<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Giresunspor.Net - Herkes Sever Biz Taparız! - Diğer]]></title>
		<link>http://www.giresunspor.net/forum/</link>
		<description><![CDATA[Giresunspor.Net - Herkes Sever Biz Taparız! - http://www.giresunspor.net/forum]]></description>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:26:51 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Giresun'un Neyi Var ?]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1198</link>
			<pubDate>Fri, 25 Apr 2025 12:36:34 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=291">mvsr</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1198</guid>
			<description><![CDATA[Sosyal medya da bir kadın 'Giresun'un Neyi Var ?' diyerek bir video içeriği paylaştı.Belediye başkanımızdan Giresun halkına kadar büyük tepki çekti.Bu video üzerine cevap olarak şunu bunu var diyerekten paylaşımlar geldi.<br />
Kadının kim olduğuna takılmıyorum.Argo kullanarakta video içeriği üreten birisi.Gereksizin birisi deyip geçiyorum.<br />
'Giresun'un Neyi Var ?' videosu üzerinden 'Trabzon ve Rize'ye ayıp olur' diye cümle kuruyor son derece sinirimi bozan kelimeler oldu.<br />
Zaten denk gelmiştirsiniz.Video linkini paylaşayım; <a href="https://www.youtube.com/watch?v=CrfThUH_DRk&amp;ab_channel=Deliriyomuyuz%3F" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=CrfThUH_...yomuyuz%3F</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sosyal medya da bir kadın 'Giresun'un Neyi Var ?' diyerek bir video içeriği paylaştı.Belediye başkanımızdan Giresun halkına kadar büyük tepki çekti.Bu video üzerine cevap olarak şunu bunu var diyerekten paylaşımlar geldi.<br />
Kadının kim olduğuna takılmıyorum.Argo kullanarakta video içeriği üreten birisi.Gereksizin birisi deyip geçiyorum.<br />
'Giresun'un Neyi Var ?' videosu üzerinden 'Trabzon ve Rize'ye ayıp olur' diye cümle kuruyor son derece sinirimi bozan kelimeler oldu.<br />
Zaten denk gelmiştirsiniz.Video linkini paylaşayım; <a href="https://www.youtube.com/watch?v=CrfThUH_DRk&amp;ab_channel=Deliriyomuyuz%3F" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=CrfThUH_...yomuyuz%3F</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünya'da Bir İlk ! 'Giresun Sendromu' Tıp Literatürüne Geçti !]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1192</link>
			<pubDate>Mon, 14 Oct 2024 14:49:54 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=291">mvsr</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1192</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye ve Dünya'da bir ilk ! Giresun sendromu olarak tıp literatürüne girdi.<br />
<br />
Giresun'da bir hastada görülen tüm organların yer değiştirmesine bağlı siroz hastalığı vakası görüldü.Vaka, Dünya'da da ilk kez görülürken bilim dünyasında 'Giresun Sendromu' adıyla tıp literatürüne geçti.<br />
<br />
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dünya tıp literatürüne geçecek önemli bir başarıya imza attı.<br />
Tüm organların yer değiştirmesi ve buna bağlı olarak siroz gelişmesiyle karakterize bir vakayı tanımlayan doktorlar, bu duruma 'Giresun Sendromu' adını verdi.<br />
<br />
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, bu hastalığın Dünya'da daha önce tanımlanmadığını vurguladı.<br />
"Dünya'da ilk defa tüm organları ayna görüntüsünde ters dönmüş bir hastamızda kalp yetmezliğine bağlı siroz tespit ettik." diye konuşan Prof. Dr. Dülger, "Bu vakayı ulusal ve uluslararası kongrelerde hakemlerin onayıyla tıp literatürüne kazandırdık ve 'Giresun Sendromu' adını verdik." dedi.<br />
<br />
ntv.com.tr/turkiye/turkiyede-de-dunyada-da-ilk-giresun-sendromu-olarak-tıp-literaturune-girdi,EDK8HVCF2Emte-m6HvAXQA]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye ve Dünya'da bir ilk ! Giresun sendromu olarak tıp literatürüne girdi.<br />
<br />
Giresun'da bir hastada görülen tüm organların yer değiştirmesine bağlı siroz hastalığı vakası görüldü.Vaka, Dünya'da da ilk kez görülürken bilim dünyasında 'Giresun Sendromu' adıyla tıp literatürüne geçti.<br />
<br />
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dünya tıp literatürüne geçecek önemli bir başarıya imza attı.<br />
Tüm organların yer değiştirmesi ve buna bağlı olarak siroz gelişmesiyle karakterize bir vakayı tanımlayan doktorlar, bu duruma 'Giresun Sendromu' adını verdi.<br />
<br />
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, bu hastalığın Dünya'da daha önce tanımlanmadığını vurguladı.<br />
"Dünya'da ilk defa tüm organları ayna görüntüsünde ters dönmüş bir hastamızda kalp yetmezliğine bağlı siroz tespit ettik." diye konuşan Prof. Dr. Dülger, "Bu vakayı ulusal ve uluslararası kongrelerde hakemlerin onayıyla tıp literatürüne kazandırdık ve 'Giresun Sendromu' adını verdik." dedi.<br />
<br />
ntv.com.tr/turkiye/turkiyede-de-dunyada-da-ilk-giresun-sendromu-olarak-tıp-literaturune-girdi,EDK8HVCF2Emte-m6HvAXQA]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Deprem !]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1111</link>
			<pubDate>Mon, 06 Feb 2023 11:08:42 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=16">turkuaz_0628</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1111</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'PT Sans', sans-serif;" class="mycode_font"> Kahramanmaraş'ta 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD'ın verilerine göre, saat 04:17'de meydana gelen depremin merkez üssü Pazarcık ilçesi olarak açıklandı. 10 İlde hissedilen depremde şuanlık verilere göre 500'e yakın vefat olduğu 3000 civarı yaralı olduğu enkaza girilmeyen birçok bina yapı var, Allah yar ve yardımcımız olsun, ülkeler arası 4. alarm seviyesi ilan edildi basından öğrendiğimiz kadarıyla yurtdışı ülkelerden acil kodu ile yardım ekiplerine ihtiyaç var demekmiş, umarım tez elden yaralılara ulaşılır, vefat eden vatandaşlarımıza allahtan rahmet diliyorum, Her türlü afetten rabbim korusun esirgesin bizleri...</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'PT Sans', sans-serif;" class="mycode_font"> Kahramanmaraş'ta 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD'ın verilerine göre, saat 04:17'de meydana gelen depremin merkez üssü Pazarcık ilçesi olarak açıklandı. 10 İlde hissedilen depremde şuanlık verilere göre 500'e yakın vefat olduğu 3000 civarı yaralı olduğu enkaza girilmeyen birçok bina yapı var, Allah yar ve yardımcımız olsun, ülkeler arası 4. alarm seviyesi ilan edildi basından öğrendiğimiz kadarıyla yurtdışı ülkelerden acil kodu ile yardım ekiplerine ihtiyaç var demekmiş, umarım tez elden yaralılara ulaşılır, vefat eden vatandaşlarımıza allahtan rahmet diliyorum, Her türlü afetten rabbim korusun esirgesin bizleri...</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Artık foruma uğramayan forumun eski gediklileri hk.]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1005</link>
			<pubDate>Sun, 01 Aug 2021 00:58:16 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=2615">maicon_28</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=1005</guid>
			<description><![CDATA[Herkese merhaba<br />
<br />
Başlıkta da belirttiğim gibi, bu topicte foruma uzun süredir giriş yapmayan forumun eski müdavimleri hakkında bilgi akışını sağlama, iletişime geçip tekrar davet etme, forumu hatırlatma gibi konular için açtım. <br />
<br />
Benim ilk dikkatimi çeken mesela;<br />
<br />
