsane başkanı Gianluca Agnelli’nin ‘tribünler sahaya çok uzak, görüş açısı çok kötü’ diye nitelendirdiği ve istemediği Delle Alpi, Dünya Kupası yarı finalinde bile doldurulamadı. Akabinde ise sürekli olarak stadın kapasitesi düşürüldü. 70 bin kişilik stadyum, Juventus’un Avrupa’da oynadığı maçlarda bile 60 bin kişi barajını aşmayı başaramadı.<br />
</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Mevzubahis fiyaskodan sonra ‘futbol için elverişli değilse en azından atletizm için hizmet verebilir’ tezi ortaya sürüldü. Ancak kısa bir süre içinde Delle Alpi’nin atletizm turnuvaları için gerekli kriterlere sahip olmadığı, hangi spor olduğu fark etmeksizin stadyumun yetersiz geleceği anlaşıldı. 1994 yılında Umberto Agnelli’nin; Antonio Giraudo, Luciano Moggi ve Roberto Bettega’dan oluşan yönetimi ile başa geçmesi ile birlikte hiç vakit kaybetmeden yeni stadyum için planlar yapılmaya başlandı. Altın günlerin hediyesi olan Stadio Delle Alpi, tam anlamıyla büyük bir hayal kırıklığıydı.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Güney’de yaşananlara bakacak olursak, işler pek de farklı değildi: Büyük umutlar beslenen Stadio San Nicola takıma fazla gelmeye başlamıştı. Ne yazık ki bu konuda Juventus kadar şanslı değillerdi. Güney’in yeni gücü olması beklenen Bari, bir anda kendini Serie B’de beş bin kişiye oynarken buldu.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Milenyumun ilk yıllarında yaşanan sancılı süreçten sonra kısa süreli de olsa Bari şehrinde bulutlar dağılacak, güneş tekrardan açacaktı. 2010’lar kapıya dayanmışken Antonio Conte yönetiminde Serie A’ya yükselen Bari, ‘belki bir ihtimal’ diyerek tekrardan hayal kurmaya başladı. Ancak sorunun kaynağı sahada alınan sonuçlar değil, yıllardır gözlerden uzakta yozlaşan idarecilerdi. Puglia ekibini tam 28 yıldır yöneten Matarrese Ailesi’nin daha fazla vakti kalmamış; değişim bir seçenek değil, zorunluluk halini almıştı. Haziran 2011’de başkan Vincenzo Materrese ve yönetiminin sunduğu istifalar, kara bulutların şehri henüz terk etmediğini gösteriyordu.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Bazı oyuncuların adı bahis skandalı ve çeşitli usulsüzlükler ile birlikte geçince açılan adli soruşturma sonucunda başlayan süreç, 2014 yılının şubat ayında 30 milyon euro’ya varan borcun kulübü iflasın eşiğine getirmesine kadar sürdü. Aynı yılın mart ayında Puglia mahkemelerince resmileşen bu olaylar zinciri, Bari’yi kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya bıraktı. Son üç yıldır halihazırda yönetimden çekilmiş olan Matarrese Ailesi’nin kulübü elden çıkarması için bir alıcı bulması gerekiyordu. Kamuoyunca bilinen bir şirketin yüzü olan Bari doğumlu eski hakem Gianluca Paparesta, 4.8 milyon euro ödedi ve kulübün yeni başkanı oldu. Ancak asıl değişim, bu sürecin devamında yaşanacaktı.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Paparesta’nın bulduğu yeni yatırımcı olan Malezyalı iş adamı Noordin Ahmad kulübün %50’sini satın alırken, lokal iş adamı Cosmo Antonio Giancaspro da %5’lik hissesi ile yeni başkan seçildi. Artık kulübün yeni ismi AS Bari değil, Bari 1908 Football Club idi. 2015’in son günlerinde yaşanan bu gelişmeler; Giancaspro’nun, Paparesta’nın sonunu hazırlaması ile devam etti.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Yeni yönetim kulübe farklı bir hava getirmişti ancak onların planları da daha önce olduğu gibi benzer sorunlar ile örselenecekti. Her şey Stadio San Nicola’nın yenilenmesi fikrinin reddedilmesiyle başladı. Bari Belediye Başkanı Antonio Decaro bu proje için vergilerden para ayırma önerisini kabul etmeyince Bari, stadı yenileyebilmek için uzun süreli bir kiralama teklifi sundu. Ancak yeterli fon olmadığı için bu teklif de rafa kaldırıldı. Acınası bir halde yok olmaya yüz tutan Stadio San Nicola, biçare kendi kaderine terk edildi.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Serie B’de inişli-çıkışlı yıllar geçiren kulüpte yeni bir facia patlak verecekti. Ocak 2018’de oyuncuların maaşlarının ödenmediği söylentileri su yüzüne çıkmaya başlayınca, vergi dairesi tarafından para cezası istendi. Bu süreci takip eden mart ayında, Bari’nin 16 milyon Euro borcu olduğu açıklandı. Gelirlerini arttıramayan Puglia ekibinin artık tek çaresi Serie A’ya yükselmekti. Play-off bileti kazanılmasına rağmen ekonomik yetersizlikler yüzünden iki puan silinince kura şansı zora girdi. Elemelerin ilk ayağında Cittadella’yı geçemeyen Bari, Serie A’ya yükselme şansını kaybetti.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Altı bin euro’ya varan su faturasını bile ödeyemeyen Bari, son bir çıkış yolu arıyordu. Serie B’nin finansal standartlarına uyabilmek için gelirleri beş milyon euro kadar arttırmaya çalışan Giancaspro, Leeds United’ın sahibi Andrea Radrizzani ile temasa geçti ancak alınan cevap olumsuzdu. Finansal düzensizlikler nedeniyle soruşturma başlayınca Giancaspro kulüpten çekildi.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">İflas etmeler, amatöre düşmeler ve yeniden doğuşlar. İtalyan kulüplerinin kaderi olmuş ekonomik yetersizlikler, artık bilinen bir hikayenin sürekli olarak kendini hatırlatması gibiydi. 2002 yılında Fiorentina’nın iflas etmesinin ardından tam 153 İtalyan kulübü iflas etmiş, yeniden kurulmuş yahut insan hafızasının acımasız sonsuzluğunda kaybolup gitmişti. Tüm bu sefaletin oluşturduğu korkunç girdap, Bari kulübünü de kendi içine çekiyordu. Bari, 110 yıllık tarihinde üçüncü kez yeniden kuruluyordu.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">2014 yılında Latina ile oynanan Serie B play-off maçında Stadio San Nicola’ya 50 bin, 2016’da Novara ile oynanan play-off maçına ise sadece 20 bin kişi gelmişti. Giancaspro döneminde artan bilet fiyatları Bari taraftarının hevesini kırmış, taraftarlar maçlara gitmez olmuştu. Oysa ki kulübün en büyük gücü, mevcut koşullara aldırmadan armanın peşinde giden Bari sakinleriydi.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">“Bugün Horoz (Bari kulübünün sembolü) başarısız oldu, 110 yıllık kırmızı-beyaz bir tarih başarısız oldu.” Hayat boyu Bari taraftarı olan Alfredo Ricci’nin sözleri, nihayete ermiş bir olgunun tanımını yapıyordu adeta: “Eğer bir horozu öldürürseniz, eğer onun kafasını kesersiniz, horoz bir süre daha yaşamaya devam eder. Bari asla ölmez. Diriliş Serie D’de yeniden başlayacak. Biz atkılarımızı takıp orada şarkılar söyleyeceğiz. Bugünü ve yarını onurlandırırken, sonsuza kadar kırmızı-beyaz renkler olacak.”</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Bu tür dibe vuruşları daha önce yaşayan Fiorentina, Napoli ve Parma gibi büyük kulüplerin varlığı Bari’ye umut veriyor. Yeni isimler, yeni stadyumlar, yeni sahipler ve yeni rakipler her zaman olacak. Kulübü sonsuza kadar kalbinde yaşatan tarafların varlığı ise bu kulüplerin kaybolmamasını, her zaman var olmasını sağlayacak. Çünkü <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bir insan, onu hatırlayan son kişi öldüğünde ölür.</span></span></span></span><br />
</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Mehmetcan Arısoy</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://www.socratesdergi.com/nereden-geldim-nerelere-gidecegim/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.socratesdergi.com/nereden-ge...gidecegim/</a></span></span></span></span></span></span></blockquote>
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">[url=https://www.socratesdergi.com/nereden-geldim-nerelere-gidecegim/][/url]</span></span></span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #333333;" class="mycode_color">İtalyan futbolunun çok başarılı olamasa da adı bilinen kulüplerinden biri Bari'nin kısa bir hikayesi... Son olarak 2018-19 sezonunda Serie D'de (amatör seviye kabul ediliyor) mücadele eden Bari I grubunda şampiyon olarak Serie C'ye yükselmeyi başardı. </span><br />
<br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #9e9e9e;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">1990 Dünya Kupası’na gelindiğinde İtalyan futbolu zirvedeydi. Yükseliş, sonrasında da devam etti. Ancak Avrupa’da zirveye yerleşmiş büyük kulüplerden farklı olarak; uzaklarda bir yerlerde kök salan bir hayal, güneş gibi doğan bir takım daha mevcuttu.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Milenyuma on yıl kala İtalya’nın güneyinde yaşananlar hiçbir zaman bir hayalin ötesine geçemeyecekti. Çizmenin ‘topuğunda’ yer alan Bari; Güney İtalya’nın en büyük ikinci ekonomisine sahip şehri, ülkenin en çok zeytinyağı ve şarap üreten bölgesi Puglia’nın ise başkentiydi. Yüzünü Balkanlara dönmüş, kaderini ise Adriyatik Denizi’nin sonsuzluğuna bırakmış bu toprakların dünyaya gözlerini açması için Stadio San Nicola’nın açılması gerekecekti.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Dönemin İtalyan futbolu seksenli yıllardan aldığı güç ile Juventus, Inter ve Milan gibi dev kulüpleri barındırıyor, bu kulüpler de Avrupa’da başarılar kazanıyordu. Ligin yayın hakları dünyanın dört bir tarafına ulaşıyor, her sene birçok yıldız isim Serie A’nın yolunu tutuyordu. Ligin görkemi sadece bununla da sınırlı kalmıyor; Roma, Lazio, Napoli ve daha niceleri iyi kadrolar kurup bu büyüklere kafa tutuyordu. Paranın el değiştirmesi; Parma, Fiorentina, Sampdoria gibi takımları potanın içine itiyor, yıldız havuzu gün geçtikçe büyümeye devam ediyordu. Bu görkem, dünyanın en büyük futbol organizasyonunu ülkeye getiriyordu.<br />
</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Dünya kupasına ev sahipliği yapmak için en iyi ligi yahut en güçlü takımları barındırmak yetmiyor, dönemin standartlarına uygun stadyumlara da sahip olmak gerekiyordu. Turnuva için seçilen on iki stadyumun on tanesi modernize edilmiş, iki tanesi ise kupaya özel olarak yapılmıştı. Bu iki stattan doğan iki farklı hikâye de işte tam olarak burada başlıyordu: fütüristik yapıların hayat verdiği yazgılar.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">İlk bakışta sanki Stanley Kubrick’in 2001: A Space Odyssey setinden yahut gelecekten gelmiş bir uzay gemisini andıran San Nicola Stadyumu, o günlerde Bari halkı için betondan yapılabilecek en gösterişli hayal gibiydi. ‘Geleceğin stadyumu’ olarak nitelendirilen, Kızılyıldız’ın Marsilya’yı geçip zafere uzandığı 1991 Şampiyon Kulüpler Kupası finaline ev sahibi yapan bu ‘uzay mekiği’; zaman içinde şehrin ve kulübün sırtında taşıyamayacağı bir yük haline gelecekti.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Bu yükün altına ilk olarak Juventus girmişti. Tıpkı Stadio San Nicola gibi kupa öncesi yapılan Stadio Delle Alpi, ülkenin en çok desteklenen takımı tarafından ‘hiçbir zaman var olmayan evleri’ olarak görüldü. Bu ‘ruhsuz stadyum’, ev sahipliği yaptığı hemen hemen her maçta boş tribünler üzerinde duran ‘Violenza è Stupida’ (Şiddet aptallıktır) pankartıyla hatırlandı. Juventus’un efsane başkanı Gianluca Agnelli’nin ‘tribünler sahaya çok uzak, görüş açısı çok kötü’ diye nitelendirdiği ve istemediği Delle Alpi, Dünya Kupası yarı finalinde bile doldurulamadı. Akabinde ise sürekli olarak stadın kapasitesi düşürüldü. 70 bin kişilik stadyum, Juventus’un Avrupa’da oynadığı maçlarda bile 60 bin kişi barajını aşmayı başaramadı.<br />
</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Mevzubahis fiyaskodan sonra ‘futbol için elverişli değilse en azından atletizm için hizmet verebilir’ tezi ortaya sürüldü. Ancak kısa bir süre içinde Delle Alpi’nin atletizm turnuvaları için gerekli kriterlere sahip olmadığı, hangi spor olduğu fark etmeksizin stadyumun yetersiz geleceği anlaşıldı. 1994 yılında Umberto Agnelli’nin; Antonio Giraudo, Luciano Moggi ve Roberto Bettega’dan oluşan yönetimi ile başa geçmesi ile birlikte hiç vakit kaybetmeden yeni stadyum için planlar yapılmaya başlandı. Altın günlerin hediyesi olan Stadio Delle Alpi, tam anlamıyla büyük bir hayal kırıklığıydı.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Güney’de yaşananlara bakacak olursak, işler pek de farklı değildi: Büyük umutlar beslenen Stadio San Nicola takıma fazla gelmeye başlamıştı. Ne yazık ki bu konuda Juventus kadar şanslı değillerdi. Güney’in yeni gücü olması beklenen Bari, bir anda kendini Serie B’de beş bin kişiye oynarken buldu.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Milenyumun ilk yıllarında yaşanan sancılı süreçten sonra kısa süreli de olsa Bari şehrinde bulutlar dağılacak, güneş tekrardan açacaktı. 2010’lar kapıya dayanmışken Antonio Conte yönetiminde Serie A’ya yükselen Bari, ‘belki bir ihtimal’ diyerek tekrardan hayal kurmaya başladı. Ancak sorunun kaynağı sahada alınan sonuçlar değil, yıllardır gözlerden uzakta yozlaşan idarecilerdi. Puglia ekibini tam 28 yıldır yöneten Matarrese Ailesi’nin daha fazla vakti kalmamış; değişim bir seçenek değil, zorunluluk halini almıştı. Haziran 2011’de başkan Vincenzo Materrese ve yönetiminin sunduğu istifalar, kara bulutların şehri henüz terk etmediğini gösteriyordu.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Bazı oyuncuların adı bahis skandalı ve çeşitli usulsüzlükler ile birlikte geçince açılan adli soruşturma sonucunda başlayan süreç, 2014 yılının şubat ayında 30 milyon euro’ya varan borcun kulübü iflasın eşiğine getirmesine kadar sürdü. Aynı yılın mart ayında Puglia mahkemelerince resmileşen bu olaylar zinciri, Bari’yi kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya bıraktı. Son üç yıldır halihazırda yönetimden çekilmiş olan Matarrese Ailesi’nin kulübü elden çıkarması için bir alıcı bulması gerekiyordu. Kamuoyunca bilinen bir şirketin yüzü olan Bari doğumlu eski hakem Gianluca Paparesta, 4.8 milyon euro ödedi ve kulübün yeni başkanı oldu. Ancak asıl değişim, bu sürecin devamında yaşanacaktı.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Paparesta’nın bulduğu yeni yatırımcı olan Malezyalı iş adamı Noordin Ahmad kulübün %50’sini satın alırken, lokal iş adamı Cosmo Antonio Giancaspro da %5’lik hissesi ile yeni başkan seçildi. Artık kulübün yeni ismi AS Bari değil, Bari 1908 Football Club idi. 2015’in son günlerinde yaşanan bu gelişmeler; Giancaspro’nun, Paparesta’nın sonunu hazırlaması ile devam etti.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Yeni yönetim kulübe farklı bir hava getirmişti ancak onların planları da daha önce olduğu gibi benzer sorunlar ile örselenecekti. Her şey Stadio San Nicola’nın yenilenmesi fikrinin reddedilmesiyle başladı. Bari Belediye Başkanı Antonio Decaro bu proje için vergilerden para ayırma önerisini kabul etmeyince Bari, stadı yenileyebilmek için uzun süreli bir kiralama teklifi sundu. Ancak yeterli fon olmadığı için bu teklif de rafa kaldırıldı. Acınası bir halde yok olmaya yüz tutan Stadio San Nicola, biçare kendi kaderine terk edildi.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Serie B’de inişli-çıkışlı yıllar geçiren kulüpte yeni bir facia patlak verecekti. Ocak 2018’de oyuncuların maaşlarının ödenmediği söylentileri su yüzüne çıkmaya başlayınca, vergi dairesi tarafından para cezası istendi. Bu süreci takip eden mart ayında, Bari’nin 16 milyon Euro borcu olduğu açıklandı. Gelirlerini arttıramayan Puglia ekibinin artık tek çaresi Serie A’ya yükselmekti. Play-off bileti kazanılmasına rağmen ekonomik yetersizlikler yüzünden iki puan silinince kura şansı zora girdi. Elemelerin ilk ayağında Cittadella’yı geçemeyen Bari, Serie A’ya yükselme şansını kaybetti.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Altı bin euro’ya varan su faturasını bile ödeyemeyen Bari, son bir çıkış yolu arıyordu. Serie B’nin finansal standartlarına uyabilmek için gelirleri beş milyon euro kadar arttırmaya çalışan Giancaspro, Leeds United’ın sahibi Andrea Radrizzani ile temasa geçti ancak alınan cevap olumsuzdu. Finansal düzensizlikler nedeniyle soruşturma başlayınca Giancaspro kulüpten çekildi.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">İflas etmeler, amatöre düşmeler ve yeniden doğuşlar. İtalyan kulüplerinin kaderi olmuş ekonomik yetersizlikler, artık bilinen bir hikayenin sürekli olarak kendini hatırlatması gibiydi. 2002 yılında Fiorentina’nın iflas etmesinin ardından tam 153 İtalyan kulübü iflas etmiş, yeniden kurulmuş yahut insan hafızasının acımasız sonsuzluğunda kaybolup gitmişti. Tüm bu sefaletin oluşturduğu korkunç girdap, Bari kulübünü de kendi içine çekiyordu. Bari, 110 yıllık tarihinde üçüncü kez yeniden kuruluyordu.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">2014 yılında Latina ile oynanan Serie B play-off maçında Stadio San Nicola’ya 50 bin, 2016’da Novara ile oynanan play-off maçına ise sadece 20 bin kişi gelmişti. Giancaspro döneminde artan bilet fiyatları Bari taraftarının hevesini kırmış, taraftarlar maçlara gitmez olmuştu. Oysa ki kulübün en büyük gücü, mevcut koşullara aldırmadan armanın peşinde giden Bari sakinleriydi.</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">“Bugün Horoz (Bari kulübünün sembolü) başarısız oldu, 110 yıllık kırmızı-beyaz bir tarih başarısız oldu.” Hayat boyu Bari taraftarı olan Alfredo Ricci’nin sözleri, nihayete ermiş bir olgunun tanımını yapıyordu adeta: “Eğer bir horozu öldürürseniz, eğer onun kafasını kesersiniz, horoz bir süre daha yaşamaya devam eder. Bari asla ölmez. Diriliş Serie D’de yeniden başlayacak. Biz atkılarımızı takıp orada şarkılar söyleyeceğiz. Bugünü ve yarını onurlandırırken, sonsuza kadar kırmızı-beyaz renkler olacak.”</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Bu tür dibe vuruşları daha önce yaşayan Fiorentina, Napoli ve Parma gibi büyük kulüplerin varlığı Bari’ye umut veriyor. Yeni isimler, yeni stadyumlar, yeni sahipler ve yeni rakipler her zaman olacak. Kulübü sonsuza kadar kalbinde yaşatan tarafların varlığı ise bu kulüplerin kaybolmamasını, her zaman var olmasını sağlayacak. Çünkü <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bir insan, onu hatırlayan son kişi öldüğünde ölür.</span></span></span></span><br />
</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">Mehmetcan Arısoy</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://www.socratesdergi.com/nereden-geldim-nerelere-gidecegim/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.socratesdergi.com/nereden-ge...gidecegim/</a></span></span></span></span></span></span></blockquote>
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">[url=https://www.socratesdergi.com/nereden-geldim-nerelere-gidecegim/][/url]</span></span></span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Futbolun en uzun süreli saçmalığı: Deplasman golü]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=865</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2019 13:47:54 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=865</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yıllar önce kura çekmeye alternatif olarak getirilen bu sistemi halen çözemeyenler var. UEFA’nın deplasmanda atılan gol kuralını yeniden ele alacağı iddiaları gündemde.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">13 AĞUSTOS 1998 sabahı, Türk gazetelerinin spor sayfalarını açanlar son derece garip bir durumla karşılaşmışlardı. Avrupa kupalarında ikinci ön eleme turu ilk ayak maçlarını oynayan temsilcilerimizden Galatasaray Grasshoppers’ı içeride 2-1 yenmiş, Fenerbahçe de deplasmanda Göteborg’a 2-1 kaybetmişti. Ama Türk medyasında her iki takımımız için de bayram havası esiyordu! Türk spor sayfalarına göre içeride 2-1 kazanmak da, dışarıda 2-1 kaybetmek de süper avantajdı! Ben çocukken babam, Avrupa kupalarında deplasmanda atılan her golün ‘2 gol’ sayıldığını söylerdi. Yıllarca kendisine kuralı açıklamaya çalıştım, açıklayamadım. Seneler sonra bu iddiayı farklı zamanlarda Los Angeles’lı 60 yaşındaki komşum Nick’ten ve 20’li yaşlardaki Alman garson Michael’den de duyunca olayın vahametini anladım. Aslında hiç kimse ‘deplasman golü’ kuralına tam olarak anlam veremiyor ve açıklayamıyordu. Anlıyordu belki. Ama yine de ağzında acı bir tat kalıyordu. O acı tat şu sıralar, Ancelotti, Mourinho, Tuchel, Simeone gibi âkil adamlarda da var. Hemen hemen hiç kimse artık bu saçma ‘deplasman golü’ kuralını istemiyor. UEFA’nın da geçtiğimiz hafta Roma’da yaptığı olağan toplantısında bu konuyu konuşacağı iddia edildi. Resmi bir açıklama yok. Ama her an bu saçmalığının bittiği haberini alabiliriz mutlulukla...</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Peki bu saçmalık nasıl girmişti hayatımıza sahi? Yani 50 yıl geriye gittiğimizde bu kuralı koyanların motivasyonu neydi? Cevap çok basit ve ilkel aslında: 180 dakikanın sonunda toplam skorun berabere olması halinde kura yöntemi hiç adil gözükmüyordu. Öyleyse bir golü, bir diğerinden daha değerli kılmak lazımdı; en makulü de deplasman golünün ağırlığını artırmaktı. O günlerde iki büyük sebep vardı deplasman golünün ağırlığını artırmayı haklı gösteren: 1- O yıllarda deplasman seyahatlerinin olağanüstü zor ve stresli olması. 2- Her ülkede top standardının değişmesi. Topa daha alışık olan ev sahibi takımın daha avantajlı olması. Yaklaşık 50 yıl sonra bugün, yeryüzünün bir ucundan başka bir ucuna seyahat bile çok daha acısız. Futbol topu standardı da mükemmele yakın biçimde sağlanmış durumda. Yani deplasman golü kuralının varlık nedenleri artık tamamıyla ortadan kalkmış. Futbolun en uzun süreli saçmalığının da bitme zamanı gelmiş sanki...</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uğur MELEKE</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/ugur-meleke/futbolun-en-uzun-sureli-sacmaligi-deplasman-golu-41116261" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yaz...u-41116261</a></span></span></span></span></span></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yıllar önce kura çekmeye alternatif olarak getirilen bu sistemi halen çözemeyenler var. UEFA’nın deplasmanda atılan gol kuralını yeniden ele alacağı iddiaları gündemde.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">13 AĞUSTOS 1998 sabahı, Türk gazetelerinin spor sayfalarını açanlar son derece garip bir durumla karşılaşmışlardı. Avrupa kupalarında ikinci ön eleme turu ilk ayak maçlarını oynayan temsilcilerimizden Galatasaray Grasshoppers’ı içeride 2-1 yenmiş, Fenerbahçe de deplasmanda Göteborg’a 2-1 kaybetmişti. Ama Türk medyasında her iki takımımız için de bayram havası esiyordu! Türk spor sayfalarına göre içeride 2-1 kazanmak da, dışarıda 2-1 kaybetmek de süper avantajdı! Ben çocukken babam, Avrupa kupalarında deplasmanda atılan her golün ‘2 gol’ sayıldığını söylerdi. Yıllarca kendisine kuralı açıklamaya çalıştım, açıklayamadım. Seneler sonra bu iddiayı farklı zamanlarda Los Angeles’lı 60 yaşındaki komşum Nick’ten ve 20’li yaşlardaki Alman garson Michael’den de duyunca olayın vahametini anladım. Aslında hiç kimse ‘deplasman golü’ kuralına tam olarak anlam veremiyor ve açıklayamıyordu. Anlıyordu belki. Ama yine de ağzında acı bir tat kalıyordu. O acı tat şu sıralar, Ancelotti, Mourinho, Tuchel, Simeone gibi âkil adamlarda da var. Hemen hemen hiç kimse artık bu saçma ‘deplasman golü’ kuralını istemiyor. UEFA’nın da geçtiğimiz hafta Roma’da yaptığı olağan toplantısında bu konuyu konuşacağı iddia edildi. Resmi bir açıklama yok. Ama her an bu saçmalığının bittiği haberini alabiliriz mutlulukla...</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Peki bu saçmalık nasıl girmişti hayatımıza sahi? Yani 50 yıl geriye gittiğimizde bu kuralı koyanların motivasyonu neydi? Cevap çok basit ve ilkel aslında: 180 dakikanın sonunda toplam skorun berabere olması halinde kura yöntemi hiç adil gözükmüyordu. Öyleyse bir golü, bir diğerinden daha değerli kılmak lazımdı; en makulü de deplasman golünün ağırlığını artırmaktı. O günlerde iki büyük sebep vardı deplasman golünün ağırlığını artırmayı haklı gösteren: 1- O yıllarda deplasman seyahatlerinin olağanüstü zor ve stresli olması. 2- Her ülkede top standardının değişmesi. Topa daha alışık olan ev sahibi takımın daha avantajlı olması. Yaklaşık 50 yıl sonra bugün, yeryüzünün bir ucundan başka bir ucuna seyahat bile çok daha acısız. Futbol topu standardı da mükemmele yakın biçimde sağlanmış durumda. Yani deplasman golü kuralının varlık nedenleri artık tamamıyla ortadan kalkmış. Futbolun en uzun süreli saçmalığının da bitme zamanı gelmiş sanki...</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uğur MELEKE</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/ugur-meleke/futbolun-en-uzun-sureli-sacmaligi-deplasman-golu-41116261" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yaz...u-41116261</a></span></span></span></span></span></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Passolig Vurgunu]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=862</link>