1-) sokakbasimeyhane, sokakbaşımeyhane28 : Yaklaşık 1 senedir foruma girmiyor abimiz. Bir bilgisi olan, iletişime geçebilecek olan var mı ? <img src="http://www.giresunspor.net/forum/images/smilies/shy.gif" alt="Shy" title="Shy" class="smilie smilie_7" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Herkese merhaba<br />
<br />
Başlıkta da belirttiğim gibi, bu topicte foruma uzun süredir giriş yapmayan forumun eski müdavimleri hakkında bilgi akışını sağlama, iletişime geçip tekrar davet etme, forumu hatırlatma gibi konular için açtım. <br />
<br />
Benim ilk dikkatimi çeken mesela;<br />
<br />
1-) sokakbasimeyhane, sokakbaşımeyhane28 : Yaklaşık 1 senedir foruma girmiyor abimiz. Bir bilgisi olan, iletişime geçebilecek olan var mı ? <img src="http://www.giresunspor.net/forum/images/smilies/shy.gif" alt="Shy" title="Shy" class="smilie smilie_7" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fifa2020]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=930</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2020 16:05:01 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3157">cenkocak</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=930</guid>
			<description><![CDATA[Fifa 20 oynayanlar burada buluşalım, karşılıklı maçlar yapalım. Ne dersiniz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Fifa 20 oynayanlar burada buluşalım, karşılıklı maçlar yapalım. Ne dersiniz?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KORONAVİRÜS  -   COVİD -19 !]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=926</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2020 23:33:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=16">turkuaz_0628</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=926</guid>
			<description><![CDATA[Evet malum konu üzerine başlık açayım dedim, tüm dünyayı kasıp kavuran yeni illet Korona (COVİD-19) Çin ülkesi Wahon mevkinden çıkış yaptı bu illet ilk etapta yarasa, domuz, köpek vs. hayvanlardan çıktığı lanse edilen, sonrasında biyolojik silah olarak tasarlandı da denilen son yıllarda görülen büyük kitlelere ulaşan bir virus.<br />
Belirtileri Normal grip ile eşdeğer fark ise kuru öksürük, solunum yetmezliği ve çok yüksek ateş, o kadar hızlı geçebiliyorki engellenmesi neredeyse imkansız şuan avrupada olayan ülke kalmadı, daha doğrusu dünyada neredeyse yok gibi bulaşmayan ülke, özelikle 45-50 yaşlarından sonraki bireyleri birhayli zorlayıp direk maalesef ölüme götürüyor, çocuklarda taşıyıcı olduğu, orta kuşakta ise iyileşme oranı oldukça yüksek ama zahmetli iyileşme süreci gerekli tedbirleri almak her bireyin görevi....<br />
<br />
Ülkemizde şuan vaka sayısı 49 olduğu söylense de sayının 2-3 hafta içinde binleri gereken önleme kurallarına riayet edilmediğinde ise on binleri bulacağı bekleniyor.<br />
Özelikle bizlere düşen görevler var ilk etapta; temas ve yakınlık mesafeleri, akabinde gerekmedikçe kapalı ve de kalabalık oluşturacak yerlerden uzak durmak, yine son günlerde özelikle yurtdışından gelenlerin 14 gün kuluçka süresinde evde kendisini karantinaya alması çok önemli.<br />
<br />
Ortak hareketle ve de panik yapmadan bilnçli bir şekilde hareket etmek şiarımız olmalı, gerek sosyal medya gerek yalan beyanlardan uzak dedikodu ve safsatalara inanmadan sağlık bakanlığı nezdinde bizzat bakanın yayınladığı ve söylediklerine kulak kesilelim, hayırlısı ile inşallah en az vaka oranı ile atlatmak nasip olsun, yaklaşık 1-1,5 ay işleri sıkı tutacağız...<br />
<br />
Bu dönemde çok yazılacak şeyler var ama hele şu illeti bi atlatalım hayırlısı ile...<br />
<br />
Futbol açısından bakacak olursak olaya tüm dünya ligleri erteledi, askıya aldı buna karşın pek çok sporcu gribe yakalandı, sadece futbol değil değişik bıranŞlarda da durum aynı bizde ise TFF yönetimi basiretsizlik ve düşüncesizlik yaparak ya da insanları kaosa sevketmemek adına ligleri seyircisiz oynatma kararı aldı, futbolcular bugün adeta kazan kaldırdı bizler can değilmiyiz, uçak vs. kullanmayacakmıyız tweetleri atılıyor, çok da haklılar acilen liglerin ertelenme kararı alınmalı....<br />
<br />
Allah yar ve de yardımcımız olsun Kurallara uyalım tedbir bizden takdir Allahtan !]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Evet malum konu üzerine başlık açayım dedim, tüm dünyayı kasıp kavuran yeni illet Korona (COVİD-19) Çin ülkesi Wahon mevkinden çıkış yaptı bu illet ilk etapta yarasa, domuz, köpek vs. hayvanlardan çıktığı lanse edilen, sonrasında biyolojik silah olarak tasarlandı da denilen son yıllarda görülen büyük kitlelere ulaşan bir virus.<br />
Belirtileri Normal grip ile eşdeğer fark ise kuru öksürük, solunum yetmezliği ve çok yüksek ateş, o kadar hızlı geçebiliyorki engellenmesi neredeyse imkansız şuan avrupada olayan ülke kalmadı, daha doğrusu dünyada neredeyse yok gibi bulaşmayan ülke, özelikle 45-50 yaşlarından sonraki bireyleri birhayli zorlayıp direk maalesef ölüme götürüyor, çocuklarda taşıyıcı olduğu, orta kuşakta ise iyileşme oranı oldukça yüksek ama zahmetli iyileşme süreci gerekli tedbirleri almak her bireyin görevi....<br />
<br />
Ülkemizde şuan vaka sayısı 49 olduğu söylense de sayının 2-3 hafta içinde binleri gereken önleme kurallarına riayet edilmediğinde ise on binleri bulacağı bekleniyor.<br />
Özelikle bizlere düşen görevler var ilk etapta; temas ve yakınlık mesafeleri, akabinde gerekmedikçe kapalı ve de kalabalık oluşturacak yerlerden uzak durmak, yine son günlerde özelikle yurtdışından gelenlerin 14 gün kuluçka süresinde evde kendisini karantinaya alması çok önemli.<br />
<br />
Ortak hareketle ve de panik yapmadan bilnçli bir şekilde hareket etmek şiarımız olmalı, gerek sosyal medya gerek yalan beyanlardan uzak dedikodu ve safsatalara inanmadan sağlık bakanlığı nezdinde bizzat bakanın yayınladığı ve söylediklerine kulak kesilelim, hayırlısı ile inşallah en az vaka oranı ile atlatmak nasip olsun, yaklaşık 1-1,5 ay işleri sıkı tutacağız...<br />
<br />
Bu dönemde çok yazılacak şeyler var ama hele şu illeti bi atlatalım hayırlısı ile...<br />
<br />
Futbol açısından bakacak olursak olaya tüm dünya ligleri erteledi, askıya aldı buna karşın pek çok sporcu gribe yakalandı, sadece futbol değil değişik bıranŞlarda da durum aynı bizde ise TFF yönetimi basiretsizlik ve düşüncesizlik yaparak ya da insanları kaosa sevketmemek adına ligleri seyircisiz oynatma kararı aldı, futbolcular bugün adeta kazan kaldırdı bizler can değilmiyiz, uçak vs. kullanmayacakmıyız tweetleri atılıyor, çok da haklılar acilen liglerin ertelenme kararı alınmalı....<br />
<br />
Allah yar ve de yardımcımız olsun Kurallara uyalım tedbir bizden takdir Allahtan !]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Barış Pınarı Harekatı]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=903</link>
			<pubDate>Wed, 09 Oct 2019 23:29:36 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=16">turkuaz_0628</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=903</guid>