			<pubDate>Sun, 10 Feb 2019 23:07:40 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=16">turkuaz_0628</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=862</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: gibson-semibold;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Passolig vurgunu</span></span></span><br />
<span style="font-family: acuminpro-semibold;" class="mycode_font"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">2014 yılında futbol ve taraftar güvenliği için başlayan Passolig uygulaması tam bir soyguna dönüştü. Passolig kartının maliyeti sadece 4 lirayken, vatandaşlardan yıllık 41,5 liralık kullanım bedeli alınıyor. 4 milyon 280 bin üyeden toplanan yıllık para 180 milyon lirayı buluyor.</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-regular;" class="mycode_font">Güvenlik amacıyla 2014 yılında devreye alınan Passolig kart uygulaması, büyük bir soyguna dönüştü. 4 milyon 279 bin kişinin üyesi olduğu Passolig’e gelen son zamla birlikte 2018/2019 sezonu kart ücreti 36,5 liradan 41,5 liraya çıktı. Yüzde 18’lik son zamla birlikte yıllık kullanım bedeli 41,5 liraya yükselen Passolig kartı, devletin seyirci bilgilerini alarak işlenen tribün suçlarına karşı önlem amacıyla çıkarılmıştı.<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">BİLET FİYATIYLA YARIŞIYOR</span></span><br />
İlk çıktığında haksız ücretlendirmeler sebebiyle tepki çeken uygulama; taraftar ve üye sayısının artışıyla dev bir rant kapısına dönüştü. İlk çıktığı 2014'te 15 lira olan Passolig kartının yıllık aidatı, son zamla birlikte 41,5 liraya çıkarıldı. Milyonlarca futbolseverlerin ödediği maç biletinin yanısıra passolig kartına da para ödemek zorunda bırakılması büyük tepki çekiyor.<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">4 LİRALIK KARTI 41,5 LİRAYA SATIYOR</span></span><br />
Aradan geçen birkaç yılda yıllık ücreti yüzde 177 artırılan Passolig kartının büyük bir müşteri kitlesi var. Futbolseverlerin satılan ve her yıl kullanım ücreti tahsil edilen kartın maliyeti ise içindeki çipiyle birlikte 3-4 lira civarında. Maliyetinin on katı bir parayla satılan kartın 4 milyon 280 bin civarındaki üyesinden alınan yıllık para 180 milyon lirayı aşıyor.<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">TOPLAM GELİRİN 53'Ü AKTİFBANK'A</span></span></span></span></span></span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font">Passolig ücretlerinin yüzde 53’ü kart ve çip maliyeti gerekçesiyle kartı işleten Aktifbank'a gidiyor. Yüzde 47’lik kısım ise Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) havuzuna aktarılıyor. TFF bu tutarın yüzde 10’unu kendisine alıp kalan tutarı kart adedine göre kulüplerin hesabına yatırıyor. Cebinde bu kartı taşıyan 4 milyon 280 bin futbolseverden bu yıl yaklaşık 181 milyon 740 bin lira tahsil edilecek. Taraftarın haksız bir kazanç gözüyle baktığı bu paranın 96 milyon 322 bin lirası Aktifbank’ta kalıyor.</span></span></span><br />
</li>
</ul>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">FEDERASYON DA GELİRDEN PAY ALIYOR</span></span><br />
Türkiye Futbol Federasyonu 8,5 milyon lirayı kendi hesabına aktardıktan sonra geri kalanı kartlı üye sayısına göre kulüplere dağıtıyor. Kart tahsilatından ele edilecek bu yılki hasıladan kulüplere kalan para miktarı yaklaşık 76 milyon 876 bin lira olarak hesaplandı. TFF'nin kulüplere dağıttığı para, üye sayısı başına 17,5 liraya denk geliyor.<br />
</span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">AKTİFBANK’IN KARI PASSOLİG’DEN</span></span><br />
Aktifbank'ın işlettiği Passolig kartlar banka kartı ve kredi kartı özelliği de taşıyor. Passolig kartı olmaksızın maçlara girilemediği düşünüldüğünde bu kartı mecburi olarak alan 4,3 milyon futbolsever, banka için potansiyel müşteri konumuna düşüyor. 2017 yılında 178 milyon lira net kar açıklayan Aktifbank’ın en büyük gelir kalemlerinin başında passolig kart geliri geliyor. Açıklanan son faaliyet raporuna göre bankanın 6,6 milyon müşterisinin 3,5 milyonu passolig karttan kaynaklanıyor.</span></span><br />
</span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font"><span style="font-family: acuminpro-bold;" class="mycode_font">TEK GEÇİŞLİK KART 15 LİRA</span></span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font">Passolig’siz maçlara girmek isteyen seyirciler için de statlarda 15 liraya tek geçişlik kartlar satılarak rant sağlandığı düşüncesi ortaya çıkıyor. Passolig sahipleri 1 maça dahi girse 41,5 liralık ücret yıl boyunca alınıyor. Bir yıl sonra yenilenmediği zaman devreden çıkan Passolig’de maç giriş-çıkış sayısına bakılmıyor.</span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font"><span style="font-family: acuminpro-bold;" class="mycode_font">HANGİ KULÜPTE KAÇ KART VAR?</span></span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font">Passolig’in sitesinde yer alan güncel bilgilere göre: Spor Toto Süper Lig ve Spor Toto 1. Lig’de oynayan 36 takımın sisteme kayıtlı toplam üye sayısı, 3 milyon 978 bin kişi. Türkiye Futbol Federasyonu ve diğer kulüplere kayıtlı üye sayısı ise 401 bin kişi civarında. 851 bin Passolig kartlı taraftara sahip Galatasarayı 795 bin üye ile Fenerbahçe, 706 bin üye ile Beşiktaş ve 253 bin üye ile Trabzonspor takip ediyor.</span></span></span><br />
</li>
</ul>
</blockquote>
<a href="https://www.yenisafak.com/ekonomi/passolig-vurgunu-3445750" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.yenisafak.com/ekonomi/passol...nu-3445750</a>     Konu internet sitesinin birisinde de açılmış uzun zaman sonra dile getirildi başta dedik iyi oturduğumuz yerden alıyoruz kolaylıkları var, hem paradan takımda kazanıyo filan ama hikaye ne şiddeti azalttı ne olayları hemde temiz sakaldan yüksek oranda vurgun var, şimdi daha önemlisi bunu yazan gazeteye dikiz ( yazan kim bilmem ama paşam silivri soğuktur şimdi : ) )  dönelim dönelimde kağıt bilete gerçek tribüncüleri görelim eskisi gibi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: gibson-semibold;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Passolig vurgunu</span></span></span><br />
<span style="font-family: acuminpro-semibold;" class="mycode_font"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">2014 yılında futbol ve taraftar güvenliği için başlayan Passolig uygulaması tam bir soyguna dönüştü. Passolig kartının maliyeti sadece 4 lirayken, vatandaşlardan yıllık 41,5 liralık kullanım bedeli alınıyor. 4 milyon 280 bin üyeden toplanan yıllık para 180 milyon lirayı buluyor.</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-regular;" class="mycode_font">Güvenlik amacıyla 2014 yılında devreye alınan Passolig kart uygulaması, büyük bir soyguna dönüştü. 4 milyon 279 bin kişinin üyesi olduğu Passolig’e gelen son zamla birlikte 2018/2019 sezonu kart ücreti 36,5 liradan 41,5 liraya çıktı. Yüzde 18’lik son zamla birlikte yıllık kullanım bedeli 41,5 liraya yükselen Passolig kartı, devletin seyirci bilgilerini alarak işlenen tribün suçlarına karşı önlem amacıyla çıkarılmıştı.<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">BİLET FİYATIYLA YARIŞIYOR</span></span><br />
İlk çıktığında haksız ücretlendirmeler sebebiyle tepki çeken uygulama; taraftar ve üye sayısının artışıyla dev bir rant kapısına dönüştü. İlk çıktığı 2014'te 15 lira olan Passolig kartının yıllık aidatı, son zamla birlikte 41,5 liraya çıkarıldı. Milyonlarca futbolseverlerin ödediği maç biletinin yanısıra passolig kartına da para ödemek zorunda bırakılması büyük tepki çekiyor.<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">4 LİRALIK KARTI 41,5 LİRAYA SATIYOR</span></span><br />
Aradan geçen birkaç yılda yıllık ücreti yüzde 177 artırılan Passolig kartının büyük bir müşteri kitlesi var. Futbolseverlerin satılan ve her yıl kullanım ücreti tahsil edilen kartın maliyeti ise içindeki çipiyle birlikte 3-4 lira civarında. Maliyetinin on katı bir parayla satılan kartın 4 milyon 280 bin civarındaki üyesinden alınan yıllık para 180 milyon lirayı aşıyor.<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">TOPLAM GELİRİN 53'Ü AKTİFBANK'A</span></span></span></span></span></span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font">Passolig ücretlerinin yüzde 53’ü kart ve çip maliyeti gerekçesiyle kartı işleten Aktifbank'a gidiyor. Yüzde 47’lik kısım ise Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) havuzuna aktarılıyor. TFF bu tutarın yüzde 10’unu kendisine alıp kalan tutarı kart adedine göre kulüplerin hesabına yatırıyor. Cebinde bu kartı taşıyan 4 milyon 280 bin futbolseverden bu yıl yaklaşık 181 milyon 740 bin lira tahsil edilecek. Taraftarın haksız bir kazanç gözüyle baktığı bu paranın 96 milyon 322 bin lirası Aktifbank’ta kalıyor.</span></span></span><br />
</li>
</ul>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">FEDERASYON DA GELİRDEN PAY ALIYOR</span></span><br />
Türkiye Futbol Federasyonu 8,5 milyon lirayı kendi hesabına aktardıktan sonra geri kalanı kartlı üye sayısına göre kulüplere dağıtıyor. Kart tahsilatından ele edilecek bu yılki hasıladan kulüplere kalan para miktarı yaklaşık 76 milyon 876 bin lira olarak hesaplandı. TFF'nin kulüplere dağıttığı para, üye sayısı başına 17,5 liraya denk geliyor.<br />
</span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: abriltext-bold;" class="mycode_font">AKTİFBANK’IN KARI PASSOLİG’DEN</span></span><br />
Aktifbank'ın işlettiği Passolig kartlar banka kartı ve kredi kartı özelliği de taşıyor. Passolig kartı olmaksızın maçlara girilemediği düşünüldüğünde bu kartı mecburi olarak alan 4,3 milyon futbolsever, banka için potansiyel müşteri konumuna düşüyor. 2017 yılında 178 milyon lira net kar açıklayan Aktifbank’ın en büyük gelir kalemlerinin başında passolig kart geliri geliyor. Açıklanan son faaliyet raporuna göre bankanın 6,6 milyon müşterisinin 3,5 milyonu passolig karttan kaynaklanıyor.</span></span><br />