			<description><![CDATA[Evet Ülkemiz sınırlarını daha güvenli hale getirmek ve de ülkedeki suriyelilerin bir kısmını arındırılacak bölgeye yerleştirmek adına başlatılan operasyon BARIŞ PINARI HAREKATI başladı Allah ordumuzu herdaim muzaffer eylesin, görülüyorki ülke siyasi olarak tek olay yani bayrak etrafında kenetlendi gözümüz ordumuzda başarısında bu yolda çatlak sesler her zaman var oluyorda abdnin çapsız ve tutarsız başkanı, bm, arap birliği, hatta coğrafya ile ilgisi olmayan fransa, yunanistan, almanya ve bilimum avrupa ülkeleri sanki kendi ülkelerine girilmiş gibi kimisi kürt halkını bombaladığımızıi kimisi ise işgalci olduğumuzu iddaa ediyor,  sanırım bu da operasyonun doğru yolda olduğunu gösteriyor, duamız tez elden başarılı operasyon ile bir tek şehit vermeden ülkemize geri dönmek. Ordumuz muzaffer olsun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Evet Ülkemiz sınırlarını daha güvenli hale getirmek ve de ülkedeki suriyelilerin bir kısmını arındırılacak bölgeye yerleştirmek adına başlatılan operasyon BARIŞ PINARI HAREKATI başladı Allah ordumuzu herdaim muzaffer eylesin, görülüyorki ülke siyasi olarak tek olay yani bayrak etrafında kenetlendi gözümüz ordumuzda başarısında bu yolda çatlak sesler her zaman var oluyorda abdnin çapsız ve tutarsız başkanı, bm, arap birliği, hatta coğrafya ile ilgisi olmayan fransa, yunanistan, almanya ve bilimum avrupa ülkeleri sanki kendi ülkelerine girilmiş gibi kimisi kürt halkını bombaladığımızıi kimisi ise işgalci olduğumuzu iddaa ediyor,  sanırım bu da operasyonun doğru yolda olduğunu gösteriyor, duamız tez elden başarılı operasyon ile bir tek şehit vermeden ülkemize geri dönmek. Ordumuz muzaffer olsun.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Suat Tekelioğlu‘nu kaybettik]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=899</link>
			<pubDate>Sat, 28 Sep 2019 13:21:25 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=261">Okan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=899</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite>Giresunspor'umuzun, şampiyonluk yaşadığı 2013-2014 sezonunda yardımcı antrenörümüz olan, daha önceki ve sonraki dönemlerde de takımımızda antrenörlük yapan Sayın Suat Tekelioğlu'nun vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.<br />
<br />
Detaylar ? giresunspor.org.tr/Haberler/425/b…</blockquote>
<br />
Allah rahmet eylesin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite>Giresunspor'umuzun, şampiyonluk yaşadığı 2013-2014 sezonunda yardımcı antrenörümüz olan, daha önceki ve sonraki dönemlerde de takımımızda antrenörlük yapan Sayın Suat Tekelioğlu'nun vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.<br />
<br />
Detaylar ? giresunspor.org.tr/Haberler/425/b…</blockquote>
<br />
Allah rahmet eylesin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kurban Bayramı]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=889</link>
			<pubDate>Fri, 09 Aug 2019 15:48:33 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=68">hartama</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=889</guid>
			<description><![CDATA[Forum katılımcısı tüm arkadaşların Kurban Bayramı mübarek olsun. <br />
<br />
Herkese ailesi, sevenleri ve sevdikleriyle birlikte mutlu bayramlar dileriz.<br />
<br />
<br />
Giresunspor.Net]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Forum katılımcısı tüm arkadaşların Kurban Bayramı mübarek olsun. <br />
<br />
Herkese ailesi, sevenleri ve sevdikleriyle birlikte mutlu bayramlar dileriz.<br />
<br />
<br />
Giresunspor.Net]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkiye, fındıktan hak ettiğini kazanıyor mu?]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=887</link>
			<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 08:28:18 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=887</guid>
			<description><![CDATA[Başta Giresun olmak üzere ülkemiz için önem arz eden fındığın hasat dönemi içerisindeyiz. Kısa süre önce açıklanan fiyatlar sonrası ulusal medyada da konu tartışılıyor. Tarım ekonomisi üzerinde yaptığı yayınlarla bilinen, Bloomberg HT kanalı tarım editörü İrfan Donat'ın son yazısı aşağıdadır. <br />
<br />
Türkiye'de birçok alanda olduğu gibi fındık konusunda da ciddi sorunlar var.<br />
<br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="color: #080f20;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türkiye, fındıktan hak ettiğini kazanıyor mu?</span></span></span></span></span></span><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Fındık hasadının eli kulağında…<br />
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) bu yılki fındık taban alım fiyatları da geçen hafta açıklandı.<br />
Yüzde 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındığın taban fiyatı 17 TL, levant kalite fındığın taban fiyatı da 16,5 TL olarak belirlendi.<br />
İlk defa, taban alım fiyatlarının hasat öncesi açıklanması önemli ve olumlu bir gelişme.<br />
Ziraat odalarından, ihracatçı birliklerine, ticaret Borsalarından üretici birliklerine kadar sektör paydaşlarının kamuoyuna yaptıkları açıklamalara bakılırsa, büyük çoğunluk açıklanan alım fiyatlarından memnun gözüküyor.<br />
Herkes memnunsa bir sıkıntı yok ama bizce fiyatlara biraz da parite açısından bakmakta fayda var.<br />
Neyi mi kastediyoruz?<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">FINDIK/GÜBRE PARİTESİ</span><br />
Mesela son 5 yıllık bir karşılaştırma yaparsak, 2014 yılında çiftçi <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1 kilogram fındık satarak yaklaşık 15 kilogram gübre alabilirken</span>, 2018 yılında aynı çiftçi 1 kilogram fındığının karşılığında <span style="font-size: small;" class="mycode_size">10 kilogram gübre alabildi</span>. Yani gübre alım gücü <span style="font-size: small;" class="mycode_size">%33 azaldı</span>.<br />
TÜİK verilerinden yola çıkarak <span style="font-size: small;" class="mycode_size">fındık/gübre paritesinin</span> yanında bir de <span style="font-size: small;" class="mycode_size">fındık/mazot paritesine </span>bakalım.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">FINDIK/MAZOT PARİTESİ</span><br />
Yine 2014 yılında <span style="font-size: small;" class="mycode_size">sattığı 1 kilogram fındık karşılığında traktörüne 2,2 litre mazot koyabilen çiftçi</span>, 2018 yılında 1 kilogram fındık karşılığında ancak <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1,8 litre mazot satın alabildi</span>. Bir diğer deyişle mazot alım gücü <span style="font-size: small;" class="mycode_size">yüzde 18 azaldı</span>.<br />
Son 5 yıla baktığımızda girdi fiyatlarındaki artış oranının fındık üretici fiyatlarındaki artış oranının çok daha üzerinde olduğu net şekilde anlaşılıyor.<br />
O yüzden bu sezon piyasada oluşacak fındık fiyatlarına ve çiftçinin fındık kazancına da bu pariteler üzerinden bakmak daha sağlıklı olacaktır.<br />
Aslında biz bugün fındık konusuna fiyatların biraz ötesinde değinmek istiyoruz.<br />
Sonuçta fındık, Türkiye açısından herhangi bir tarım ürünü değil.<br />
Dünyada üretimden ihracata kadar çok önemli bir ağırlığımız var.<br />
Peki <span style="font-size: small;" class="mycode_size">bu ağırlığın ekonomik karşılığı neden hafif kalıyor?</span><br />
İşte bu sorunun yanıtını, TMO'nun raporlarındaki resmi rakamlar ve tespitler eşliğinde arayalım istedik.<br />
Dünyada yaklaşık 953 bin hektar alanda fındık üretimi yapılıyor. Türkiye ise <span style="font-size: small;" class="mycode_size">728 bin hektar</span> ile dünya fındık dikim alanlarının ortalama yüzde 76’sına sahip.<br />
Son 5 yıllık verilere baktığımızda <span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye’nin fındık üretimi ortalama 541 bin ton</span>. Bu da <span style="font-size: small;" class="mycode_size">dünyadaki toplam üretimin yüzde 62’sini tek başımıza gerçekleştirdiğimiz</span> sonucunu ortaya koyuyor.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">VERİMLİLİKTE SON SIRADAYIZ</span><br />