</span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font"><span style="font-family: acuminpro-bold;" class="mycode_font">TEK GEÇİŞLİK KART 15 LİRA</span></span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font">Passolig’siz maçlara girmek isteyen seyirciler için de statlarda 15 liraya tek geçişlik kartlar satılarak rant sağlandığı düşüncesi ortaya çıkıyor. Passolig sahipleri 1 maça dahi girse 41,5 liralık ücret yıl boyunca alınıyor. Bir yıl sonra yenilenmediği zaman devreden çıkan Passolig’de maç giriş-çıkış sayısına bakılmıyor.</span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font"><span style="font-family: acuminpro-bold;" class="mycode_font">HANGİ KULÜPTE KAÇ KART VAR?</span></span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #1a1a1a;" class="mycode_color"><span style="font-family: acuminpro-regular;" class="mycode_font">Passolig’in sitesinde yer alan güncel bilgilere göre: Spor Toto Süper Lig ve Spor Toto 1. Lig’de oynayan 36 takımın sisteme kayıtlı toplam üye sayısı, 3 milyon 978 bin kişi. Türkiye Futbol Federasyonu ve diğer kulüplere kayıtlı üye sayısı ise 401 bin kişi civarında. 851 bin Passolig kartlı taraftara sahip Galatasarayı 795 bin üye ile Fenerbahçe, 706 bin üye ile Beşiktaş ve 253 bin üye ile Trabzonspor takip ediyor.</span></span></span><br />
</li>
</ul>
</blockquote>
<a href="https://www.yenisafak.com/ekonomi/passolig-vurgunu-3445750" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.yenisafak.com/ekonomi/passol...nu-3445750</a>     Konu internet sitesinin birisinde de açılmış uzun zaman sonra dile getirildi başta dedik iyi oturduğumuz yerden alıyoruz kolaylıkları var, hem paradan takımda kazanıyo filan ama hikaye ne şiddeti azalttı ne olayları hemde temiz sakaldan yüksek oranda vurgun var, şimdi daha önemlisi bunu yazan gazeteye dikiz ( yazan kim bilmem ama paşam silivri soğuktur şimdi : ) )  dönelim dönelimde kağıt bilete gerçek tribüncüleri görelim eskisi gibi...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Albert Camus: Filozoflar ve siyasetçilerin dediklerine bakacağınıza, futbola bakın!]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=858</link>
			<pubDate>Sat, 19 Jan 2019 15:27:38 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=858</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #504f4f;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tiyatro eserleri yazan birine, “Senin için futbol mu önemlidir, tiyatro mu?” diye sorulduğunda, cevap kesinlikle “Tiyatro”dur; ama O farklıydı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #504f4f;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Çoğumuz felsefeden korkarız ya da lüzumsuz bir şey olduğunu düşünürüz; genellikle de bu konular bizi sıkar. Ancak, hangimiz felsefenin içinde futbol ve sporun olduğunu biliyor. Evet, Albert Camus felsefe hakkındaki önyargıları yazdığı eserler ve röportajlarda dile getirdiği kelimelerle yıkmamıza yardımcı oluyor. Bununla birlikte, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Camus’nün hayatına baktığımızda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">futbola </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">olan aşkını</span> çok rahat bir şekilde anlayabiliyoruz. 20. yüzyılın en güçlü Fransız yazarlarından Albert Camus, 1913 yılında Cezayir’in Mondovi kasabasında dünyaya geldi; ancak hayatının çoğunu Fransa’da geçirdi. Yoksul bir aileden gelen Camus’nün babası bir Alsaslı, annesi ise İspanyol’du. I.Dünya Savaşı sırasında, 1914’te babasını kaybetti. Babasının ölümünden sonra annesi oğlunu geçindirebilmek için hizmetçilik yaptı; ancak Camus daha rahat bir hayat sürebilmek için evinden ayrıldı. İşte bu noktadan sonra Albert Camus’nün spora, özellikle futbola olan aşkı başladı.<br />
<br />
Evinden ayrıldıktan sonra 1923 yılında liseye başladı. Ardından da Cezayir Üniversitesi’ne kabul edildi, Camus. Üniversiteye başladıktan sonra <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kaleciliğe </span>merak saldı ve okulunun takımında kalecilik yapmaya başladı. Camus, Kuzey Afrika Şampiyonası ve Kuzey Afrika Kupası’nda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘Racing Universitaire Algerois RUA’</span> takımıyla iki kez şampiyonluğa ulaştı. Çoğu kişi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">takım ruhunu</span>, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kardeşlik ve ortak amaç duygusunu</span> Camus’un takım arkadaşlarına aşıladığını dile getirdi. Tutkulu ve cesur bir şekilde yaptığı kurtarışlar ismini vakit geçirmeden ön plana taşıdı; ancak çok şanssız bir şekilde henüz 17 yaşındayken <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tüberküloz</span> hastalığına yakalandı. Verem onu çok sevdiği yeşil sahalardan uzaklaştırdı, yataklara düştü; ama Albert Camus’nün aklı ve ruhu hiçbir zaman futbol sahalarından uzak kalmadı.<br />
<br />
Daha sonra edebiyat alanında yazdığı eserlerle ismini farklı bir platformda duyurmaya başladı; ancak hiçbir zaman futbola olan aşkını gizlemedi. 1950’li yıllarda bir spor dergisine verdiği bir röportajda yazdığı denemelerde ve eserlerde her zaman futboldaki fair-play ve takım ruhundan yararlandığını, dini ve siyasi yetkililerin sadece aklımızı karıştırdığını dile getirdi. Kafamızı karıştıran bu etkenlerden kurtulmanın tek yolunun da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘futbol ve futbol ahlakı’</span> olduğunu da ekleyerek, nasıl bir spor tutkunu olduğunu herkese göstermiş oldu.<br />
Varoluşçuluğu ve II. Dünya Savaşı’nda Nazilere karşı olan sert tutumuyla ile bilinen Albert Camus henüz 47 yaşında hayata gözlerini yumdu. İnsanlara felsefenin ve edebiyatın sadece duygulardan ve düşüncelerden ibaret olmadığını gösterdi. Çoğu insanın, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘22 kişinin bir topun peşinden koşması’ </span>olarak nitelendirdiği futbolu, eserlerine yansıtarak edebiyat ve felsefeye farklı bir bakış açısı kazandırdı. Albert Camus, rahat bir şekilde, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Ahlak ve insanın yükümlülükleri hakkında güvenebileceğim ne biliyorsam onu futbola borçluyum,”</span> diyebilen bir varoluşçu; tiyatro eserleriyle ünlü olsa bile, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Tiyatro mu, futbol mu?” </span>sorusuna, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Tereddütsüz futbol”</span> diyebilen bir tiyatro yazarı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">; “Filozoflar ve siyasetçilerin dediklerine bakacağınıza, futbola bakın”</span>diyebilecek bir futbol aşığıydı. Evet, Albert Camus böyle bir adamdı; ancak 1957 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıktan tam üç yıl sonra bir araba kazasında öldü. Çoğu insana göre kendisini arabanın önüne atmıştır... Ama bunları dile getirenlerin bilmediği bir şey vardı; Camus hiçbir zaman intihardan yana değildi, yaşamın anlamsızlığının yok edilemeyeceğinin bilincindeydi, tıpkı hastalığına rağmen futbolla omuz omuza verdiği savaş gibi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sami MORHAYİM</span></span><br />
 <span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Albert Camus hakkında bilgi toplamama yardım eden UOML Felsefe Grubu hocası Asım Erhanezer’e teşekkür ederim.</span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #504f4f;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><a href="http://arsiv.salom.com.tr/news/print/17369-Albert-Camus-Filozoflar-ve-siyasetcilerin-dediklerine-bakacaginiza-futbola-bakin.aspx" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://arsiv.salom.com.tr/news/print/173...bakin.aspx</a></span></span></span></span></span></span></span></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #504f4f;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tiyatro eserleri yazan birine, “Senin için futbol mu önemlidir, tiyatro mu?” diye sorulduğunda, cevap kesinlikle “Tiyatro”dur; ama O farklıydı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #504f4f;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Çoğumuz felsefeden korkarız ya da lüzumsuz bir şey olduğunu düşünürüz; genellikle de bu konular bizi sıkar. Ancak, hangimiz felsefenin içinde futbol ve sporun olduğunu biliyor. Evet, Albert Camus felsefe hakkındaki önyargıları yazdığı eserler ve röportajlarda dile getirdiği kelimelerle yıkmamıza yardımcı oluyor. Bununla birlikte, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Camus’nün hayatına baktığımızda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">futbola </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">olan aşkını</span> çok rahat bir şekilde anlayabiliyoruz. 20. yüzyılın en güçlü Fransız yazarlarından Albert Camus, 1913 yılında Cezayir’in Mondovi kasabasında dünyaya geldi; ancak hayatının çoğunu Fransa’da geçirdi. Yoksul bir aileden gelen Camus’nün babası bir Alsaslı, annesi ise İspanyol’du. I.Dünya Savaşı sırasında, 1914’te babasını kaybetti. Babasının ölümünden sonra annesi oğlunu geçindirebilmek için hizmetçilik yaptı; ancak Camus daha rahat bir hayat sürebilmek için evinden ayrıldı. İşte bu noktadan sonra Albert Camus’nün spora, özellikle futbola olan aşkı başladı.<br />
<br />
Evinden ayrıldıktan sonra 1923 yılında liseye başladı. Ardından da Cezayir Üniversitesi’ne kabul edildi, Camus. Üniversiteye başladıktan sonra <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kaleciliğe </span>merak saldı ve okulunun takımında kalecilik yapmaya başladı. Camus, Kuzey Afrika Şampiyonası ve Kuzey Afrika Kupası’nda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘Racing Universitaire Algerois RUA’</span> takımıyla iki kez şampiyonluğa ulaştı. Çoğu kişi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">takım ruhunu</span>, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kardeşlik ve ortak amaç duygusunu</span> Camus’un takım arkadaşlarına aşıladığını dile getirdi. Tutkulu ve cesur bir şekilde yaptığı kurtarışlar ismini vakit geçirmeden ön plana taşıdı; ancak çok şanssız bir şekilde henüz 17 yaşındayken <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tüberküloz</span> hastalığına yakalandı. Verem onu çok sevdiği yeşil sahalardan uzaklaştırdı, yataklara düştü; ama Albert Camus’nün aklı ve ruhu hiçbir zaman futbol sahalarından uzak kalmadı.<br />
<br />
Daha sonra edebiyat alanında yazdığı eserlerle ismini farklı bir platformda duyurmaya başladı; ancak hiçbir zaman futbola olan aşkını gizlemedi. 1950’li yıllarda bir spor dergisine verdiği bir röportajda yazdığı denemelerde ve eserlerde her zaman futboldaki fair-play ve takım ruhundan yararlandığını, dini ve siyasi yetkililerin sadece aklımızı karıştırdığını dile getirdi. Kafamızı karıştıran bu etkenlerden kurtulmanın tek yolunun da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘futbol ve futbol ahlakı’</span> olduğunu da ekleyerek, nasıl bir spor tutkunu olduğunu herkese göstermiş oldu.<br />