Peki fındık dikim alanı ve üretiminde lider olan Türkiye, fındık veriminde de lider mi?<br />
Maalesef hayır…<br />
Hatta liderlik bir yana son sırada desek yanlış olmaz.<br />
İsterseniz bunu<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span>verilerle biraz somutlaştıralım.<br />
Son 5 yıllık ortalama verilere bakıldığında <span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye’nin dekar başına fındık verimi 77 kilogram </span>seviyesinde.<br />
Peki bizden hem dikim alanı hem de üretim açısından açık ara geride olan ülkelerde verimlilik ne durumda?<br />
Onun cevabını da <span style="font-size: small;" class="mycode_size">FAO</span> veriyor.<br />
2013-2017 yılları arasını kapsayan 5 yıllık dönemde <span style="font-size: small;" class="mycode_size">ABD’nin dekar başına fındık verimi 254 kilogram</span>. Bir başka deyişle bizim 3 katımızdan fazla.<br />
Hemen yanı başımızdaki <span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gürcistan’da dekar başına fındık verimi 178 kilogram</span>. Bizim iki katımızdan fazla.<br />
Fındığın değerini oldukça iyi bilen ve katma değerli hale getirip dünyaya pazarlayarak deyim yerindeyse bu işin kaymağını yiyen <span style="font-size: small;" class="mycode_size">İtalya’da dekar başına fındık verimi 146 kilogram</span>.<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Azerbaycan’da 118 kilogram</span>, <span style="font-size: small;" class="mycode_size">İspanya’da ise 90 kilogram</span>...<br />
Biz, yıllardır fiyat konusuna takılı kalırken, verimlilik tarafındaki sorunu es geçiyoruz.<br />
Böyle olunca da bir kısır döngü içerisinde her yıl fiyatlardaki oynaklık ve istikrasızlığı tartışıp duruyoruz.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">DAHA ÇOK FINDIK SATIP, DAHA AZ PARA KAZANIYORUZ</span><br />
Verimlilikte sınıfta kaldığımız ortada, peki <span style="font-size: small;" class="mycode_size">ihracat performansımız</span> nasıl?<br />
Sonuçta dünyada son 5 yılda gerçekleştirilen fındık ve mamulleri ihracatına konu olan ürünlerin kabuklu fındık olarak karşılığı ortalama 707 bin ton iken, bunun <span style="font-size: small;" class="mycode_size">yüzde 72’sini Türkiye gerçekleştiriyor</span>.<br />
Yani Türkiye, sadece fındık dikim alanı ve üretim miktarında değil ihracatında da dünyada ilk sırada yer alıyor.<br />
Bugün, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında birinci sırayı fındık alıyor; fındığın tarım ürünleri ihracatı içindeki payı 2018 yılı itibariyle yüzde 10 seviyesinde.<br />
Şimdi gelelim en can alıcı soruya: Türkiye, böyle değerli, sağlıklı ve stratejik bir ürünün ihracatından hak ettiği kazancı elde edebiliyor mu?<br />
Bunun da cevabını son 3 yıldaki ihracat verileri bize net şekilde gösteriyor.<br />
Türkiye’nin son 3 yıldaki iç fındık ihracatına baktığımızda miktar bazında fındık ihracatımız artarken, ihracat gelirimiz tam tersine azalıyor.<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2016 yılında 227 bin 500 ton iç fındık</span> ihraç eden Türkiye, bu işten <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1 milyar 981 milyon dolar </span>kazanmış. Birim ihracat fiyatı kilogram başına 8,71 dolar.<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2017’de miktar bazında 269 bin 623 ton iç fındık ihraç ederek</span> miktar bazında bir artış sağlamamıza rağmen elde ettiğimi gelir <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1 milyar 877 milyon dolara gerilemiş</span>. Birim ihracat fiyatı kilogram başına 6,96 dolara düşmüş.<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2018’de</span> ise miktar bazında yine bir artış söz konusu. <span style="font-size: small;" class="mycode_size">279 bin 251 ton iç fındık ihraç etmişiz</span> ama buradan elde ettiğimiz döviz daha da gerilemiş: <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1 milyar 635 milyon dolar</span>. Birim ihracat fiyatı, kilogram başına 5,86 dolara gerilemiş.<br />
Tıpkı verimlilikte olduğu gibi ihracat tarafında da bir terslik yok mu?<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">DESTEKLEMELER KİME GİDİYOR?</span><br />
Bir diğer önemli nokta destekleme politikasına dair.<br />
2009 yılında yürürlüğe konulan strateji çerçevesinde TMO’nun fındık alım görevi sonlandırılıp, üreticilere alan bazlı gelir desteği verilmeye başlandı.<br />
Alan bazlı gelir desteği olarak bugüne kadar toplam <span style="font-size: small;" class="mycode_size">8 milyar TL’yi bulan bir ödeme yapıldı</span>.<br />
Peki bu <span style="font-size: small;" class="mycode_size">ödemelerin ne kadarı gerçekten çiftçi ve üretim için verildi?</span><br />
Çünkü bugün fındık bahçesi olan ve büyükşehirlerde farklı iş kollarında çalışan birçok kişi, arazi kendi üzerine kayıtlı olduğu için fındık üretmese de alan bazlı destek alıyor. Ama gerçekten fındık üreten kiracı konumundaki üreticiler ise bu destekten yararlanamıyor.<br />
Fındığın hem verimini hem de kalitesini artırmayı hedeflediğimiz bir ortamda bu destek modeli kime, ne kadar yarıyor?<br />
Konu oldukça uzun…<br />
Fındıkta öne çıkan sorunlar maalesef bunlarla sınırlı değil.<br />
Ama biz hazır hasat dönemi gelmişken, yıllardır konuşulmasına rağmen gözardı edilen bu meselelere yeniden dikkat çekmek istedik.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">İrfan Donat</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bloomberg HT Tarım Editörü</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">idonat@bloomberght.com</span></span></span><br />
<br />
<a href="https://www.bloomberght.com/yorum/irfan-donat/2229867-turkiye-findiktan-hak-ettigini-kazaniyor-mu" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.bloomberght.com/yorum/irfan-...zaniyor-mu</a></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Başta Giresun olmak üzere ülkemiz için önem arz eden fındığın hasat dönemi içerisindeyiz. Kısa süre önce açıklanan fiyatlar sonrası ulusal medyada da konu tartışılıyor. Tarım ekonomisi üzerinde yaptığı yayınlarla bilinen, Bloomberg HT kanalı tarım editörü İrfan Donat'ın son yazısı aşağıdadır. <br />
<br />
Türkiye'de birçok alanda olduğu gibi fındık konusunda da ciddi sorunlar var.<br />
<br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Quote:</cite><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="color: #080f20;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türkiye, fındıktan hak ettiğini kazanıyor mu?</span></span></span></span></span></span><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Fındık hasadının eli kulağında…<br />
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) bu yılki fındık taban alım fiyatları da geçen hafta açıklandı.<br />
Yüzde 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındığın taban fiyatı 17 TL, levant kalite fındığın taban fiyatı da 16,5 TL olarak belirlendi.<br />
İlk defa, taban alım fiyatlarının hasat öncesi açıklanması önemli ve olumlu bir gelişme.<br />
Ziraat odalarından, ihracatçı birliklerine, ticaret Borsalarından üretici birliklerine kadar sektör paydaşlarının kamuoyuna yaptıkları açıklamalara bakılırsa, büyük çoğunluk açıklanan alım fiyatlarından memnun gözüküyor.<br />
Herkes memnunsa bir sıkıntı yok ama bizce fiyatlara biraz da parite açısından bakmakta fayda var.<br />
Neyi mi kastediyoruz?<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">FINDIK/GÜBRE PARİTESİ</span><br />
Mesela son 5 yıllık bir karşılaştırma yaparsak, 2014 yılında çiftçi <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1 kilogram fındık satarak yaklaşık 15 kilogram gübre alabilirken</span>, 2018 yılında aynı çiftçi 1 kilogram fındığının karşılığında <span style="font-size: small;" class="mycode_size">10 kilogram gübre alabildi</span>. Yani gübre alım gücü <span style="font-size: small;" class="mycode_size">%33 azaldı</span>.<br />
TÜİK verilerinden yola çıkarak <span style="font-size: small;" class="mycode_size">fındık/gübre paritesinin</span> yanında bir de <span style="font-size: small;" class="mycode_size">fındık/mazot paritesine </span>bakalım.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">FINDIK/MAZOT PARİTESİ</span><br />
Yine 2014 yılında <span style="font-size: small;" class="mycode_size">sattığı 1 kilogram fındık karşılığında traktörüne 2,2 litre mazot koyabilen çiftçi</span>, 2018 yılında 1 kilogram fındık karşılığında ancak <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1,8 litre mazot satın alabildi</span>. Bir diğer deyişle mazot alım gücü <span style="font-size: small;" class="mycode_size">yüzde 18 azaldı</span>.<br />
Son 5 yıla baktığımızda girdi fiyatlarındaki artış oranının fındık üretici fiyatlarındaki artış oranının çok daha üzerinde olduğu net şekilde anlaşılıyor.<br />
O yüzden bu sezon piyasada oluşacak fındık fiyatlarına ve çiftçinin fındık kazancına da bu pariteler üzerinden bakmak daha sağlıklı olacaktır.<br />
Aslında biz bugün fındık konusuna fiyatların biraz ötesinde değinmek istiyoruz.<br />
Sonuçta fındık, Türkiye açısından herhangi bir tarım ürünü değil.<br />
Dünyada üretimden ihracata kadar çok önemli bir ağırlığımız var.<br />
Peki <span style="font-size: small;" class="mycode_size">bu ağırlığın ekonomik karşılığı neden hafif kalıyor?</span><br />
İşte bu sorunun yanıtını, TMO'nun raporlarındaki resmi rakamlar ve tespitler eşliğinde arayalım istedik.<br />
Dünyada yaklaşık 953 bin hektar alanda fındık üretimi yapılıyor. Türkiye ise <span style="font-size: small;" class="mycode_size">728 bin hektar</span> ile dünya fındık dikim alanlarının ortalama yüzde 76’sına sahip.<br />
Son 5 yıllık verilere baktığımızda <span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye’nin fındık üretimi ortalama 541 bin ton</span>. Bu da <span style="font-size: small;" class="mycode_size">dünyadaki toplam üretimin yüzde 62’sini tek başımıza gerçekleştirdiğimiz</span> sonucunu ortaya koyuyor.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">VERİMLİLİKTE SON SIRADAYIZ</span><br />
Peki fındık dikim alanı ve üretiminde lider olan Türkiye, fındık veriminde de lider mi?<br />
Maalesef hayır…<br />
Hatta liderlik bir yana son sırada desek yanlış olmaz.<br />
İsterseniz bunu<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span>verilerle biraz somutlaştıralım.<br />
Son 5 yıllık ortalama verilere bakıldığında <span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye’nin dekar başına fındık verimi 77 kilogram </span>seviyesinde.<br />
Peki bizden hem dikim alanı hem de üretim açısından açık ara geride olan ülkelerde verimlilik ne durumda?<br />
Onun cevabını da <span style="font-size: small;" class="mycode_size">FAO</span> veriyor.<br />
2013-2017 yılları arasını kapsayan 5 yıllık dönemde <span style="font-size: small;" class="mycode_size">ABD’nin dekar başına fındık verimi 254 kilogram</span>. Bir başka deyişle bizim 3 katımızdan fazla.<br />
Hemen yanı başımızdaki <span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gürcistan’da dekar başına fındık verimi 178 kilogram</span>. Bizim iki katımızdan fazla.<br />
Fındığın değerini oldukça iyi bilen ve katma değerli hale getirip dünyaya pazarlayarak deyim yerindeyse bu işin kaymağını yiyen <span style="font-size: small;" class="mycode_size">İtalya’da dekar başına fındık verimi 146 kilogram</span>.<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Azerbaycan’da 118 kilogram</span>, <span style="font-size: small;" class="mycode_size">İspanya’da ise 90 kilogram</span>...<br />
Biz, yıllardır fiyat konusuna takılı kalırken, verimlilik tarafındaki sorunu es geçiyoruz.<br />
Böyle olunca da bir kısır döngü içerisinde her yıl fiyatlardaki oynaklık ve istikrasızlığı tartışıp duruyoruz.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">DAHA ÇOK FINDIK SATIP, DAHA AZ PARA KAZANIYORUZ</span><br />
Verimlilikte sınıfta kaldığımız ortada, peki <span style="font-size: small;" class="mycode_size">ihracat performansımız</span> nasıl?<br />
Sonuçta dünyada son 5 yılda gerçekleştirilen fındık ve mamulleri ihracatına konu olan ürünlerin kabuklu fındık olarak karşılığı ortalama 707 bin ton iken, bunun <span style="font-size: small;" class="mycode_size">yüzde 72’sini Türkiye gerçekleştiriyor</span>.<br />
Yani Türkiye, sadece fındık dikim alanı ve üretim miktarında değil ihracatında da dünyada ilk sırada yer alıyor.<br />
Bugün, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında birinci sırayı fındık alıyor; fındığın tarım ürünleri ihracatı içindeki payı 2018 yılı itibariyle yüzde 10 seviyesinde.<br />
Şimdi gelelim en can alıcı soruya: Türkiye, böyle değerli, sağlıklı ve stratejik bir ürünün ihracatından hak ettiği kazancı elde edebiliyor mu?<br />
Bunun da cevabını son 3 yıldaki ihracat verileri bize net şekilde gösteriyor.<br />
Türkiye’nin son 3 yıldaki iç fındık ihracatına baktığımızda miktar bazında fındık ihracatımız artarken, ihracat gelirimiz tam tersine azalıyor.<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2016 yılında 227 bin 500 ton iç fındık</span> ihraç eden Türkiye, bu işten <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1 milyar 981 milyon dolar </span>kazanmış. Birim ihracat fiyatı kilogram başına 8,71 dolar.<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2017’de miktar bazında 269 bin 623 ton iç fındık ihraç ederek</span> miktar bazında bir artış sağlamamıza rağmen elde ettiğimi gelir <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1 milyar 877 milyon dolara gerilemiş</span>. Birim ihracat fiyatı kilogram başına 6,96 dolara düşmüş.<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2018’de</span> ise miktar bazında yine bir artış söz konusu. <span style="font-size: small;" class="mycode_size">279 bin 251 ton iç fındık ihraç etmişiz</span> ama buradan elde ettiğimiz döviz daha da gerilemiş: <span style="font-size: small;" class="mycode_size">1 milyar 635 milyon dolar</span>. Birim ihracat fiyatı, kilogram başına 5,86 dolara gerilemiş.<br />
Tıpkı verimlilikte olduğu gibi ihracat tarafında da bir terslik yok mu?<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">DESTEKLEMELER KİME GİDİYOR?</span><br />
Bir diğer önemli nokta destekleme politikasına dair.<br />
2009 yılında yürürlüğe konulan strateji çerçevesinde TMO’nun fındık alım görevi sonlandırılıp, üreticilere alan bazlı gelir desteği verilmeye başlandı.<br />
Alan bazlı gelir desteği olarak bugüne kadar toplam <span style="font-size: small;" class="mycode_size">8 milyar TL’yi bulan bir ödeme yapıldı</span>.<br />
Peki bu <span style="font-size: small;" class="mycode_size">ödemelerin ne kadarı gerçekten çiftçi ve üretim için verildi?</span><br />
Çünkü bugün fındık bahçesi olan ve büyükşehirlerde farklı iş kollarında çalışan birçok kişi, arazi kendi üzerine kayıtlı olduğu için fındık üretmese de alan bazlı destek alıyor. Ama gerçekten fındık üreten kiracı konumundaki üreticiler ise bu destekten yararlanamıyor.<br />