Varoluşçuluğu ve II. Dünya Savaşı’nda Nazilere karşı olan sert tutumuyla ile bilinen Albert Camus henüz 47 yaşında hayata gözlerini yumdu. İnsanlara felsefenin ve edebiyatın sadece duygulardan ve düşüncelerden ibaret olmadığını gösterdi. Çoğu insanın, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘22 kişinin bir topun peşinden koşması’ </span>olarak nitelendirdiği futbolu, eserlerine yansıtarak edebiyat ve felsefeye farklı bir bakış açısı kazandırdı. Albert Camus, rahat bir şekilde, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Ahlak ve insanın yükümlülükleri hakkında güvenebileceğim ne biliyorsam onu futbola borçluyum,”</span> diyebilen bir varoluşçu; tiyatro eserleriyle ünlü olsa bile, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Tiyatro mu, futbol mu?” </span>sorusuna, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Tereddütsüz futbol”</span> diyebilen bir tiyatro yazarı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">; “Filozoflar ve siyasetçilerin dediklerine bakacağınıza, futbola bakın”</span>diyebilecek bir futbol aşığıydı. Evet, Albert Camus böyle bir adamdı; ancak 1957 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıktan tam üç yıl sonra bir araba kazasında öldü. Çoğu insana göre kendisini arabanın önüne atmıştır... Ama bunları dile getirenlerin bilmediği bir şey vardı; Camus hiçbir zaman intihardan yana değildi, yaşamın anlamsızlığının yok edilemeyeceğinin bilincindeydi, tıpkı hastalığına rağmen futbolla omuz omuza verdiği savaş gibi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sami MORHAYİM</span></span><br />
 <span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Albert Camus hakkında bilgi toplamama yardım eden UOML Felsefe Grubu hocası Asım Erhanezer’e teşekkür ederim.</span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #504f4f;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><a href="http://arsiv.salom.com.tr/news/print/17369-Albert-Camus-Filozoflar-ve-siyasetcilerin-dediklerine-bakacaginiza-futbola-bakin.aspx" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://arsiv.salom.com.tr/news/print/173...bakin.aspx</a></span></span></span></span></span></span></span></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Piyangodan her yıl büyük ikramiyeyi kazanan futbolcular ülkesi]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=856</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 12:55:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=856</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çocukluğumuzda 31 Aralık gecelerinin en heyecanlı anı, Milli Piyango’nun büyük ikramiyesinin kazananının açıklandığı dakikaydı. Kazanma ihtimali sadece “10 milyonda 1” olan büyük ikramiye için sokaklarda duyulan heyecan, çekilişe günler kala insanların kurduğu hayaller, kazanan biletin sizde<br />
olma olasılığının çok çok üzerinde. Zira bir insanın piyangodan büyük ikramiyeyi kazanma ihtimali, aynı kişinin üzerine 2 ayrı kez yıldırım düşme olasılığıyla neredeyse eşdeğer!</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ancak enteresandır, bu ülkede bir dönem öyle büyük kontratlar yapıldı, öyle akıl dışı sözleşmelere imza atıldı ki, halen Süper Lig’de 20’nin üzerinde futbolcu, her yıl Milli Piyango’dan bir büyük ikramiye bedeli kadar para kazanıyorlar! Önceki gün CNN Türk’te Damla Uğurtürk ve Cem Yılmaz’la konuştuk; yılbaşında çeyrek biletine büyük ikramiye isabet eden vatandaşın, Milli Piyango’dan aldığı ikramiye 17,5 milyon TL... Yani yaklaşık 2 milyon 900 bin Euro. Bu para, bu sezon futbolu bırakacağı söylenen Selçuk İnan’ın maaşından az! Maç başı ücretleri ya da primler dahil değil üstelik.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sadece Selçuk İnan değil, Terim’in kendisine kulüp bulmasını istediği Eren Derdiyok, Beşiktaş’ta 2 aydır kadro dışı olan Tolgay Arslan ya da Fenerbahçe’nin takasta değerlendirmeye çalıştığı Ozan Tufan da her yıl birer milli piyango ikramiyesine yakın para kazanıyorlar. </span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Global Sports Survey’in 2018 araştırmasına göre Süper Lig, futbolcu başına 864 bin dolar ortalama maaş ödüyor. Kulüpler tüm gelirlerinin yüzde 89’unu futbolcu maaş ve bonservislerine harcıyorlar (Bu oran Portekiz’de %27, Almanya’da %55)... Ve 2019’da Türk futbolunda halledilmesi gereken bir numaralı mesele bu. </span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Süper Lig kulüplerinin (en azından Başakşehir, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’un) bir araya gelip bir maaş üst limit centilmenlik anlaşması yapmaları gerek. Bu astronomik maaşlar ödenmeye devam ettiği sürece, UEFA finansal fair-play komitesinin de, TFF’nin ya da Türkiye Bankalar Birliği’nin de yapabilecekleri kısıtlı.</span></span><br />
<br />
Uğur Meleke - Hürriyet<br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/ugur-meleke/piyangodan-her-yil-buyuk-ikramiyeyi-kazanan-futbolcular-ulkesi-41069022" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yaz...i-41069022</a></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çocukluğumuzda 31 Aralık gecelerinin en heyecanlı anı, Milli Piyango’nun büyük ikramiyesinin kazananının açıklandığı dakikaydı. Kazanma ihtimali sadece “10 milyonda 1” olan büyük ikramiye için sokaklarda duyulan heyecan, çekilişe günler kala insanların kurduğu hayaller, kazanan biletin sizde<br />
olma olasılığının çok çok üzerinde. Zira bir insanın piyangodan büyük ikramiyeyi kazanma ihtimali, aynı kişinin üzerine 2 ayrı kez yıldırım düşme olasılığıyla neredeyse eşdeğer!</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ancak enteresandır, bu ülkede bir dönem öyle büyük kontratlar yapıldı, öyle akıl dışı sözleşmelere imza atıldı ki, halen Süper Lig’de 20’nin üzerinde futbolcu, her yıl Milli Piyango’dan bir büyük ikramiye bedeli kadar para kazanıyorlar! Önceki gün CNN Türk’te Damla Uğurtürk ve Cem Yılmaz’la konuştuk; yılbaşında çeyrek biletine büyük ikramiye isabet eden vatandaşın, Milli Piyango’dan aldığı ikramiye 17,5 milyon TL... Yani yaklaşık 2 milyon 900 bin Euro. Bu para, bu sezon futbolu bırakacağı söylenen Selçuk İnan’ın maaşından az! Maç başı ücretleri ya da primler dahil değil üstelik.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sadece Selçuk İnan değil, Terim’in kendisine kulüp bulmasını istediği Eren Derdiyok, Beşiktaş’ta 2 aydır kadro dışı olan Tolgay Arslan ya da Fenerbahçe’nin takasta değerlendirmeye çalıştığı Ozan Tufan da her yıl birer milli piyango ikramiyesine yakın para kazanıyorlar. </span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Global Sports Survey’in 2018 araştırmasına göre Süper Lig, futbolcu başına 864 bin dolar ortalama maaş ödüyor. Kulüpler tüm gelirlerinin yüzde 89’unu futbolcu maaş ve bonservislerine harcıyorlar (Bu oran Portekiz’de %27, Almanya’da %55)... Ve 2019’da Türk futbolunda halledilmesi gereken bir numaralı mesele bu. </span></span><br />
<br />
<span style="color: #212121;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Süper Lig kulüplerinin (en azından Başakşehir, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’un) bir araya gelip bir maaş üst limit centilmenlik anlaşması yapmaları gerek. Bu astronomik maaşlar ödenmeye devam ettiği sürece, UEFA finansal fair-play komitesinin de, TFF’nin ya da Türkiye Bankalar Birliği’nin de yapabilecekleri kısıtlı.</span></span><br />
<br />
Uğur Meleke - Hürriyet<br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/ugur-meleke/piyangodan-her-yil-buyuk-ikramiyeyi-kazanan-futbolcular-ulkesi-41069022" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yaz...i-41069022</a></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Benfica, Avrupa’nın yıldız oyuncu havuzu olmayı nasıl başardı?]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=841</link>
			<pubDate>Tue, 02 Oct 2018 13:14:34 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=841</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Oswald, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Portekiz’in güçlü ekiplerinden Benfica, gerek akademisiyle gerekse başka takımlardan genç yaşta renklerine bağladığı isimlerle birlikte, Avrupa futboluna yıldız oyuncular kazandırma konusunda en önde gelen takımlar arasında yer alıyor</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Di Maria, David Luiz, Victor Lindelöf, Jan Oblak, Ederson, Nemanja Matic, Nelson Semedo, Enzo Perez… Bu isimler halihazırda dünyanın en büyük futbol kulüplerinde top koşturuyor ve hepsinin ortak bir geçmişi var: SL Benfica.</span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">36 lig şampiyonluğu ile Portekiz’in en çok şampiyonluk görmüş takımı Benfica, Avrupa’nın dev takımlarının oyuncu pazarı haline gelmiş durumda. 2015 yılında düzenlenen Dubai Globe Soccer Ödülleri’nde Yılın En İyi Akademisi ödülüne layık görülen başarılı ekip, hem yerel ligde hem de uluslararası turnuvalarda yarışacak yetenekler yetiştiriyor. Kullanılan teknolojik antrenman teknikleri, performans analizleri ve bilimsel yöntemler sayesinde, oyuncuları daha genç yaştan ayrıcalıklı bir futbol alanında eğitmeye başlıyorlar.</span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Portekiz 1. Ligi, ekonomik açıdan Premier Lig veya Bundesliga’ya kıyasla küçük bir lig. Bu ülkelerin takımlarıyla yarışabilmesi için Benfica’nın akılcı çözümler üretmesi gerekiyor ve akademide de, profesyonel takımda da kullandıkları yöntemler tamamen bilim ve teknoloji etrafında dönüyor. Benfica akademisini, diğer takımlarınkinden ayıran en temel özellik, sahip olduğu kaynakları bilimsel şekilde kullanıp veri odaklı çalışmalar yapması. Kendi yıldız oyuncularını üreterek birçok başarı yakalayan SL Benfica, oyuncu satın almaktan çok, elindekini geliştirip yatırım yaparak ondan fayda sağlıyor ve dünyanın en başarılı futbol kulüplerine satıyor. Lizbon ekibi bu sayede, geçtiğimiz 7 senede sattığı oyuncularla yaklaşık 290 milyon euro elde etti. Peki, bu çalışmaları nasıl yapıyorlar? Gelin detaylı şekilde göz atalım:</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Benfica’nın 2006 yılında açılan Caixa Futbol Kampüsü’nde , 7 saha, 2 halı saha, 65 öğrencinin kalabileceği otel ve 360 derece bireysel performans alanı bulunuyor. 4 tarafı ağlarla örülü duvarla kaplı bu alana oyuncular tek tek alınıyor. Bu ağlarda, oyuncunun çabukluğunu, karar verme hızını ve refleksini geliştirmeye yardımcı hareket eden LED ışıklar bulunuyor. Duvarın ne tarafından hangi hızla geleceği belli olmayan toplar, oyuncunun refleksine olağanüstü katkı sağlıyor. Bu alana giren her oyuncunun kendine özel idman programı bulunuyor. Beslenme ve psikolojik anlamda da yönlendirici olan bu testlerde kayıt altına alınan oyuncular, çalışma sonunda elde edilen veriler ile gelecek antrenmanlarına hazırlanıyor ve eksik kaldığı noktaları net bir şekilde tespit edebiliyor. Bu odanın otomatik top toplayıcısı dahi bulunuyor. Dünyada bu tesislerin bulunduğu başka kulüpler de var lakin Benfica, en fonksiyonel olanı kendi elinde bulunduruyor ve geliştirmeye devam ediyor.</span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yalnızca saha içinde değil, saha dışında da oyuncuların uyku düzeni kayıt altına alınıyor, yeme-içme düzenleri kontrol ediliyor ruhsal sağlıklarına dair incelemeler de zorunlu olarak yapılıyor. Saha içinde kullanılan taktik ise GPS tekniği. Bu sensörleri giren oyuncular, bu cihazlarla birebir gözlemlenip inceleniyor. Oyuncunun hızı, katettiği mesafe, ortalama kalp ritmi ve kas yorgunluğu ölçülüyor. Bu bilgi sayesinde olası sakatlıklar öncesinden tahmin edilebiliyor. Örneğin kısa sürede hızında ani artık gözlemlenen bir oyuncunun sakatlanma ihtimali daha yüksek oluyor. Bu yöntem hem akademide hem de A takımda kullanılıyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Akademide yalnızca teknik futbol bilgisi değil, genel bir eğitim alan öğrenciler, kulübün vizyon ve misyonunu, değer yargılarını ve yaşadıkları ülkenin kültür değerlerini öğrenirken, yabancı öğrenciler bunların yanında dil eğitimi de görüyor. Akademinin 1 numaralı kuralı ise saygı. Burada eğitim gören öğrenciler, geleceğin profesyonel futbolcuları, kulüp bünyesinde çalışan herkese karşı, mutfak çalışanından temizlik elemanına kadar, saygıda kusur etmemeyi de öğreniyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Benfica’nın Caixa akademisi “Kazanmak için ilerlemek” mottosuyla birlikte, 2006’dan bu yana 16 mezun çıkardı. Sporting Lizbon ve Porto’nun domine ettiği U-13 ve 14 liglerinde rakiplerini alt ederek başarı sağlayan Benfica akademi öğrencileri, takım çatısı altında belirli bir yolda ilerliyor ve fark yaratan oyuncular kendilerini A takıma kadar götürmeyi başarıyor.</span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bütün bu veriler, Benfica laboratuvarının başında bulunan Bruno Mendes tarafından gözlemleniyor. Bu laboratuvarda çalışan uzmanlar, ham oyuncu verilerini alıp kullanılabilir yöntemlere dönüştürüyor ve oyuncuya bireysel program çıkarıyorlar. Makinelerin yönlendirmesiyle yapılan analizler, başarıya götüren yolda Benfica’nın en önemli yardımcısı oluyor.</span></span><br />