Fındığın hem verimini hem de kalitesini artırmayı hedeflediğimiz bir ortamda bu destek modeli kime, ne kadar yarıyor?<br />
Konu oldukça uzun…<br />
Fındıkta öne çıkan sorunlar maalesef bunlarla sınırlı değil.<br />
Ama biz hazır hasat dönemi gelmişken, yıllardır konuşulmasına rağmen gözardı edilen bu meselelere yeniden dikkat çekmek istedik.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">İrfan Donat</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bloomberg HT Tarım Editörü</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">idonat@bloomberght.com</span></span></span><br />
<br />
<a href="https://www.bloomberght.com/yorum/irfan-donat/2229867-turkiye-findiktan-hak-ettigini-kazaniyor-mu" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.bloomberght.com/yorum/irfan-...zaniyor-mu</a></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İyi Bayramlar !]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=883</link>
			<pubDate>Mon, 03 Jun 2019 21:50:04 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=3">GiresunsporNet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=883</guid>
			<description><![CDATA[Forum katılımcısı tüm arkadaşların Ramazan Bayramı mübarek olsun. <br />
<br />
Herkese ailesi, sevenleri ve sevdikleriyle birlikte mutlu bayramlar dilerim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Forum katılımcısı tüm arkadaşların Ramazan Bayramı mübarek olsun. <br />
<br />
Herkese ailesi, sevenleri ve sevdikleriyle birlikte mutlu bayramlar dilerim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kudüs Bizim Namusumuzdur...]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=798</link>
			<pubDate>Thu, 07 Dec 2017 10:06:29 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=294">cezmik</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=798</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Kudüs; bize, Efendimiz'den (sav) emanettir. Can da alınır, can da verilir...</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Kudüs; bize, Efendimiz'den (sav) emanettir. Can da alınır, can da verilir...</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[10 Kasım]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=793</link>
			<pubDate>Fri, 10 Nov 2017 13:23:44 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=2499">heyulaanil28</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=793</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #1d2129;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Büyük Önder Ebedi Başkomutanımız Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk'ü Saygı, Sevgi ve Büyük Bir Özlemle Anıyorum.</span> </span></span><span style="color: #1d2129;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.facebook.com/images/emoji.php/v9/fea/1/16/1f1f9_1f1f7.png" loading="lazy"  width="16" height="16" alt="[Image: 1f1f9_1f1f7.png]" class="mycode_img" /></span></span><span style="color: #1d2129;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #365899;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/10kas%C4%B1m?source=feed_text&amp;story_id=10156448083814749" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #4267b2;" class="mycode_color">#</span>10Kasım</a> </span></span></span><span style="color: #365899;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafakemalatat%C3%BCrk?source=feed_text&amp;story_id=10156448083814749" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #4267b2;" class="mycode_color">#</span>MustafaKemalAtatürk</a></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #365899;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://scontent-otp1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/23319284_10156448083719749_3334093274008970119_n.jpg?oh=a2667d62c86d8c997d6d090b8dcb4be2&amp;oe=5AA9445B" loading="lazy"  alt="[Image: 23319284_10156448083719749_3334093274008...e=5AA9445B]" class="mycode_img" /></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #1d2129;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Büyük Önder Ebedi Başkomutanımız Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk'ü Saygı, Sevgi ve Büyük Bir Özlemle Anıyorum.</span> </span></span><span style="color: #1d2129;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://www.facebook.com/images/emoji.php/v9/fea/1/16/1f1f9_1f1f7.png" loading="lazy"  width="16" height="16" alt="[Image: 1f1f9_1f1f7.png]" class="mycode_img" /></span></span><span style="color: #1d2129;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #365899;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/10kas%C4%B1m?source=feed_text&amp;story_id=10156448083814749" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #4267b2;" class="mycode_color">#</span>10Kasım</a> </span></span></span><span style="color: #365899;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafakemalatat%C3%BCrk?source=feed_text&amp;story_id=10156448083814749" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #4267b2;" class="mycode_color">#</span>MustafaKemalAtatürk</a></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #365899;" class="mycode_color"><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><img src="https://scontent-otp1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/23319284_10156448083719749_3334093274008970119_n.jpg?oh=a2667d62c86d8c997d6d090b8dcb4be2&amp;oe=5AA9445B" loading="lazy"  alt="[Image: 23319284_10156448083719749_3334093274008...e=5AA9445B]" class="mycode_img" /></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Günümüz Siyasetçileri...]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=774</link>
			<pubDate>Thu, 12 Oct 2017 09:02:23 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=294">cezmik</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=774</guid>
			<description><![CDATA[✒✒KALEMİMDEN✒✒<br />
<br />
Düne Kadar Bir Dikili Ağacı Olmayanların Şimdi Dikili Binaları Var…<br />
<br />
Cezmi KOÇ<br />
<br />
Ben hayatta hiç siyasetten haz etmem. Siyaset benim karakterime ve ilkelerime tamamen ters. Genellemek istemiyorum ama çoğunlukla siyasetçi demek; sözünün eri dememek, siyasetçi demek; dürüst dememek, siyasetçi demek; hakkı hukuka riayet etmemek demek, siyasetçi demek; koltuk sevdalısı demek, siyasetçi demek; hırs demek, siyasetçi demek; tul-i emel demek, siyasetçi demek; adam kayırmak demek, siyasetçi demek; devletin tüm "Lüften argo kelimeler kullanmayınız"ânlarından fütursuzca faydalanmak demek, siyasetçi demek; dün dündür, bugün bugündür demek, siyasetçi demek; rantın sevdalısı demek…<br />
Aslında bu cümleyi uzatabiliriz. Ama ben burada ana başlıklarla ifade ettim. <br />
Yaşım 46 oldu, belli bir hayat tecrübem var. Ben kim siyasete atıldıysa ikbalinin de o kadar genişlediğini gördüm. Daha düne kadar meteliğe kurşun atanlar, şimdi kazandıkları paraların ve hırsların altında eziliyorlar. <br />
Daha düne kadar dervişim diye geçinenler şimdi ne kadar da dünyalık olduğumu bu gözler gördü. <br />
Daha düne kadar bir yerlere ben siyasete bulaşmayacağım diyenler, şimdi siyasetin göbeğinde yer alıyorlar. <br />
Önemli olan bunu bir yerlere değil beyne ve gönle yazmak gerektir. <br />
Günümüz Türkiye’sine bakıyorum da muhafazakâr kesimdeki siyasetçiler bile siyasetin özünden uzaklaşmışlar ve artık dava adamı değil para, pulun adamı olmuşlar. <br />
Biraz geriye gidelim, doksanlı yıllara. O zaman tüm dindar olarak bilinen insanlar davasının adamıydılar. Bir oy fazla almak adına geceleri uykusuz geçirmişlerdi. Partisinin pankartlarını asmak için ne çileler çekmişlerdi. <br />