</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Portekiz’in EURO 2016 şampiyonluğundan sonra bütün dünya Portekiz’in başarısını konuşurken, turnuvanın en genç oyuncusu Renato Sanches, gösterdiği performansla adeta göz doldurdu. Benfica akademisinden çıkan genç oyuncu, şu anda Bayern Münih forması giyiyor ve Benfica’ya getirisi tam 35 milyon euro idi.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">İşte Benfica’nın akademisinden çıkan en değerli 10 futbolcu:</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Ederson</span>: 50 milyon € – Manchester City</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Bernardo Silva</span>: 50 milyon € – Manchester City</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Gonçalo Guedes</span>: 40 milyon € – PSG</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.João Cancelo</span>: 35 milyon € – Juventus</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.Danilo Pereira</span>: 24 milyon € – Porto</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.Renato Sanches</span>: 20 milyon € – Bayern Münih</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7.Andre Gomes</span>: 15 milyon € – Everton</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8.Ivan Cavaleiro</span>: 11 milyon € – Wolverhampton Wanderers</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9.Helder Costa</span>: 11 milyon € –  Wolverhampton Wanderers</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10.Ricardo Horta</span>: 8 milyon € – Braga</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BONUS</span>: Benfica akademisinin son gözdesi Joao Filipe “Jota”, Portekiz Milli Takımı ile birlikte U19 Avrupa Şampiyonası’nda mutlu sona ulaştı. Genç yetenek aynı zamanda turnuvanın en çok gol atan (5) ve en fazla asist yapan(3) oyuncusu oldu.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yazar: Rezzan Yetiş</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://fourfourtwo.com.tr/benfica-avrupanin-yildiz-oyuncu-havuzu-olmayi-nasil-basardi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://fourfourtwo.com.tr/benfica-avrup...l-basardi/</a></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Oswald, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Portekiz’in güçlü ekiplerinden Benfica, gerek akademisiyle gerekse başka takımlardan genç yaşta renklerine bağladığı isimlerle birlikte, Avrupa futboluna yıldız oyuncular kazandırma konusunda en önde gelen takımlar arasında yer alıyor</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Di Maria, David Luiz, Victor Lindelöf, Jan Oblak, Ederson, Nemanja Matic, Nelson Semedo, Enzo Perez… Bu isimler halihazırda dünyanın en büyük futbol kulüplerinde top koşturuyor ve hepsinin ortak bir geçmişi var: SL Benfica.</span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">36 lig şampiyonluğu ile Portekiz’in en çok şampiyonluk görmüş takımı Benfica, Avrupa’nın dev takımlarının oyuncu pazarı haline gelmiş durumda. 2015 yılında düzenlenen Dubai Globe Soccer Ödülleri’nde Yılın En İyi Akademisi ödülüne layık görülen başarılı ekip, hem yerel ligde hem de uluslararası turnuvalarda yarışacak yetenekler yetiştiriyor. Kullanılan teknolojik antrenman teknikleri, performans analizleri ve bilimsel yöntemler sayesinde, oyuncuları daha genç yaştan ayrıcalıklı bir futbol alanında eğitmeye başlıyorlar.</span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Portekiz 1. Ligi, ekonomik açıdan Premier Lig veya Bundesliga’ya kıyasla küçük bir lig. Bu ülkelerin takımlarıyla yarışabilmesi için Benfica’nın akılcı çözümler üretmesi gerekiyor ve akademide de, profesyonel takımda da kullandıkları yöntemler tamamen bilim ve teknoloji etrafında dönüyor. Benfica akademisini, diğer takımlarınkinden ayıran en temel özellik, sahip olduğu kaynakları bilimsel şekilde kullanıp veri odaklı çalışmalar yapması. Kendi yıldız oyuncularını üreterek birçok başarı yakalayan SL Benfica, oyuncu satın almaktan çok, elindekini geliştirip yatırım yaparak ondan fayda sağlıyor ve dünyanın en başarılı futbol kulüplerine satıyor. Lizbon ekibi bu sayede, geçtiğimiz 7 senede sattığı oyuncularla yaklaşık 290 milyon euro elde etti. Peki, bu çalışmaları nasıl yapıyorlar? Gelin detaylı şekilde göz atalım:</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Benfica’nın 2006 yılında açılan Caixa Futbol Kampüsü’nde , 7 saha, 2 halı saha, 65 öğrencinin kalabileceği otel ve 360 derece bireysel performans alanı bulunuyor. 4 tarafı ağlarla örülü duvarla kaplı bu alana oyuncular tek tek alınıyor. Bu ağlarda, oyuncunun çabukluğunu, karar verme hızını ve refleksini geliştirmeye yardımcı hareket eden LED ışıklar bulunuyor. Duvarın ne tarafından hangi hızla geleceği belli olmayan toplar, oyuncunun refleksine olağanüstü katkı sağlıyor. Bu alana giren her oyuncunun kendine özel idman programı bulunuyor. Beslenme ve psikolojik anlamda da yönlendirici olan bu testlerde kayıt altına alınan oyuncular, çalışma sonunda elde edilen veriler ile gelecek antrenmanlarına hazırlanıyor ve eksik kaldığı noktaları net bir şekilde tespit edebiliyor. Bu odanın otomatik top toplayıcısı dahi bulunuyor. Dünyada bu tesislerin bulunduğu başka kulüpler de var lakin Benfica, en fonksiyonel olanı kendi elinde bulunduruyor ve geliştirmeye devam ediyor.</span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yalnızca saha içinde değil, saha dışında da oyuncuların uyku düzeni kayıt altına alınıyor, yeme-içme düzenleri kontrol ediliyor ruhsal sağlıklarına dair incelemeler de zorunlu olarak yapılıyor. Saha içinde kullanılan taktik ise GPS tekniği. Bu sensörleri giren oyuncular, bu cihazlarla birebir gözlemlenip inceleniyor. Oyuncunun hızı, katettiği mesafe, ortalama kalp ritmi ve kas yorgunluğu ölçülüyor. Bu bilgi sayesinde olası sakatlıklar öncesinden tahmin edilebiliyor. Örneğin kısa sürede hızında ani artık gözlemlenen bir oyuncunun sakatlanma ihtimali daha yüksek oluyor. Bu yöntem hem akademide hem de A takımda kullanılıyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Akademide yalnızca teknik futbol bilgisi değil, genel bir eğitim alan öğrenciler, kulübün vizyon ve misyonunu, değer yargılarını ve yaşadıkları ülkenin kültür değerlerini öğrenirken, yabancı öğrenciler bunların yanında dil eğitimi de görüyor. Akademinin 1 numaralı kuralı ise saygı. Burada eğitim gören öğrenciler, geleceğin profesyonel futbolcuları, kulüp bünyesinde çalışan herkese karşı, mutfak çalışanından temizlik elemanına kadar, saygıda kusur etmemeyi de öğreniyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Benfica’nın Caixa akademisi “Kazanmak için ilerlemek” mottosuyla birlikte, 2006’dan bu yana 16 mezun çıkardı. Sporting Lizbon ve Porto’nun domine ettiği U-13 ve 14 liglerinde rakiplerini alt ederek başarı sağlayan Benfica akademi öğrencileri, takım çatısı altında belirli bir yolda ilerliyor ve fark yaratan oyuncular kendilerini A takıma kadar götürmeyi başarıyor.</span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bütün bu veriler, Benfica laboratuvarının başında bulunan Bruno Mendes tarafından gözlemleniyor. Bu laboratuvarda çalışan uzmanlar, ham oyuncu verilerini alıp kullanılabilir yöntemlere dönüştürüyor ve oyuncuya bireysel program çıkarıyorlar. Makinelerin yönlendirmesiyle yapılan analizler, başarıya götüren yolda Benfica’nın en önemli yardımcısı oluyor.</span></span><br />
</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Portekiz’in EURO 2016 şampiyonluğundan sonra bütün dünya Portekiz’in başarısını konuşurken, turnuvanın en genç oyuncusu Renato Sanches, gösterdiği performansla adeta göz doldurdu. Benfica akademisinden çıkan genç oyuncu, şu anda Bayern Münih forması giyiyor ve Benfica’ya getirisi tam 35 milyon euro idi.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">İşte Benfica’nın akademisinden çıkan en değerli 10 futbolcu:</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Ederson</span>: 50 milyon € – Manchester City</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Bernardo Silva</span>: 50 milyon € – Manchester City</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Gonçalo Guedes</span>: 40 milyon € – PSG</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.João Cancelo</span>: 35 milyon € – Juventus</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.Danilo Pereira</span>: 24 milyon € – Porto</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.Renato Sanches</span>: 20 milyon € – Bayern Münih</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7.Andre Gomes</span>: 15 milyon € – Everton</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8.Ivan Cavaleiro</span>: 11 milyon € – Wolverhampton Wanderers</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9.Helder Costa</span>: 11 milyon € –  Wolverhampton Wanderers</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10.Ricardo Horta</span>: 8 milyon € – Braga</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BONUS</span>: Benfica akademisinin son gözdesi Joao Filipe “Jota”, Portekiz Milli Takımı ile birlikte U19 Avrupa Şampiyonası’nda mutlu sona ulaştı. Genç yetenek aynı zamanda turnuvanın en çok gol atan (5) ve en fazla asist yapan(3) oyuncusu oldu.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yazar: Rezzan Yetiş</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #444444;" class="mycode_color"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://fourfourtwo.com.tr/benfica-avrupanin-yildiz-oyuncu-havuzu-olmayi-nasil-basardi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://fourfourtwo.com.tr/benfica-avrup...l-basardi/</a></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Futbol Taraftarlığı ve Kurumsal Aidiyet İlişkisi İncelemesi]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=742</link>
			<pubDate>Tue, 16 May 2017 22:21:27 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=742</guid>
			<description><![CDATA[Akademik nitelikli bir çalışma olup yazının tamamına erişim için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite>Öz <br />
<br />
Bu araştırma, insanlardaki temel duygulardan olan aidiyet duygusuna odaklanmıştır. Çalışmada, iş görenlerin aidiyet hissini bir şekilde gidermesi, onların kurumlarına veya içerisinde oldukları örgütlerine olan bağlılığı olumlu etkilediği düşünülmektedir. Yani çalışan kendini mutlaka bir yere/şeye ait hissediyordur fikrinden hareket edilmiştir. Bu bağlamda futbol taraftarlığının, insanların bu doğal ihtiyacını giderip gidermediği belirlenmeye çalışılmıştır. Bu durumda iş görenlerin herhangi bir şeye aidiyet hissetmesi, onları işletmeye daha da bağlıyor olabilir. Çalışma için örgütsel aidiyet ve futbol taraftarlığı aidiyetini kapsayan anket soruları hazırlanıp uygulanmıştır. Uygulama sonucunda kurumsal aidiyet ile futbol taraftarlığı aidiyeti arasında kısmen anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ancak kendisini fanatik taraftar olarak nitelendiren katılımcılara ilişkin görüşleri arasında anlamlı ilişkiler görülmüştür.<br />
<br />
<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/225325" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/225325</a></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Akademik nitelikli bir çalışma olup yazının tamamına erişim için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite>Öz <br />
<br />
Bu araştırma, insanlardaki temel duygulardan olan aidiyet duygusuna odaklanmıştır. Çalışmada, iş görenlerin aidiyet hissini bir şekilde gidermesi, onların kurumlarına veya içerisinde oldukları örgütlerine olan bağlılığı olumlu etkilediği düşünülmektedir. Yani çalışan kendini mutlaka bir yere/şeye ait hissediyordur fikrinden hareket edilmiştir. Bu bağlamda futbol taraftarlığının, insanların bu doğal ihtiyacını giderip gidermediği belirlenmeye çalışılmıştır. Bu durumda iş görenlerin herhangi bir şeye aidiyet hissetmesi, onları işletmeye daha da bağlıyor olabilir. Çalışma için örgütsel aidiyet ve futbol taraftarlığı aidiyetini kapsayan anket soruları hazırlanıp uygulanmıştır. Uygulama sonucunda kurumsal aidiyet ile futbol taraftarlığı aidiyeti arasında kısmen anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ancak kendisini fanatik taraftar olarak nitelendiren katılımcılara ilişkin görüşleri arasında anlamlı ilişkiler görülmüştür.<br />
<br />
<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/225325" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/225325</a></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[FETÖ’nün futbolcuları / Oray Eğin / Sözcü]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=681</link>
			<pubDate>Sun, 14 Aug 2016 10:09:57 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=681</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Futbol dünyasında kim FETÖ'cü kim değil? Aslında bu soruyu medyaya da uyarlayabiliriz. Hem herkes FETÖ'cü, hem hiç kimse değil. Örgüt yıllarca kendisini bu şekilde yaydı. Bir yanda kendisine körü körüne bağlı isimler vardı, bir yandan da yıllar içinde temasla kendi yanlarına çektikleri… Ekrem Dumanlı örgütün kendi içinde yetişti mesela, Ferhat Boratav ise saat-kalemle kandırıldı. Ama ikisi de bir şekilde FETÖ'ye hizmet etti.</span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Futbolda da durum aynı; bazıları gönüllü, bazıları gönülsüz FETÖ'cü. Yıllardır Gülen örgütünün bazı futbolcuları ele geçirdiğini biliyoruz. Övünmek için söylemiyorum ama 90'ların sonunda Radikal'e düzenli olarak bu süreci bir ben yazdım; sonradan Radikal'in de FETÖ'ye emanet edilmesi ironik değil mi?</span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Zaman Gazetesi yıllarca “Yılın Sporcusu” ödül töreni düzenleyip kendisine futbol dünyasında bir yaşam alanı buldu. Cemaat'in Galatasaray'da yayılmasının mimarı İsmail Demiriz (Sarı İsmail) oynamadığı yıllarda bile gazetenin anketinde yılın futbolcuları arasında sayılırdı. Sonradan Uğur Tütüneker misyonu devralıp genç futbolcuları devşirdi; bir akşam evine söyleşiye gittiğim Okan Buruk'u çat kapı ziyarete gelen de oydu. Bağlantıyı tam kuramamıştım ilk başta.</span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Hakan Şükür zaten Gülen'i ilk nikahında şahit yapmıştı, ardından dönemin futbol şubesi sorumlusu Adnan Polat'ın onu takımdan tam da bu örgütlenme yüzünden yolladığı konuşulmuştu: Torinolu Şaban boşuna çıkmadı.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Zamanla Cemaat'in ağları Arif Erdem, Okan Buruk, Hakan Ünsal, ardından da Emre Belözoğlu'na uzandı. Önceki gün CNN Türk'te konuşan Hakan Ünsal (nam-ı diğer Küçük) bütün FETÖ dönmeleri gibi örgütün ne olduğunu bilmediklerini, fakirlere yardım ettiklerini falan anlatıyor. Halbuki hepsi neyin içinde olduklarını, kime ‘hizmet' ettiklerini biliyorlardı. Futbolculuk kariyeri bittikten sonra Hakan Ünsal nasıl Hürriyet'e köşe yazarı yapıldı? FETÖ'ye sadakatin yol-su-elektrik olarak döneceğini biliyorlardı.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">FETÖ, Galatasaray'a örgütlendi çünkü diğer büyük takımlar hariç Galatasaray buna izin verdi. Süleyman Seba uzun yıllar Beşiktaş'ı, Aziz Yıldırım da Fenerbahçe'yi korudu. Ama iki takım da sızıntıdan nasiplerini aldı: Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'a transferi, İhsan Kalkavan'ın yönetici yapılması…</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Emre Belözoğlu'nun Fenerbahçe'ye transferinden sonra Aziz Yıldırım'ı tasfiye etmeyi amaçlayan kurmaca şike davasıyla geldi. O dönem bu transferin sıradan olmadığını yazdığımda Belözoğlu bana küsmüştü.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Sızıntı, Cemaat'in dergisinin adı. Ama yöntemlerinin de itirafı aynı zamanda.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">FETÖ yabancıları da kontrol altına aldı, kandırdı. Karl Heinz Feldkamp bir dönem Zaman'a köşe yazdı, Alzheimer hastası olmasına rağmen ikinci kez Galatasaray'ın başına getirildi. Asıl amaç onun üzerinden Abdullah Avcı'yı takıma yerleştirmekti. 2011 gibi Cemaat'in Abdullah Avcı sevdası doruğa çıkmış, onu Milli Takım'ın başına getirme operasyonu da başlamıştı.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Fatih Terim'in bağlantılarını hiç konuşmuyoruz ama…</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Erdoğan'a bağlılığını geçtiğimiz günlerde deklare eden Arda Turan'ın sırtındaki 66 numaralı formanın nedenlerinden biri de Arif'in yıllarca sırtında taşıdığı 6 numaralı formaydı. Turan'ın yakın arkadaşı Acun Ilıcalı da medya imparatoru olmadan önce kariyerine spor muhabiri olarak başlamış, Adnan Hoca'dan Fethullah Hoca'sına epey bir savrulup sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın safında karar kıldı. Umarım yakın arkadaşı Gökhan Şükür'ü satmamıştır bu arada.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Arda'nın oyunculuğu deneyen hafif kilolu kardeşi (otter?) Okan Turan da Instagram hesabında FETÖ'nün yemeği maklube fotoğraflarını övgüyle paylaşıyordu. Herhalde daha silmediyse, şimdi siler.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Geçenlerde Amerika'nın stil ikonu basketbol oyuncusu Russell Westbrook'un maklube yediğini gördüm. Takım arkadaşı Enis Kanter (şimdiki soyadı Gülen değil mi) davet edip pişirmiş. Yıllarca basketbolun ‘kolej takımı' olduğu için dinciliğe korunaklı olduğu, basketbolcuların daha eğitimli, bilinçli olduğu konuşulurdu. Bu yüzden de bir FETÖ tehlikesi söz konusu değildi sanki. Sonra bir sabah Enes Kanter şokuyla uyandık: Üstelik belediye takımında değil, NBA'de en büyük yıldızlarla oynuyordu.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">FETÖ'nün futbolcuları yurtdışında pek başarılı olmadı ama NBA'de kendisine sadık bir yıldızı var örgütün.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Devlet içinde örgütlenmelerinin amacını anlayıp da FETÖ'nün futbolda, basketbolda ne aradığını merak edenler…</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">İktidar savaşı sadece tek bir meydanda verilmiyor, ‘soft power'ın yani kültürel etkinliğin de önemini FETÖ çok önceden keşfetti. Geçen hafta Enes Kanter'in soyadını değiştirmesi bütün Amerikan medyasında FETÖ'ye sempatiyle yaklaşan haberlerde yer aldı; tek bir basketbolcunun sağladığı reklam parayla satın alınamaz.</span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Boşuna bu bir propaganda savaşıdır demiyorum.</span></span></span><br />
</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">FATİH ALTAYLI'NIN GS SAVAŞI</span></span></span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Galatasaray'da Fethullah Gülen'in örgütlendiğini gören ve buna karşı tedbir almak isteyen kişi kimdi dersiniz? Şimdi hafızamızdan çıktı ama bir dönem Galatasaray'da ikinci başkanlık görevinde bulunan Fatih Altaylı.<br />
O dönem Cihangir liberallerinden etkilenen bir genç gazeteci olarak yüzüne karşı sormuştum:<br />
“Siz takımdan inançlı insanları silmeye mi çalışıyorsunuz” diye. Çünkü Galatasaray pek de ikna edici olmayan bir gerekçeyle Hakan Ünsal'ı yollamaya karar vermişti.<br />
Fatih Altaylı'nın yanıtı: “Türkiye ne kadar Müslümansa, biz Galatasaray’ın da o kadar Müslüman olmasını istiyoruz.”<br />
Aynı soruyu ters döndürerek Hakan Ünsal'a da sormuş şu yanıtı almıştım:<br />
“Şimdi evet, o şekilde bir denklem var. Baktığınızda yabancı futbolcular da gitti ama giden Türk futbolcular içinde büyük bir çoğunluğu bu dediğiniz şekilde olabilir. ‘Kesin böyledir,' demek de pek doğru olmaz. Ama hakikaten de böyle bir uyum var. Ben böyle bir düşüncenin çok tehlikeli olduğuna inanıyorum. Türkiye'nin şu anda bulunduğu ortam itibarıyla böyle bir niyetle futbolcuları göndermeleri çok tehlikeli olabilir bence. Çok hassas bir noktada duruyoruz. Çok ince bir köprü üstündeyiz. Böyle bir düşüncenin olacağını tahmin etmiyorum ve umarım ki öyle bir şey değildir. İnşallah.”<br />
Sonraki yıllarda ne oldu peki?<br />
Tabii ki kendi omurgasızlığının ve bilgisizliğinin de etkisi var ama sonuçta Fatih Altaylı sistematik bir şekilde Cemaat tarafından hedefe oturtuldu; kendi gazetesini FETÖ'cüler ele geçirirken pasifize edildi. Kasetlerle vuruldu, özel hayatına dair belaltı vuruşlar, sızdırmalarla sindirildi.<br />
Hakan Ünsal ise artık itirafçı!<br />
<br />
</span></span></span>Oray Eğin<br />
14 Ağustos 2016<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><a href="http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/oray-egin/fetonun-futbolculari-1351390/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/or...i-1351390/</a></span></span></span></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Futbol dünyasında kim FETÖ'cü kim değil? Aslında bu soruyu medyaya da uyarlayabiliriz. Hem herkes FETÖ'cü, hem hiç kimse değil. Örgüt yıllarca kendisini bu şekilde yaydı. Bir yanda kendisine körü körüne bağlı isimler vardı, bir yandan da yıllar içinde temasla kendi yanlarına çektikleri… Ekrem Dumanlı örgütün kendi içinde yetişti mesela, Ferhat Boratav ise saat-kalemle kandırıldı. Ama ikisi de bir şekilde FETÖ'ye hizmet etti.</span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Futbolda da durum aynı; bazıları gönüllü, bazıları gönülsüz FETÖ'cü. Yıllardır Gülen örgütünün bazı futbolcuları ele geçirdiğini biliyoruz. Övünmek için söylemiyorum ama 90'ların sonunda Radikal'e düzenli olarak bu süreci bir ben yazdım; sonradan Radikal'in de FETÖ'ye emanet edilmesi ironik değil mi?</span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Zaman Gazetesi yıllarca “Yılın Sporcusu” ödül töreni düzenleyip kendisine futbol dünyasında bir yaşam alanı buldu. Cemaat'in Galatasaray'da yayılmasının mimarı İsmail Demiriz (Sarı İsmail) oynamadığı yıllarda bile gazetenin anketinde yılın futbolcuları arasında sayılırdı. Sonradan Uğur Tütüneker misyonu devralıp genç futbolcuları devşirdi; bir akşam evine söyleşiye gittiğim Okan Buruk'u çat kapı ziyarete gelen de oydu. Bağlantıyı tam kuramamıştım ilk başta.