Ama günümüz siyasetçileri ile doksanların siyasetçileri arasında tam yüzseksen derece fark var. <br />
Çok acınacak duruma geldik. Eskiden derviş siyasetçiler vardı, şimdi ise sadece kimliği Müslüman olan siyasetçiler var. <br />
Ayrıcı bu siyasetçilerin yanı sıra siyasetçilerin sırtından geçinenler de var. Nerede bir ihale varsa yalakalık müessesine harekete geçirerek pastadaki payın en büyüğünü almaya çalışıyorlar. <br />
Alın teriyle kazanılmamış bir zenginler güruhu çıktı ortaya. Evet, bu zenginler ne zenginleri; inşaat zenginleri. Hiç fabrika yapan, üretim yapan, tarlada mahsul üreten zenginler var mı? Yok. Çünkü en rahat zengin olma yolu al arsayı, dik binayı, süsle püsle, biraz pohpohla ve rantın dibine vur. Ne ala memleket. <br />
Düne kadar bir dikili ağacı olmayanların şimdi koca koca dikili apartmanları var. <br />
Niçin böyle oldu?<br />
Çünkü şu an iktidarda olan partide dava adamlarının sayısının tamamen az olmasından kaynaklanıyor. Doluşmuşlar partiye ve sağmal inek gibi sağmaya çalışıyorlar. Kimi? Devleti, vatandaşı. <br />
Cumhur Reis metal yorgunluktan bahis ediyor. Bence metal yorgunluktan önce şunu araştırsın; siyasete ilk kez girenlerin, yıllar sonra bir baksın ne kadar mal, mülk sahibi olmuş. Bunları araştırsın ve siyasetten soyutlasın. Eğer bunları araştırmazsa Sayın Reis, gün gelir partisi ANAP gibi siyasi çöplüğe doğru gider. Zaten Allah geçinden versin o bu dünyadan gitse, partinin artık esamesi okunmaz. <br />
Onun için Sayın Cumhur Reis aşağıdaki menkıbeyi okumalı ve okutmalı. Okurken de gönülden okumalı. Eğer aşağıdaki hikayenin sırrına erersek işte o zaman davasının adamı olan mükemmel siyasetçilerimiz olur. <br />
İsterseniz can kulağıyla okuyalım bu hikayeyi; <br />
Hazret-i Ömer (r.a.), Musul’a bir vali tayin eder. Bir süre sonra; Musul’daki bütün fakirlerin listesini bana gönder! diye haber gönderir.<br />
Vali de, en başa kendi ismini yazıp listeyi gönderir. Hazret-i Ömer (r.a.) şaşırır. İki kişi görevlendirip; Valimin yaşayışını öğrenin! der.<br />
<br />
Onlar gelip; Musul’u gezdik. Validen daha fakir kimseyi bulamadık. Ekmeği suya batırıp katıksız yiyor. derler. Hazret-i Ömer (r.a.), bütün fakir fukarayı doyurur, 1000 altın da valiye gönderir. Vali, altınları hanımının önüne döküp der ki:<br />
<br />
– Hazret-i Ömer (r.a.) bunları gönderdi, ne yapacaksan yap!<br />
– Şu on taneye, hemen pazardan şunları şunları al, gel!<br />
– Kalan ne olacak?<br />
– Lâzım oldukça kullanırız.<br />
– İzin ver, bir iş ortağı bulayım, parayı işletsin. Hem altınlar kalır, hem kâr getirir.<br />
<br />
Hanımı kabul eder. 10 altınla hanımın istediklerini alıp, kalanları, fakir fukaraya dağıtır. Eve gelince hanımı sorar:<br />
<br />
– Ne yaptın?<br />
– Altınları ortağa verdim.<br />
– Çok iyi. Kâr ne zaman?<br />
– Ayın başında.<br />
<br />
Ayın başında, hanım sorar:<br />
<br />
-Kâr nerede?<br />
-Daha ölmedik, ölseydik Cenâb-ı Hak verecekti. Ben altınları fakirlere dağıttım; çünkü Rabbimden daha iyi ortak bulamadım. Hepsi beni kandırıyordu; ama Rabbim kandırmaz. Bire 700 verir, 7 000 verir; ama tam verir.<br />
<br />
Epey kavga gürültüden sonra kadın; Bugüne kadar çektiğimiz yetmiyormuş gibi, bir de altınları fakirlere vermişsin. Biraz yüzümüz gülecekti, yine fakir kaldık. diye kocasını evinden kovar. Vali, yatmak için bir arkadaşının evine gider. Birkaç gün geçtikten sonra, hanımlar valinin hanımına gelip; Sen yanlış yaptın. Adamcağız kendi evinden de oldu. derler. Kadını yumuşatırlar. Sonunda barışırlar. Vali eve gelir. Hanımı der ki:<br />
<br />
– Halife bir daha gönderirse ne yaparsın?<br />
– Aynısını yaparım. Eğer benim gördüklerimi görseydin, benden önce dağıtırdın.<br />
– Ne görüyorsun?<br />
– Sevindirdiğim her bir fakir için, Allah teâlâ gökten bir nur indiriyor, o nur güneşi karartıyor. O nurları gördükten sonra, mümkün olsa, daha fazlasını veririm.<br />
<br />
Sağlıcakla kalın…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[✒✒KALEMİMDEN✒✒<br />
<br />
Düne Kadar Bir Dikili Ağacı Olmayanların Şimdi Dikili Binaları Var…<br />
<br />
Cezmi KOÇ<br />
<br />
Ben hayatta hiç siyasetten haz etmem. Siyaset benim karakterime ve ilkelerime tamamen ters. Genellemek istemiyorum ama çoğunlukla siyasetçi demek; sözünün eri dememek, siyasetçi demek; dürüst dememek, siyasetçi demek; hakkı hukuka riayet etmemek demek, siyasetçi demek; koltuk sevdalısı demek, siyasetçi demek; hırs demek, siyasetçi demek; tul-i emel demek, siyasetçi demek; adam kayırmak demek, siyasetçi demek; devletin tüm "Lüften argo kelimeler kullanmayınız"ânlarından fütursuzca faydalanmak demek, siyasetçi demek; dün dündür, bugün bugündür demek, siyasetçi demek; rantın sevdalısı demek…<br />
Aslında bu cümleyi uzatabiliriz. Ama ben burada ana başlıklarla ifade ettim. <br />
Yaşım 46 oldu, belli bir hayat tecrübem var. Ben kim siyasete atıldıysa ikbalinin de o kadar genişlediğini gördüm. Daha düne kadar meteliğe kurşun atanlar, şimdi kazandıkları paraların ve hırsların altında eziliyorlar. <br />
Daha düne kadar dervişim diye geçinenler şimdi ne kadar da dünyalık olduğumu bu gözler gördü. <br />
Daha düne kadar bir yerlere ben siyasete bulaşmayacağım diyenler, şimdi siyasetin göbeğinde yer alıyorlar. <br />
Önemli olan bunu bir yerlere değil beyne ve gönle yazmak gerektir. <br />
Günümüz Türkiye’sine bakıyorum da muhafazakâr kesimdeki siyasetçiler bile siyasetin özünden uzaklaşmışlar ve artık dava adamı değil para, pulun adamı olmuşlar. <br />
Biraz geriye gidelim, doksanlı yıllara. O zaman tüm dindar olarak bilinen insanlar davasının adamıydılar. Bir oy fazla almak adına geceleri uykusuz geçirmişlerdi. Partisinin pankartlarını asmak için ne çileler çekmişlerdi. <br />
Ama günümüz siyasetçileri ile doksanların siyasetçileri arasında tam yüzseksen derece fark var. <br />
Çok acınacak duruma geldik. Eskiden derviş siyasetçiler vardı, şimdi ise sadece kimliği Müslüman olan siyasetçiler var. <br />
Ayrıcı bu siyasetçilerin yanı sıra siyasetçilerin sırtından geçinenler de var. Nerede bir ihale varsa yalakalık müessesine harekete geçirerek pastadaki payın en büyüğünü almaya çalışıyorlar. <br />
Alın teriyle kazanılmamış bir zenginler güruhu çıktı ortaya. Evet, bu zenginler ne zenginleri; inşaat zenginleri. Hiç fabrika yapan, üretim yapan, tarlada mahsul üreten zenginler var mı? Yok. Çünkü en rahat zengin olma yolu al arsayı, dik binayı, süsle püsle, biraz pohpohla ve rantın dibine vur. Ne ala memleket. <br />
Düne kadar bir dikili ağacı olmayanların şimdi koca koca dikili apartmanları var. <br />
Niçin böyle oldu?<br />
Çünkü şu an iktidarda olan partide dava adamlarının sayısının tamamen az olmasından kaynaklanıyor. Doluşmuşlar partiye ve sağmal inek gibi sağmaya çalışıyorlar. Kimi? Devleti, vatandaşı. <br />
Cumhur Reis metal yorgunluktan bahis ediyor. Bence metal yorgunluktan önce şunu araştırsın; siyasete ilk kez girenlerin, yıllar sonra bir baksın ne kadar mal, mülk sahibi olmuş. Bunları araştırsın ve siyasetten soyutlasın. Eğer bunları araştırmazsa Sayın Reis, gün gelir partisi ANAP gibi siyasi çöplüğe doğru gider. Zaten Allah geçinden versin o bu dünyadan gitse, partinin artık esamesi okunmaz. <br />
Onun için Sayın Cumhur Reis aşağıdaki menkıbeyi okumalı ve okutmalı. Okurken de gönülden okumalı. Eğer aşağıdaki hikayenin sırrına erersek işte o zaman davasının adamı olan mükemmel siyasetçilerimiz olur. <br />