</span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Hakan Şükür zaten Gülen'i ilk nikahında şahit yapmıştı, ardından dönemin futbol şubesi sorumlusu Adnan Polat'ın onu takımdan tam da bu örgütlenme yüzünden yolladığı konuşulmuştu: Torinolu Şaban boşuna çıkmadı.</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Zamanla Cemaat'in ağları Arif Erdem, Okan Buruk, Hakan Ünsal, ardından da Emre Belözoğlu'na uzandı. Önceki gün CNN Türk'te konuşan Hakan Ünsal (nam-ı diğer Küçük) bütün FETÖ dönmeleri gibi örgütün ne olduğunu bilmediklerini, fakirlere yardım ettiklerini falan anlatıyor. Halbuki hepsi neyin içinde olduklarını, kime ‘hizmet' ettiklerini biliyorlardı. Futbolculuk kariyeri bittikten sonra Hakan Ünsal nasıl Hürriyet'e köşe yazarı yapıldı? FETÖ'ye sadakatin yol-su-elektrik olarak döneceğini biliyorlardı.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">FETÖ, Galatasaray'a örgütlendi çünkü diğer büyük takımlar hariç Galatasaray buna izin verdi. Süleyman Seba uzun yıllar Beşiktaş'ı, Aziz Yıldırım da Fenerbahçe'yi korudu. Ama iki takım da sızıntıdan nasiplerini aldı: Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'a transferi, İhsan Kalkavan'ın yönetici yapılması…</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Emre Belözoğlu'nun Fenerbahçe'ye transferinden sonra Aziz Yıldırım'ı tasfiye etmeyi amaçlayan kurmaca şike davasıyla geldi. O dönem bu transferin sıradan olmadığını yazdığımda Belözoğlu bana küsmüştü.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Sızıntı, Cemaat'in dergisinin adı. Ama yöntemlerinin de itirafı aynı zamanda.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">FETÖ yabancıları da kontrol altına aldı, kandırdı. Karl Heinz Feldkamp bir dönem Zaman'a köşe yazdı, Alzheimer hastası olmasına rağmen ikinci kez Galatasaray'ın başına getirildi. Asıl amaç onun üzerinden Abdullah Avcı'yı takıma yerleştirmekti. 2011 gibi Cemaat'in Abdullah Avcı sevdası doruğa çıkmış, onu Milli Takım'ın başına getirme operasyonu da başlamıştı.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Fatih Terim'in bağlantılarını hiç konuşmuyoruz ama…</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Erdoğan'a bağlılığını geçtiğimiz günlerde deklare eden Arda Turan'ın sırtındaki 66 numaralı formanın nedenlerinden biri de Arif'in yıllarca sırtında taşıdığı 6 numaralı formaydı. Turan'ın yakın arkadaşı Acun Ilıcalı da medya imparatoru olmadan önce kariyerine spor muhabiri olarak başlamış, Adnan Hoca'dan Fethullah Hoca'sına epey bir savrulup sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın safında karar kıldı. Umarım yakın arkadaşı Gökhan Şükür'ü satmamıştır bu arada.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Arda'nın oyunculuğu deneyen hafif kilolu kardeşi (otter?) Okan Turan da Instagram hesabında FETÖ'nün yemeği maklube fotoğraflarını övgüyle paylaşıyordu. Herhalde daha silmediyse, şimdi siler.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Geçenlerde Amerika'nın stil ikonu basketbol oyuncusu Russell Westbrook'un maklube yediğini gördüm. Takım arkadaşı Enis Kanter (şimdiki soyadı Gülen değil mi) davet edip pişirmiş. Yıllarca basketbolun ‘kolej takımı' olduğu için dinciliğe korunaklı olduğu, basketbolcuların daha eğitimli, bilinçli olduğu konuşulurdu. Bu yüzden de bir FETÖ tehlikesi söz konusu değildi sanki. Sonra bir sabah Enes Kanter şokuyla uyandık: Üstelik belediye takımında değil, NBA'de en büyük yıldızlarla oynuyordu.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">FETÖ'nün futbolcuları yurtdışında pek başarılı olmadı ama NBA'de kendisine sadık bir yıldızı var örgütün.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Devlet içinde örgütlenmelerinin amacını anlayıp da FETÖ'nün futbolda, basketbolda ne aradığını merak edenler…</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">İktidar savaşı sadece tek bir meydanda verilmiyor, ‘soft power'ın yani kültürel etkinliğin de önemini FETÖ çok önceden keşfetti. Geçen hafta Enes Kanter'in soyadını değiştirmesi bütün Amerikan medyasında FETÖ'ye sempatiyle yaklaşan haberlerde yer aldı; tek bir basketbolcunun sağladığı reklam parayla satın alınamaz.</span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Boşuna bu bir propaganda savaşıdır demiyorum.</span></span></span><br />
</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">FATİH ALTAYLI'NIN GS SAVAŞI</span></span></span></span></span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font">Galatasaray'da Fethullah Gülen'in örgütlendiğini gören ve buna karşı tedbir almak isteyen kişi kimdi dersiniz? Şimdi hafızamızdan çıktı ama bir dönem Galatasaray'da ikinci başkanlık görevinde bulunan Fatih Altaylı.<br />
O dönem Cihangir liberallerinden etkilenen bir genç gazeteci olarak yüzüne karşı sormuştum:<br />
“Siz takımdan inançlı insanları silmeye mi çalışıyorsunuz” diye. Çünkü Galatasaray pek de ikna edici olmayan bir gerekçeyle Hakan Ünsal'ı yollamaya karar vermişti.<br />
Fatih Altaylı'nın yanıtı: “Türkiye ne kadar Müslümansa, biz Galatasaray’ın da o kadar Müslüman olmasını istiyoruz.”<br />
Aynı soruyu ters döndürerek Hakan Ünsal'a da sormuş şu yanıtı almıştım:<br />
“Şimdi evet, o şekilde bir denklem var. Baktığınızda yabancı futbolcular da gitti ama giden Türk futbolcular içinde büyük bir çoğunluğu bu dediğiniz şekilde olabilir. ‘Kesin böyledir,' demek de pek doğru olmaz. Ama hakikaten de böyle bir uyum var. Ben böyle bir düşüncenin çok tehlikeli olduğuna inanıyorum. Türkiye'nin şu anda bulunduğu ortam itibarıyla böyle bir niyetle futbolcuları göndermeleri çok tehlikeli olabilir bence. Çok hassas bir noktada duruyoruz. Çok ince bir köprü üstündeyiz. Böyle bir düşüncenin olacağını tahmin etmiyorum ve umarım ki öyle bir şey değildir. İnşallah.”<br />
Sonraki yıllarda ne oldu peki?<br />
Tabii ki kendi omurgasızlığının ve bilgisizliğinin de etkisi var ama sonuçta Fatih Altaylı sistematik bir şekilde Cemaat tarafından hedefe oturtuldu; kendi gazetesini FETÖ'cüler ele geçirirken pasifize edildi. Kasetlerle vuruldu, özel hayatına dair belaltı vuruşlar, sızdırmalarla sindirildi.<br />
Hakan Ünsal ise artık itirafçı!<br />
<br />
</span></span></span>Oray Eğin<br />
14 Ağustos 2016<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: LatoLatinWeb;" class="mycode_font"><a href="http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/oray-egin/fetonun-futbolculari-1351390/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/or...i-1351390/</a></span></span></span></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Blatter ve Platini'ye ağır ceza]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=641</link>
			<pubDate>Mon, 21 Dec 2015 16:36:12 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=291">mvsr</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=641</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">FIFA Etik Kurulu, 2011 yılında FIFA Başkanı Sepp Blatter’in UEFA Başkanı Michel Platini’ye ödediği 2 milyon İsviçre Frangı sonrası bu sene bir soruşturma başlatmış, ikiliye öncelikle 90 günlük hak mahrumiyeti cezası vermişti.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">Kurul, geçen Perşembe ve Cuma günleri ikilinin savunmasını alırken karar bugün açıklandı. Buna göre hem <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blatter</span> hem de <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Platini</span> futboldan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8 yıl süreyle men edildi.</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">90lı yılların sonunda FIFA’da çalışan Platini, o dönem hakkı olduğunu iddia ettiği 2 milyon Frangı 2011 yılında Blatter’den almıştı. Etik Kurulu, yapılan savunmalarda bu ödemenin herhangi bir yasal dayanağı olmadığını ve bu yüzden de bu cezaların verildiğini açıkladı. Verilen bu cezaların herhangi bir yolsuzluk ya da para aklama ile ilgisinin olmadığı, sadece etik nedenlerle verildiği bildirildi.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Platini 80000, Blatter de 50000 İsviçre Frangı</span> ile cezalandırıldı.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">İkilinin bu kararı Uluslarası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) götürmesi bekleniyor. </span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">Platini, 26 Şubat 2016'da İsviçre'nin Zürih kentinde yapılacak FIFA başkanlık seçiminde başkan adayı olamayacak. Blatter ise seçim öncesinde FIFA başkanlığı pozisyonunda olamayacak.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">ABD'de açılan yolsuzluk davası kapsamında, FIFA'nın üst düzey yöneticileri 27 Mayıs'ta Zürih'te düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Blatter, 29 Mayıs'ta düzenlenen kongrede 5. kez başkanlığa seçilmiş ve bu durum uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı. Bu gelişmeler sonrasında da İsviçreli spor adamı, seçildikten 4 gün sonra istifa edeceğini açıklamıştı.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">İsviçre Savcılığı tarafından 25 Eylül'de hakkında soruşturma açılan Blatter'in ifadesi alınmış ve ofisindeki verilere el konulmuş, Platini'nin de konuyla ilgili bilgisine başvurulmuştu.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">FIFA Etik Kurulu, 2011 yılında FIFA Başkanı Sepp Blatter’in UEFA Başkanı Michel Platini’ye ödediği 2 milyon İsviçre Frangı sonrası bu sene bir soruşturma başlatmış, ikiliye öncelikle 90 günlük hak mahrumiyeti cezası vermişti.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">Kurul, geçen Perşembe ve Cuma günleri ikilinin savunmasını alırken karar bugün açıklandı. Buna göre hem <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Blatter</span> hem de <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Platini</span> futboldan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8 yıl süreyle men edildi.</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">90lı yılların sonunda FIFA’da çalışan Platini, o dönem hakkı olduğunu iddia ettiği 2 milyon Frangı 2011 yılında Blatter’den almıştı. Etik Kurulu, yapılan savunmalarda bu ödemenin herhangi bir yasal dayanağı olmadığını ve bu yüzden de bu cezaların verildiğini açıkladı. Verilen bu cezaların herhangi bir yolsuzluk ya da para aklama ile ilgisinin olmadığı, sadece etik nedenlerle verildiği bildirildi.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Platini 80000, Blatter de 50000 İsviçre Frangı</span> ile cezalandırıldı.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">İkilinin bu kararı Uluslarası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) götürmesi bekleniyor. </span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">Platini, 26 Şubat 2016'da İsviçre'nin Zürih kentinde yapılacak FIFA başkanlık seçiminde başkan adayı olamayacak. Blatter ise seçim öncesinde FIFA başkanlığı pozisyonunda olamayacak.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">ABD'de açılan yolsuzluk davası kapsamında, FIFA'nın üst düzey yöneticileri 27 Mayıs'ta Zürih'te düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Blatter, 29 Mayıs'ta düzenlenen kongrede 5. kez başkanlığa seçilmiş ve bu durum uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı. Bu gelişmeler sonrasında da İsviçreli spor adamı, seçildikten 4 gün sonra istifa edeceğini açıklamıştı.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Source Sans Pro', sans-serif;" class="mycode_font">İsviçre Savcılığı tarafından 25 Eylül'de hakkında soruşturma açılan Blatter'in ifadesi alınmış ve ofisindeki verilere el konulmuş, Platini'nin de konuyla ilgili bilgisine başvurulmuştu.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>