İsterseniz can kulağıyla okuyalım bu hikayeyi; <br />
Hazret-i Ömer (r.a.), Musul’a bir vali tayin eder. Bir süre sonra; Musul’daki bütün fakirlerin listesini bana gönder! diye haber gönderir.<br />
Vali de, en başa kendi ismini yazıp listeyi gönderir. Hazret-i Ömer (r.a.) şaşırır. İki kişi görevlendirip; Valimin yaşayışını öğrenin! der.<br />
<br />
Onlar gelip; Musul’u gezdik. Validen daha fakir kimseyi bulamadık. Ekmeği suya batırıp katıksız yiyor. derler. Hazret-i Ömer (r.a.), bütün fakir fukarayı doyurur, 1000 altın da valiye gönderir. Vali, altınları hanımının önüne döküp der ki:<br />
<br />
– Hazret-i Ömer (r.a.) bunları gönderdi, ne yapacaksan yap!<br />
– Şu on taneye, hemen pazardan şunları şunları al, gel!<br />
– Kalan ne olacak?<br />
– Lâzım oldukça kullanırız.<br />
– İzin ver, bir iş ortağı bulayım, parayı işletsin. Hem altınlar kalır, hem kâr getirir.<br />
<br />
Hanımı kabul eder. 10 altınla hanımın istediklerini alıp, kalanları, fakir fukaraya dağıtır. Eve gelince hanımı sorar:<br />
<br />
– Ne yaptın?<br />
– Altınları ortağa verdim.<br />
– Çok iyi. Kâr ne zaman?<br />
– Ayın başında.<br />
<br />
Ayın başında, hanım sorar:<br />
<br />
-Kâr nerede?<br />
-Daha ölmedik, ölseydik Cenâb-ı Hak verecekti. Ben altınları fakirlere dağıttım; çünkü Rabbimden daha iyi ortak bulamadım. Hepsi beni kandırıyordu; ama Rabbim kandırmaz. Bire 700 verir, 7 000 verir; ama tam verir.<br />
<br />
Epey kavga gürültüden sonra kadın; Bugüne kadar çektiğimiz yetmiyormuş gibi, bir de altınları fakirlere vermişsin. Biraz yüzümüz gülecekti, yine fakir kaldık. diye kocasını evinden kovar. Vali, yatmak için bir arkadaşının evine gider. Birkaç gün geçtikten sonra, hanımlar valinin hanımına gelip; Sen yanlış yaptın. Adamcağız kendi evinden de oldu. derler. Kadını yumuşatırlar. Sonunda barışırlar. Vali eve gelir. Hanımı der ki:<br />
<br />
– Halife bir daha gönderirse ne yaparsın?<br />
– Aynısını yaparım. Eğer benim gördüklerimi görseydin, benden önce dağıtırdın.<br />
– Ne görüyorsun?<br />
– Sevindirdiğim her bir fakir için, Allah teâlâ gökten bir nur indiriyor, o nur güneşi karartıyor. O nurları gördükten sonra, mümkün olsa, daha fazlasını veririm.<br />
<br />
Sağlıcakla kalın…]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kurban Bayramınız Mübarek Olsun]]></title>
			<link>http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=762</link>
			<pubDate>Thu, 31 Aug 2017 21:02:59 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://www.giresunspor.net/forum/member.php?action=profile&uid=294">cezmik</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.giresunspor.net/forum/showthread.php?tid=762</guid>
			<description><![CDATA[??KALEMİMDEN??<br />
<br />
Ben Eski Bayramları İstiyorum…<br />
<br />
Cezmi KOÇ<br />
<br />
Arife günü yatağıma girmeden önce bayramlıklarımı başımın ucuna koyup zoraki uykuya dalardım. Bir an önce sabah olsa da babamla ve abimlerle erkenden kalkıp camiye gitsem diye düşünürken uykuya dalmak zor oluyordu.<br />
<br />
Sabahın erken vaktinde anacığım önceden kalkar, herkesi kaldırır ve giyinmesine yardımcı olurdu. Sonra hep beraber caminin yolunu tutardık. Camimiz küçüktü, tıkış tıkış olurduk. Mahallenin tüm erkekleri o zaman bir arada olurlardı.<br />
<br />
Huşu ile sabah ve bayram namazları kılındıktan sonra herkes camiden çıkar, tanış olan olmayan birbirleriyle bayramlaşırlardı. Biz çocuklar o zaman başlardık para toplamaya. Şimdiki çocuklar gibi para istemeye çekinirdik ama büyükler bizleri parasız bırakmamaya çalışırlardı.<br />
<br />
Daha sonra ben, abimler ve babamlarla evimize giderdik ve annemizin hazırladığı kahvaltı sofrasında Allah ne verdiyse bir iştahla yerdik. O zamanlar günler uzun olduğu için oruç tutmak biraz meşakkatliydi. O Ramazan'ın ardında sabah kahvaltısını büyük bir iştahla yapmak normaldi.<br />
<br />
Kahvaltıdan sonra evde herkes dağılırdı. Kimimiz oyun oynamaya giderdi, kimimiz de tanıdıklarla bayramlaşmaya. Bayramlar işte böyle geçerdi önceden.<br />
<br />
Şehir dışına çıkmanın veya evden kaçmanın telaşı olmazdı, kim gelecek bizimle bayramlaşacak ya da biz kimlerin bayramını kutlamaya gidecek telaşı olurdu. O zamanlar şekerlerin tadı daha bir başka olurdu. Avuç avuç şekerlerimiz olmasa bile birer tane ağzımıza attığımız şekerler bize yeter de artardı bile.<br />
<br />
Herkesin gülüşlerinde hiçbir sahtelik yoktu. Hep samimiyet vardı. Dostluğun gülüşü saçılırdı. Komşular birbirine bayramlaşma yarışındayken günümüzde ise ancak komşumuzu yolda gördüğümüzde bayramlaşıyoruz.<br />
<br />
Artık baklavaları bile evlerde açmaz olduk. Kimselere kapıyı da açmaz olduk. Komşulukların dostluğu yerine televizyonların, internetin dostluğuna sığınır olduk.<br />
<br />
Her şeyimiz sahteleşmeye başladı. Bakışlarımız olsun, gülüşlerimiz olsun, konuşmalarımız olsun. Karşı tarafa verdiğimiz samimi bir şeyimiz kalmadı. Ancak karşı tarafa  pastanelerden hazır alınmış birkaç lokma baklava verebiliyoruz. Onu da kapıyı açabilirsek…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[??KALEMİMDEN??<br />
<br />
Ben Eski Bayramları İstiyorum…<br />
<br />
Cezmi KOÇ<br />
<br />
Arife günü yatağıma girmeden önce bayramlıklarımı başımın ucuna koyup zoraki uykuya dalardım. Bir an önce sabah olsa da babamla ve abimlerle erkenden kalkıp camiye gitsem diye düşünürken uykuya dalmak zor oluyordu.<br />
<br />
Sabahın erken vaktinde anacığım önceden kalkar, herkesi kaldırır ve giyinmesine yardımcı olurdu. Sonra hep beraber caminin yolunu tutardık. Camimiz küçüktü, tıkış tıkış olurduk. Mahallenin tüm erkekleri o zaman bir arada olurlardı.<br />
<br />
Huşu ile sabah ve bayram namazları kılındıktan sonra herkes camiden çıkar, tanış olan olmayan birbirleriyle bayramlaşırlardı. Biz çocuklar o zaman başlardık para toplamaya. Şimdiki çocuklar gibi para istemeye çekinirdik ama büyükler bizleri parasız bırakmamaya çalışırlardı.<br />
<br />
Daha sonra ben, abimler ve babamlarla evimize giderdik ve annemizin hazırladığı kahvaltı sofrasında Allah ne verdiyse bir iştahla yerdik. O zamanlar günler uzun olduğu için oruç tutmak biraz meşakkatliydi. O Ramazan'ın ardında sabah kahvaltısını büyük bir iştahla yapmak normaldi.<br />
<br />
Kahvaltıdan sonra evde herkes dağılırdı. Kimimiz oyun oynamaya giderdi, kimimiz de tanıdıklarla bayramlaşmaya. Bayramlar işte böyle geçerdi önceden.<br />
<br />
Şehir dışına çıkmanın veya evden kaçmanın telaşı olmazdı, kim gelecek bizimle bayramlaşacak ya da biz kimlerin bayramını kutlamaya gidecek telaşı olurdu. O zamanlar şekerlerin tadı daha bir başka olurdu. Avuç avuç şekerlerimiz olmasa bile birer tane ağzımıza attığımız şekerler bize yeter de artardı bile.<br />
<br />
Herkesin gülüşlerinde hiçbir sahtelik yoktu. Hep samimiyet vardı. Dostluğun gülüşü saçılırdı. Komşular birbirine bayramlaşma yarışındayken günümüzde ise ancak komşumuzu yolda gördüğümüzde bayramlaşıyoruz.<br />
<br />
Artık baklavaları bile evlerde açmaz olduk. Kimselere kapıyı da açmaz olduk. Komşulukların dostluğu yerine televizyonların, internetin dostluğuna sığınır olduk.<br />
<br />
Her şeyimiz sahteleşmeye başladı. Bakışlarımız olsun, gülüşlerimiz olsun, konuşmalarımız olsun. Karşı tarafa verdiğimiz samimi bir şeyimiz kalmadı. Ancak karşı tarafa  pastanelerden hazır alınmış birkaç lokma baklava verebiliyoruz. Onu da kapıyı açabilirsek…]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>